‘Zor oyunu bozar´
Tarih: 8.10.2016 10:29:37 / 336okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

 

Bugünlerde önce S&P´in, ardından Moody´s´in ekonomimizle ilgili yaptığı can sıkıcı değerlendirmeler tartışılıyor. Tabii ki, konunun teknik ve ekonomik yönlerine dair laf etmek benim haddim değil. Onu uzmanları bilir. Ancak –herkesin izlediği gibi- bu mesele büyük ölçüde ahlâkî boyutuyla tartışıldığı için ben de o konuda gördüklerimi ve düşündüklerimi sizlerle paylaşmak istedim.

***

İzlediğim kadarıyla iktidar partisi mensupları ve onlarla aynı çizgide duranların çoğu, bu kuruluşların verdiği kararların arkasında kötü niyetlerin, Türkiye husumetinin, ülkemiz üzerine yapılan olumsuz hesapların bulunduğunu, hatta bunun bir “üst akıl” tarafından yönetildiğini söylüyor, yazıyorlar. Kimileri ise bu iddiaları tamamen haksız buluyor; “Ortada kötü niyet falan yok. Ekonomimiz not düşürmeyi gerektirecek bir seyir izlediği için hak ettiğini aldı” diyorlar. Bazıları da “Evet, ortada kötü niyetler olabilir, oluyor da. Ama biz onu kafaya takacağımıza, işimizi daha iyi yapmanın, ekonomik performansımızı geliştirmenin çarelerine bakalım” diyorlar. Ekonomiden anladığımdan değil ama genel olarak insanlık tecrübesine baktığımda bu son görüş daha inandırıcı geliyor bana.

Konuya şuradan bakmamızın faydalı olacağını sanıyorum: Başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğünden daha önemlisi, bizim kendimiz için ne yaptığımız, neleri başardığımızdır. Ahlâktaki tabiriyle kendi ödevlerimizi yapıp yapmadığımızdır. Daha da önemlisi, iş ahlâkıyla, görev ve sorumluluk bilinciyle, üretme kültürü ve becerileriyle donanmış insanlar yetiştirip yetiştirmediğimizdir. Yüce Allah Kur´an´da “Sonra sizi yeryüzünde yöneticiler yaptık ki, görelim nasıl iş yapacaksınız” buyuruyor.

I. ve II. Dünya Savaşı sonralarında Almanya´nın ekonomik gücü ve imajı, kötünün de ötesinde, sıfır noktasındaydı. Biz onlarla birlikte birinci savaşa girdik ve onlarla birlikte kaybettik.

Onlar sadece 20 yılda toparlanıp ikinci bir dünya savaşı çıkaracak kadar güçlendiler. 1939´da Almanlar savaşı başlattıklarında biz –halkın deyimiyle- toplu iğne bile yapamıyorduk. Sonra Alman ekonomisi yine yerle bir oldu. Ve Alman ekonomisi yine güçlendi, yine dünya ekonomisi haline geldi. Geçen yıl Türkiye 144 milyar dolarlık, bizimle aynı nüfusa sahip olan Almanya 1,5 trilyon dolarlık ihracat yapmış.

Dünya Almanları veya Amerikalıları çok mu seviyor da onların ürettiği mallara oluk oluk döviz akıtıyor? Tam tersine; bugün ABD´nin emperyalist siyasetinden nefret etmeyen birkaç toplum ya çıkar ya çıkmaz. Almanların da dünyada pek sevildiğini zannetmiyorum. Ama ikisinin de kredi notları tavanda.

***

Bir de şu var: Moody´s benzeri kuruluşlar değerlendirmelerini ekonomik göstergelere göre yapıyorlar. Ancak –anladığım kadarıyla- bu değerlendirmelerde siyasal istikrar, âdil yargılama, sermaye ve yatırım güvencesi, hayat kalitesi, insan hakları gibi konularda dünyaya verdiğiniz intibalar da ister istemez bir psikolojik arka plan oluşturuyor. Bunu da normal karşılamak lazım. Çünkü artık bu tür konularda kimse kimseye “Bu bizim iç meselemiz, karışamazsınız” diyemiyor; dese de pek dinleyen olmuyor.

Öyle sanıyorum ki mesele birilerinin bizi sevmesi ya da sevmemesi değil; mesele “üst akıl” vs. de değil. Bunlar olabilir, olmayabilir. Ama asıl mesele bizden kaynaklanıyor. Yaptığımız işler, ürettiğimiz mal ve hizmetler verimli ve kaliteli olduğu; aynı şekilde yargı kurumlarımız iyi ve âdil çalıştığı, siyasetimizin kalitesi yükseldiği, insanlarımızın hayatları, hakları ve özgürlükleri güvencede olduğu, bütün bunlar ve benzerleri dünya ölçeğinde bir kaliteye ulaştığı zaman dünya da bunu görür. Birileri bizi sevebilir ya da sevmeyebilir; ama başardıklarımız mutlaka görülür ve değerlendirilir.

Ne demişler: “Zor oyunu bozar.”

Anahtar Kelimeler: oyunu, bozar
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çizik bir elmas, çizik olmayan bir çakıl taşından daha iyidir.

KONFİÇYÜS
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
BEYAZ
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Varlığımıza musallat olanlar
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
CEMRE KİTABEVİMİZ VE KİTAP KULÜBÜMÜZ
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
AÇIK KONUŞUN, SEÇİK DÜŞSÜN
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Bir Robinho Vardı Keyif Veren
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
SİVAS İLİ VE İLÇELERİNDEKİ TÜRK DEVRİ HAMAMLARI
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
AZERBAYCAN TÜRKÜ, AZERBAYCAN TÜRKÇESİ 2
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru – Bir Çöküş!
Ergün Diler
Ergün Diler
Anlayacaklar!
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
´Yıldız´ parladı
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
YATAY SOYAĞACI
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Soyumuzu Bulduk mu?
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Nasıl bir çağda yaşıyoruz?
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
KAR YAĞMIYOR YAĞMIYOR
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MEB YÖNETİCİ ATAMA YÖNETMELİĞİ TASLAĞI 2018(2)
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Şîrâz…
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
ŞEHİRDE İMECE
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Kürtler, PKK ve Afrin
Salih Tuna
Salih Tuna
Mustafa Kemal´in şu yoldaşına bak sen
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
YETENEK HARİTASI
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
Türkülerimizi Unutulmaktan Kurtaran Kahraman Muzaffer Sarısözen (1899- 1963)
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
İbrahim KAYA
İbrahim KAYA
Kutlu Yolun Yolcusu: Mehmed Âkif
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Bir zata mektup
Tarık Sezai Karatepe
Tarık Sezai Karatepe
Roboski: Acının Tarifi Yok!
AKİF EMRE
AKİF EMRE
İran toplumunun gelecek tahayyülatı
İlhan Yüksel
İlhan Yüksel
SİZ HANGİSİNİ İSTİYORSUNUZ.?
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Her gün KARA!..