Yüz yıl önce neler oldu?
Tarih: 24.12.2016 09:41:13 / 454okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

 

 

Sizin tercüman-ı celadetiniz olup a´daya tevcih-i hitap ederek kanlı dillerini âfaka gürleye gürleye gösteren toplarınızın ‘Döneceksiniz!´ diyen kasemleri dün şu sevahilimize çökmüş siyah bulutları aks etmiş muğber gölgeleri dağıttı. O şarapneller ebhara saçılmış birer iklil-i zafer oldu. İşte bugün o sular bir vatanperver kalbi kadar pâk ve münezzehtir. Evlatları üzerine eğilmiş müşfik valideler gibi memleketimizin toprağını kucaklayarak harp eden sizleri beden-i millet olan vatanın düşmandan tathiri ile imanın pek yüksek mertebesini kazanmış olduğunuzu ispat ettiniz. Mesut ve mübarek uyuyunuz.”

Bu cümleler, peygamberimizin torunlarından büyük bestekâr, udî ve çelist Şerif Muhyiddin Targan´ın 7 Şubat 1331 (20 Şubat 1916) tarihinde Tanin gazetesinde yayımlanan “Çanakkale Guzat ve Şühedasına” başlıklı yazısındandır. “Arıburnu´nda Kanlıtepe saha-i harbini ziyaret ettiğim esnadaki duygularım” alt başlığını taşıyan bu yazıyı ve tam yüz yıl önce yaşananlara dair yüzlerce yazı, haber ve fotoğrafı görmek istiyorsanız, İBB Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi´ndeki sergiyi gezmelisiniz. Serginin başlığı şöyle:

“Havadis 1916-Yüz Yıl Önce”.

***

İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı´na bağlı Atatürk Kitaplığı´nın seçkin uzmanları, 2012 yılından beri, 2013 hariç, her yıl süreli yayınları tarayarak “Havâdis” başlığı altında, yüz yıl önce yaşananları çarpıcı bir şekilde yansıtan sergiler düzenliyor ve bu sergileri harika kataloglarla taçlandırıyorlar. Özenle taranan gazete ve dergiler şunlar: Tasvîr-i Efkâr, Tanin, İkdam, Sebilürreşad, Sabah, Tercüman-ı Hakikat, Hande, Servet-i Fünun, Donanma MecmuasıHarp Mecmuası Illlüstrated Zeitung...

 

1916, Birinci Dünya Harbi´nin bütün cephelerde şiddetle devam ettiği çok zor bir yıldır. Sergiyi gezerken, bu büyük savaşta aynı anda on cephede savaştığımızı düşünerek ürperdim. Odadan odaya geçerken bir ara kendimi savaşın tam ortasında hissettiğimi söyleyebilirim. Tarihimizin bu en kritik döneminde neler yaşandığı, sanat galerisine dönüştürülmüş bir mekân olan Maksem´de her cephe için ayrılan odada sergilenen dokümanlar sayesinde daha iyi anlaşılıyor: Çanakkale, Kafkas, Trablusgarp, Irak-İran, Hicaz-Yemen, Filistin-Sina-Kanal, Galiçya, Makedonya, Romanya cepheleri...

***

Maksem´de, Genel Giriş Odası´yla başlayan “Havâdis” sergisi için on altı oda tahsis edilmiş. Bu odaların onunda tek tek cepheler, üçünde 100. yıldönümü münasebetiyle Kûtü´l-Amâre zaferi yansıtılıyor. İki odada savaş sırasındaki sosyal meselelere dair haber, yazı ve fotoğraflara yer verilmiş. On altıncı odada ise, 1916 yılı şehitleriyle 15 Temmuz 2016 şehitleri bir arada...

Ağırlıklı olarak Atatürk Kitaplığı Arşivi kullanılarak hazırlanan bu etkileyici sergiyi aziz okuyucularıma hararetle tavsiye ediyorum. 

***

Yeri gelmişken, Atatürk Kitaplığı´nın son yıllarda büyük hamleler gerçekleştirdiğini ifade etmek isterim. Okuyucularına yirmi dört saat hizmet veren bu kütüphane, sahaf ve koleksiyoncuların yanı sıra müzayedelerden ve ailelerden nadir eser ve şahsî arşivleri satın alarak arşiv ve koleksiyonları sürekli zenginleştiriyor. Kütüphane ve Müzeler Müdürü Ramazan Minder´in verdiği bilgiye göre, 2016 yılında 150 bine yakın nadir eser (yazma, Arap harfli matbu eser, harita, kartpostal, afiş ve yabancı dilde kitap vb.) satın alındı. Lübnanlı bir koleksiyoncudan satın alınarak Atatürk Kitaplığı´na kazandırılan altmış üç bin kartpostal bunlar arasında ayrı bir önem taşıyor. Osmanlı coğrafyasının Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgelerini yansıtan bu kartpostallardan yapılacak özenli bir seçmenin albüm olarak yayımlanmasını umuyoruz.

Atatürk Kitaplığı´nın hamleleri anlatmakla bitecek gibi değil. En iyisi siz 31 Ocak 2017 tarihine kadar açık kalacak olan “Havâdis” sergisini geziniz; çıkarken bu serginin -geliri Mehmetçik Vakfı´na bağışlanacak olan- kataloğunu satın alınız ve Ramazan Minder´in “Kültürel Mirasımızın Hafızası Olarak Atatürk Kitaplığı” başlıklı yazını okuyunuz.

Derkenar

Özpekel´in “Sünûhat”ı

Mevlevilerin “Mukabele” ismini verdikleri sema törenleri sırasında çalınıp okunan musiki eserlerine Âyin-i Şerif denir. Güfteleri Mevlânâ´nın şiirlerinden seçilen ve dört Selâm´dan oluşan âyinler, eski musikimizin geniş soluklu ve en muhteşem eserleridir.

17. yüzyıla kadar mukabelelerde icra edilen ve “Beste-i Kadîm” olarak bilinen Hüseynî, Dügâh ve Pençgâh makamlarındaki üç âyinin kimler tarafından ve ne zaman bestelendiği bilinmiyor. Bestekârı bilinen ilk âyin, Köçek Mustafa Dede´nin Bayâtî Âyin´idir. Onu Itrî´nin Segâh Âyin´i takip eder.

Yılmaz Öztuna, Büyük Türk Musikisi Ansiklopedisi´ndeki “Âyin-i Şerif” maddesinde, yüz otuz iki Âyin-i Şerif tespit ettiğini söylüyor. On altısı unutulan bu âyinlerin yarısına yakını yirminci yüzyılda bestelenmiş. Sadece Hüseyin Sadettin Arel´in çeşitli makamlarda elli bir âyini var. Halil Can Şevkefza, Necdet Tanlak Neveser, Zeki Atkoşar Acemkürdi, İsmet Doğru Hicaz ve Sûznâk, Doğan Ergin Ferahnak Aşiran, Cinuçen Tanrıkorur da Bayati Araban ve Zavil Aşiran makamlarında âyinler bestelemişler.

Ayin-i Şerif bestekârları kervanına son katılan bestekâr, Osman Nuri Özpekel´dir. “Sünûhat” ismini taşıyan ve iki CD´den oluşan yeni albümünün birinci CD´sinde Revnaknüma makamındaki Âyin-i Şerif´i, ikincisinde ise ilahileri yer alıyor. Bugüne kadar çok sayıda şarkı ve ilahi, hatta kendisinin tertip ettiği Nur-Efza makamında bir de klasik takım besteleyen Özpekel´in Âyin-i Şerif´ini birkaç defa büyük bir heyecanla dinledim. Aziz dostumun “Sünûhat”ını, yani içe doğuşlarını “müktesabat”ıyla birleştirerek bestelediği bu eserin Yenikapı veya Galata Mevlevihanesi´nde gerçekleştirilecek bir Mukabele´de okunmasını dört gözle bekliyorum.

 

Anahtar Kelimeler: önce, neler, oldu
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
"Dünyada dört nimet vardır, bunlar kendisine verilen kişi dünya ve ahiretin hayrını görmüştür.Bunlar; Zikreden dil, Şükreden kalp, Sıkıntılara katlanan beden ve saliha kadın.."