Zaralı Halil
Tarih: 13.12.2017 11:38:43 / 471okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

1906. Anadolu´da yoksunluk ve yoksulluğun kol gezdiği yıllardan biri. Zara´da İbrahim ile Gülsüm çiftinin bir çocukları doğar. Adını  "Halil" koyarlar. 

Daha önceki erkek çocukları yaşamadığı için Gülsüm kadın zayıf hastalıklı Halil´in üzerine titrer. "İnşallah bu incik ölmez" diye dua üzerine dualar eder.  Öldürmeyen Allah Halil´i öldürmez ama, Gülsüm kadın inciğinin büyüdüğünü göremeden bu dünyadan göçer gider.  

Halil´in babası İbrahim de kırmaya çalıştığı taş yığınlarının altında kalarak sakatlanır. Bir süre sonra ölür. Yiğit lakabıyla anılır. Annesiz, babasız kalan bu zayıf çelimsiz çocuğun adı "İnce Halil"dir.  Kimsesiz olduğu için "Sivas Yetiştirme Yurdu´na verilir.  

Halil yetiştirme yurdunda bağlama çalmayı öğrenir. Sanatçı kişiliği ortaya çıkar. Yanık, duygulu sesi bu yuvanın dışına taşar. Yüreklere akar. Sivas´ta herkes ondan "İnce Halil" diye söz eder. 

O yıllarda herkes doğduğu yer ile anılır. Diyarbakırlı Celal, Malatyalı Fahri, Divrikli Nuri Üstünses gibi. İnce Halil de artık Zaralı Halil olarak anılır. 

Zaralı Halil zamanı gelince askere alındı. Asker ocağında düzenlenen her eğlenceye çıkıyordu. Ama rahatsızlandı. Daha önceki içkiye düşkünlüğü vücudunu yıpratmıştı. Hastalık raporu alarak Zara´ya döndü. Askerliğini zar zor bitirdi. Önce

Suşehri, Sivas, Erzurum yörelerinde kendini göstermeye başladı. İlgi görüyor, sesi beğeniliyordu.

Zaralı Halil´in yaşadığı, gördüğü, duyduğu olaylar üzerine türkü yakıcılığı var. Örneğin ir çoban ve celep "öküz" arasındaki çatışmayı türküleştirmiştir.  Çoban adet gereği evlenmeden iki gün önce Cuma günü süslendirilir. Saç, sakal traşı yapılır yeni kıyafetler giydirilir... Başına da terlik "fes, başlık" korlar... Bu durumuyla yaylıma götürdüğü celeplerin yanına gider. Öküzlerden biri onu tanımaz ya da değişik kıyafet görünce çobanın üzerine yürür ve onu yaralar. Bu olaydan üç gün sonra da çoban ölür. Türkü böylece oluşmuş olur:

"Bu günde günlerden cumadır cuma
Yar hamama gidip kınanı yuma 
Ben seni sevmişim kimseye deme
Zalim celep vurdu yarem var benim

Diyarbakırlı Celal Güzelses´i ziyarete gitmiş. Orada hastalanmış.Yatarken bu türküyü yakmış. Muzaffer Sarısözen derlemiş. 

"Ezim ezim eziliyor yüreğim / Çok yalvardım kabul olmaz dileğim"

Zaralı Halil´in soyadı "Çataltepe"ydi. Ancak 1950´li yıllarda soyadını "Söyler" e çevirmişti.

Halil´in türkü sevdası çok az yaşadığı ana kucağında başlamıştı. Çocukluk günlerinde annesinin düzdüğü maniler, anlattığı masallar, çığırdığı türkülerle yoğrulmuştu. Okuma yazması olmayan fakir Anadolu Kadını, halk kültürü zenginiydi. 

Onun için Halil´in türkülerinde bir yanda insanı sımsıcak saran masalların, manilerin, kilimlerin el işlemelerinin izini bulabiliyoruz. Diğer yanda hırçın ağaçsız karlı boranlı dağları görürüz. Çevresindeki insanların yoksulluğu, zor koşulları türkülerine yansıyor. Bir uzun havası şöyle başlıyor: "Aşam dedim aşamadım dağları / Param yoktur satın alam yolları "

Zaralı Halil´in türküleri bir öyküye dayanırdı. Çevresinde olan olaylar ona etkiler, zengin duygu dünyasını tetikleyerek birbirinden güzel türküler yakmasını sağlardı. Hastalıklar, ölümler, depremler, sevdalar, soğuklar, dağlar; onun türkülerinin konusuydu. Başkalarının sevinç ve acılarını paylaşmasını bilirdi.

Zaralı Halil´in plak dünyasına nasıl girdi?

Kendisini çok seven ve beğenen manifaturacı Şükrü Efendi onun elinden tutup İstanbul´a götürür. Bir plak şirketiyle anlaşır. Plak şirketi plak doldurduktan sonra vaat ettiği parayı vermez, mahkemelik olurlar. Ancak Halil´in doldurduğu plak büyük ilgi görür, Plakları yok satar. Şöhreti tüm ülkeye yayılır. Artık Halil plakçıların değil, plakçılar onun peşindedir. Eğlence dünyası onu Diyarbakırlı Celal ile Erzincanlı Şeref´le birlikte anmaya başlarlar. 

Zaralı Halil´in "Kiremit bacaları / Giydim alacaları / Sevmeyin gelinleri / Darılır kocaları" dörtlüğüyle başlayan türküsünde Karadeniz yöresinin etkisi var. "Sabah güneşi doğmuş boyalı konaklara" ve "Mendilinde kar getir" gibi türkülerinde Azeri etkilenmesi göze çarpıyor.  Zaralı Halil´in yetişmesi devrinin ünlü sanatçılarını dinleyerek ve Sivaslı sanatçılardan Hafız Halid Feryadi Hafız Hakkı Bey ve Divrikli Nuri Üstünses´le meşk etmiş, bu sanatçılardan etkilenmiştir.  Feryadi Hafız Hakkı Bey, seferberlikte doğu ve Kafkas cephesinde bulunmuş, bu bakımdan Azeri musikisiyle daha yakından ilgilenmiş, eserlerinde de bu havayı işlemiştir. Zaralı Halil´in musiki kişiliğini oluşmasında Feryadi Hafız Hakkı Bey´in büyük tesiri olmuştur. Diğer kullandığı makam ve usullerin Sivas´a ve havasına uygundur. 

Zaralı Halil, devrinin ünlü sanatkârlarından Diyarbakırlı Celal Güzelses, Malatyalı Fahri Kayahan ve Erzincanlı Şerif´le meşk etti. Onlardan etkilendi, onları etkiledi. Sivas´ta Hoyrat okunmadığı halde, Celal Güzelses´in Diyarbakır yöresine ait "Kara Gözler" hoyratını plağa okumuştu. Plağa okuduğu türküler arasında Divriğli Nuri Üstünses´e ait olanlar da vardı. Öte yandan Erzincanlı Şerif, Zaralı Halil, Neriman Altındağ Suzan Yakar gibi sanatçılar, Zaralı Halil´in türkülerini plak yapmışlardı.

Zaralı Halil´in plak kayıtlarında bağlama sesini pek duymuyoruz. Bunun nedenini şöyle açıklayabiliriz: Zamanın teknik ve ses kayıt imkânlarının yetersizliği plak kayıtlarında zayıf sesi olan bağlama yerine daha kuvvetli sese sahip halk tabiriyle ince saza yer vermiştir. Bu sazlar mızraplı ve yaylı tambur, cümbüş, kanun, klarnet, çalpara ve dümbelektir. Plaklarını 1945-1958 yılları arasında okumuş.. Plaklarına başta üstad kemani Erzurumlu Haydar Telhüner olmak üzere Kanuni Ahmet Yatman, klarnet Şükrü Tunar ve tamburi Malatyalı Fahri eşlik etmişlerdir. 

Halk Zaralı Halil´in sesini benimsemiş. Ünlü bir sanatçıymış.  Yurdun dört bir yanından davet edilirmiş. Yakınlarına vakit bile ayırmazmış. Uzun süre çocuklarından ayrı kalırmış ki bu durumu eleştirile gelmiştir. Zaralı Halil´in özelliklerinden biri de diğer türkü çığıranlar gibi naz etmemesiymiş. Hatta derler ki kuşların, koyunların kendisini dinlediğini sezdiği zaman bile türkü söylermiş. Kendisine sorulan sorulara bile türküyle cevap verirmiş. Sırtı kamburmuş Zaralı Halil´in. Sivas´ta Halil´in sesinden güzelliği ve gürlüğü sırtındaki kamburundan geliyor derlermiş...

Zaralı Halil nişanlı olduğu günlerde, nişanlı görmeye gider. Geleneklere göre, armağan götürmesi gereklidir. Ancak bir şeyler almaya maddi gücü yoktur. O duygular içinde bu türküyü söyler:

Tevekte üzüm kara / Salkımı düzüm kara / Ben yare gidemiyom /     Elim boş yüzüm kara

Zaralı Halil 1950´li yıllarda sanat dünyasının önde gelen isimlerinden Zehra Bilir, Muzaffer Akgün, Nurettin Dadaloğlu gibi dev sanatçılarla turnelere çıktı. Ünlendikçe Zaralı Halil´in içkiye düşkünlüğü de artmıştı. Evini, ailesini, çocuklarını aramaz olmuştu. Yedi yıl evine uğramamıştı. Sağlığı bozuldu. Sonunda yalnızlığa dayanamadı. Zara´ya döndü. Hastalığı ilerlemişti. 15 Ocak 1964´de Zara´da hayata gözlerini kapadı.  Geride eşi Kamer Hatun, sekiz çocuğu ve onlarca türküsünün kubbede hoş sedası kalmıştı.    

Anahtar Kelimeler: Zaralı, Halil
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ey ana toprağı, ey Anadolu (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Sümmani ve Gülperi (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
TÜRK ELLERİNDEN BİR KAÇ SES (20 Ekim 2018 - Cumartesi)
MAVİ SU AK KÖPÜKLÜ SU (16 Ekim 2018 - Salı)
Kadıncık Ana (12 Ekim 2018 - Cuma)
Süleymaniye´deki bir sandık mücevher (11 Ekim 2018 - Perşembe)
MİMAR SİNAN (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
GEVHERİ VE KERBELA (09 Ekim 2018 - Salı)
Gevheri ve 17. Yüzyil (08 Ekim 2018 - Pazartesi)
AŞURE (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
NEŞET ERTAŞ VE BÜTÜN LEYLALAR (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Bir garip aşık Neşet Ertaş (03 Ekim 2018 - Çarşamba)
Ulu ozan Hataî´nin 500. Yılı (01 Ekim 2018 - Pazartesi)
A. Vecdi Bingöl (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
Ve yola çıktılar (28 Eylül 2018 - Cuma)
Pir Sultan söylenceleri (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Kalbe dolan ilk bakış (26 Eylül 2018 - Çarşamba)
Eylül sofrasında aşk (25 Eylül 2018 - Salı)
İmece geleneği (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
Fani ömür biter (22 Eylül 2018 - Cumartesi)
Eylül´ü yaşamak (20 Eylül 2018 - Perşembe)
Nida Tüfekçi (19 Eylül 2018 - Çarşamba)
Mehmet Çakırtaş (18 Eylül 2018 - Salı)
Orhan Kemal yüz yaşında (17 Eylül 2018 - Pazartesi)
Bacıyan-ı Rum (14 Eylül 2018 - Cuma)
İzmir´e Tahassür “Özlem” (14 Eylül 2018 - Cuma)
Atatürk´ü anlayabilmek (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Cumhuriyet kolay kurulmadı (11 Eylül 2018 - Salı)
Ankara ve bir milletin şahlanışı (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Misak-ı Milli (09 Eylül 2018 - Pazar)
Sivas Kongresi (07 Eylül 2018 - Cuma)
Önce Erzurum Kongresi (07 Eylül 2018 - Cuma)
Vatanın karabağrına doğan güneş (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yerel kültür ve Sivas basını (03 Eylül 2018 - Pazartesi)
“İnsansiz adalet olmaz” (02 Eylül 2018 - Pazar)
Türk´e Türkçe´yi öldürtmek (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Gaziler Günü (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Zaferler ayı Ağustos (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
30 Ağustos´a doğru (28 Ağustos 2018 - Salı)
´Sarı zeybek dağlara yaslanır´ (27 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Celile N. Çelikel ve sensiz yıllar (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Bayram atasözü ve deyimleri (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Hacı Bektaş (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Bu ninniler, başka ninniler (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Nigar Hanım´a ilişkin bir çalışma (16 Ağustos 2018 - Perşembe)
Nigar Hanımın günlüğü (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Nigar Hanım (14 Ağustos 2018 - Salı)
Hıyarın kurusu (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Bunun adı hıyar hıyar! (12 Ağustos 2018 - Pazar)
El elden üstün (10 Ağustos 2018 - Cuma)
Cevdet Kudret Solok (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Namdar Rahmi Karatay (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Muzaffer Buyrukçu (07 Ağustos 2018 - Salı)
Deniz sarhoşları (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Hayali Küçük Ali kimdir? (05 Ağustos 2018 - Pazar)
Karagözle ilgili söylenceler (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gölge Oyunu ve Karagöz (02 Ağustos 2018 - Perşembe)
Karagöz geleneği (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Kekliğimin kafesi (31 Temmuz 2018 - Salı)
Keklik idim vurdular (30 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Keklik gibi sekmek (29 Temmuz 2018 - Pazar)
İbrahim Zeki Burdurlu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Atatürk ve sanat güzelliği (26 Temmuz 2018 - Perşembe)
Kültürümüzde türkü sempozyumu bildirileri (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Kelebek ve Veda Busesi (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Osman Gazi ile Balahun (22 Temmuz 2018 - Pazar)
Önce huzur gerek (20 Temmuz 2018 - Cuma)
Dertli´nin hicranı (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
Adıyla müsemma bir Ozan Dertli (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Sabahattin Ali ve dram (17 Temmuz 2018 - Salı)
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ayran mı şerbet mi? (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Şakşakçılar goygoycular (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Sirkenin balı bozması gibi kötü huy da amelleri bozar. Güneşin karı erittiği gibi güzel ahlak da günahları öyle eritir.

Hz.Muhammed
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ