Zoka
Tarih: 12.9.2019 00:00:01
Mustafa Kutlu

Prof. Dr. İsmail Kara şöyle diyor: “Ülkemizin hiçbir meselesi yoktur ki İslâm ile münasebeti kurulmadan anlaşılabilsin ve çözülebilsin”.

Bu madalyonun bir yüzüdür.

Öteki yüzünde yazılı olan şudur: “Ülkemizin hiçbir meselesi yoktur ki kapitalizm ile olan ilişkisi kurulmadan anlaşılabilsin ve çözülebilsin”. (Bu yazıları Batı´yı kötülemek, kapitalizm eleştirisi yapmak için yazmıyorum. Bu işi Batı´da ve bizde çok iyi yapanlar var. Ben nerede durduğumuzu tespite çalışıyor, kafesten nasıl çıkarız acaba diyorum.)

Şurası çok açık: Bu madalyondan bir yol haritası çıkarıp derde derman arayanların “zülcenaheyn” olması gerek. Yani hem Batı´yı hem İslâm´ı çok iyi bilecek. “Âmentüye inananlar” inandıkları gibi yaşamak istiyorlarsa bu yolda gayret sarfetmelidir. İnanmayanların canı sağolsun.

Ülkemizde imal-i fikr etmek için idarî-malî-hukukî bir özgürlük atmosferi vardır. Yukarıdaki yol haritası uyarınca ilmen-fikren çalışıyor, yazıyor, konuşuyorsanız kimse sizi tutuklamaz.

Devlet bilakis çalışacaklar için geniş imkânlar hazırlamıştır. Yüzlerce dernek, enstitü, vakıf kurulmuştur; her ilimizde üniversite vardır. Binlerce öğretim elemanı bulunuyor, bunlardan isteyenler yurtdışına ihtisasa gidiyor.

Peki bu imkânlara rağmen ülkemizde dişe dokunur bir fikrî inkışaf olduğundan, tek tek dahi olsa fikir adamlarının insanımızı, İslâm âlemini, tüm dünyayı etkileyecek eserlerinden bahsedebilir miyiz?

Enseyi karartmak, karamsar bir tablo çizmek niyetinde değilim. Bilakis bir rüzgâr essin, bir heyecan uyansın isterim. Bu yolda tuğla üstüne tuğla koyanlara müteşekkirim.

Pek çok mahfilde şu idealin dile getirildiğine şahidiz: “İslâm medeniyetinin yeniden inşa ve ihyası”.

Bu konuda sürekli geçmiş başarılar tekrarlanır. İbn Rüşd´den, Farabî´den, Gazalî´den, Endülüs´ten, Osmanlı´dan bahsedilir.

Elbette ki bütün bunların bilinmesi, geçmişten ilham alınması, güç devşirilmesi lâzımdır ama; şunu gözden uzak tutmayalım.

Eski medeniyetlerin hepsi dine dayanır. Paganların panteonları, Budistlerin pagodaları, Hıristiyanların çan kuleleri, Müslümanların kubbe ve minareleri vardır. Bunlar önde gelen sembollerdir.

Çağdaş Küresel Medeniyet dinsizdir. Onun sembolleri fabrika bacaları ile gökdelenlerdir.

Çağdaş Küresel Medeniyeti oluşturan zihniyet dini dışlayarak vücut bulmuştur, modernizm dine inanmaz.

Bu medeniyetin filozofları, bilim adamları, üniversiteleri, laboratuvarları, sanatçıları vardır. Ama ipi elinde tutan sermayedir. Onun Yahudi, Neocon veya dini çağrıştıran bir sıfat taşıması kendi çıkarınadır.

Sermaye sadece köle devşirdiği ülkeleri değil kendi halkını da acımasızca sömürür. (XIX. asırda İngiliz kömür madenlerinde çalıştırılan on üç yaş altı çocukları unutmayın)

Sermaye Hududullah´ı aşan teknolojiyi, sanayi ve endüstriyi oluşturdu. (Teknik ile teknolojiyi karıştırmayın. Benzer görünür ama tamamen farklıdır.)

Ortaya çıkan ideolojinin adı kapitalizmdir. Kapitalizm zihniyeti ile beraber 500 yılda oluştu. Günümüzde bütün dünyaya hakim olan “Küresel” sıfatı ile anılıyor. Tüm dünyanın ensesine yapışmış kan emerek büyüyen bir illettir.

“Büyüme” onun temel tabiatıdır. Masallardaki gibi insan yiyerek semiren ejderhalara benzer. Onun gülen yüzü liberal ekonomi ile liberal demokrasidir. Vadettiği cennet bu dünyada kurulacaktır. Yani: İlerleme, zenginleşme, refah, konfor. Bu vaade kanmayacak nefis ancak Müslümanda bulunabilir. Çünkü Müslümanın cenneti öbür dünyadadır. Onun hedefi mutluluk ve huzur değil, Allah rızasıdır.

Tüm dünyada geçerli, hakim olan kapitalizmin kanunlarıdır. Hukukta, iktisatta, siyasette, ahlâkta (etik diyorlar, etik menfaat ahlâkıdır), sanatta vb.

Kapitalizm zaman zaman krize girer ama daima onu aşar. Bilgi toplumu, dijital devrim “Teknokapitalist” dönemin günümüzdeki çarpıcı tanımıdır.

Bu kan emici keneyi iyi tanımalıyız. Müslüman, bir elim yar koynunda öbürü cennette olsun diyemez. Müslüman kapitalist olamaz. Bu sebeple günümüz ülke ve dünya şartlarında “Ne yapmalı” sorusuna cevap aramalıyız.

Açıkçası şudur: Evet, geçmişte iyi şeyler yaptık. Ama bugün kendimize, İslâm âlemine ve tüm dünyaya Müslümanlar olarak ne söylüyoruz?

Ben bir hikâyeci olarak Mustafa Özel, İsmet Özel, İsmail Kara ve Süleyman Seyfi Öğün´den; daha mühimi Nurettin Topçu ile Prof. Dr. Teoman Duralı´dan yerli ve yabancı başka kaynaklardan, nur içinde yatsın Elmalılı Hamdi Yazır´dan faydalanarak “Kalbin Sesi” adlı bir kitap yayımladım. Bir yaprak kıpırdadı mı bilemiyorum. Olsun. Ben yine bu yolda havanda su dövmeye devam edeceğim.

“İslâm terakkiye mani midir?” diyerek neredeyse bir buçuk asırdır “İslâm”ı tartışıyoruz.

Yeter artık.

Müslümanlar asıl düşmanı bırakıp birbirleri ile didişmesin.

Âmentüye inananlar için “Ehl-i sünnet”in fazlası var, eksiği yok. Bize yeter.

Artık “Terakki”yi tartışalım. Tartışalım ki yuttuğumuz “Zoka”dan kurtulalım.

Tartışma, düşünme, imal-i fikr sürecinde Tarım toplumu-Sanayi toplumu ayrımı yapılmalıdır. Bu ayrımı yapmaksızın ne aileyi, ne devleti, ne üretimi, ne tüketimi, ne camiyi, ne mektebi, ne maziyi, ne istikbali tam değerlendiremeyiz.

Her iki toplumda da insan aynı insandır deyip işin içinden çıkamayız.

İslâmın parlak dönemlerinde yapılan işler, yetişen düşünürler tarım toplumunun mahsulüdür. Sanayi devrimi sonrası oluşan Çağdaş Küresel Medeniyet sürecinde, kapitalizmin hâkimiyeti karşısında ulemanın sükut ettiğini görüyoruz.

Medine-i Fazıla müellifi günümüzün metropollerini görseydi ne diyecekti?

Anahtar Kelimeler: Zoka
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Teknik ile teknoloji (11 Ekim 2019 - Cuma)
Teknokapitalizm (03 Ekim 2019 - Perşembe)
Büyümenin büyüsü (27 Eylül 2019 - Cuma)
Yorumsuz (31 Ağustos 2019 - Cumartesi)
Türkiye´nin lezzet haritası (23 Ağustos 2019 - Cuma)
Karpuz-kavun (14 Ağustos 2019 - Çarşamba)
MEYVELER 2 (08 Ağustos 2019 - Perşembe)
Meyveler (06 Ağustos 2019 - Salı)
Cenneti arayan adam (01 Ağustos 2019 - Perşembe)
Ne yiyelim, nasıl yiyelim? (25 Temmuz 2019 - Perşembe)
Şerbet (18 Temmuz 2019 - Perşembe)
İnce saz (11 Temmuz 2019 - Perşembe)
İstanbul´da kaybolmak (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
Selimiye´nin kanatları (27 Haziran 2019 - Perşembe)
Bir şehri sevmek (21 Haziran 2019 - Cuma)
Devleti kuran irade (13 Haziran 2019 - Perşembe)
“Biz” kimiz? (07 Haziran 2019 - Cuma)
Geçmiş ve gelecek (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
Bir şehir kurmak (17 Mayıs 2019 - Cuma)
Şehir ve medeniyet (10 Mayıs 2019 - Cuma)
Üç kahraman (02 Mayıs 2019 - Perşembe)
Peki bu iş nasıl olacak? (25 Nisan 2019 - Perşembe)
Hicret (18 Nisan 2019 - Perşembe)
Sanat nedir? (11 Nisan 2019 - Perşembe)
Talim-terbiye (04 Nisan 2019 - Perşembe)
Kanaat ekonomisi (2) (28 Mart 2019 - Perşembe)
Kanaat ekonomisi (1) (22 Mart 2019 - Cuma)
Haydut Baronlar (07 Mart 2019 - Perşembe)
Su türküsü (21 Şubat 2019 - Perşembe)
Ne devlet başa ne kuzgun leşe (14 Şubat 2019 - Perşembe)
Ahlâkın adaleti (07 Şubat 2019 - Perşembe)
İman ile İngilizce (31 Ocak 2019 - Perşembe)
Cemaatta rahmet ayrılıkta azap (24 Ocak 2019 - Perşembe)
Kalp-hürmet-hizmet-merhamet (18 Ocak 2019 - Cuma)
Seçkinlerin zuhuru (10 Ocak 2019 - Perşembe)
Ahlâk nizamı (03 Ocak 2019 - Perşembe)
Otorite (27 Aralık 2018 - Perşembe)
Yol odur ki hakka vara (20 Aralık 2018 - Perşembe)
Bilenlerle bilmeyenler (13 Aralık 2018 - Perşembe)
Ne yapmalı? (06 Aralık 2018 - Perşembe)
Âlet işler el övünür (15 Kasım 2018 - Perşembe)
Hududullah-II (08 Kasım 2018 - Perşembe)
YALNIZLIK (01 Kasım 2018 - Perşembe)
Hududullah-I (26 Ekim 2018 - Cuma)
Yakışıklı ceset (18 Ekim 2018 - Perşembe)
MADALYA (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Mânalı hayat (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Kalbin akletmesi (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Hayat zor (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
‘Söz´ün gücü (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Çorbada tuzum olsun (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7690
EURO
6.4202
booked.net
Gazabını yutucu, sır saklayıcı, ayıp örtücü ol?

Hacı Bektaşı Veli
Musluktan saniyede damlayan 1 damla su, yılda 9000 litre suyun ziyan olması demektir. Bu bir insanın yaklaşık 17 yıllık su ihtiyacına eşittir.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59