Yün Çıbığı ( çubuğu)
Tarih: 10.9.2015 17:10:02 / 911okunma / 0yorum
Muzaffer Gücer

 

 Eskiden böyle hazır yatak yoktu. Gücü yetenlerin yatak ve yorganları yünden, yetmeyenlerin ise ya pamuk ya gırpıntı ( parça ) yünden olurdu. Her hangisinden olursa olsun bunlar mayıs ve haziran aylarında; havlu (avlu) da, pınar çeşme varsa orada, yoksa murdar ırmağın üst kısmında, yukarı tekke de, mısmıl ırmakta yıkanır, iyice tokaçlanır, serilip kurutulur, orada veya avluda çıbıkla (çubuk ) vurulur, yukarı doğru kaldırılıp sallanıp çırpılırdı. Sonra yataklara yastıklara minderlere doldurulurdu. Birkaç misli kabaran o yatak veya minderlere, büyüklerden gizli atlamak ne hoş olurdu. Bu çıbıklar destelerle bağlı olarak gelir, sokaklarda ve yüncülerde satılırdı. Genç fidanlardan olsa gerek üzerlerinde hiç budak olmazdı. Kırılanlarından sopa yapılır, bunların ucuna modul denilen ucu sivriltilmiş çivi çakılır, kağnı düven ,çift (saban) sürerken bugünkü arabaların direksiyon şimidi gibi iş görürdü. Hayvanları döndürmek için aksi tarafta bulunan hayvana hafif dokundurulur, hayvan o yöne dönerdi. Birde son zamanlarda sucuk çalma işinde kullanılır oldu. Eğer birisi kurutmak için duvara asılı sucukları görüp de gözüne kestirmiş ise, birkaç arkadaşına haber verip, akşam buluşurlar, ucuna doğru eğrisine çivi çakılmış bu çubukla sucuğun ipini çiviye dolar, ipi koparıp veya çividen çıkan sucukları kaçırıp , boş bir arsada buldukları çalı çırpı ile yakılan ateşte bu sucukları kızartır yerlerdi.

 Bekçilere yakalanmazlarsa bunun keyfini çıkarırlardı. En büyük sorun bekçiye görünmemek. O zamanda mahallenin gece bekçileri vardı. Bunlar sabaha kadar sokakları dolaşır ara sıra ben burdayım dercesine, düdük çalarlardı. Bunların maaşının bir kısmını bekçi parası olarak halk öderdi. Bunları bekçi başı ile birlikte devriye gezen polisler kontrol ederdi. Birkaç defa sucuğu çalındığı için bunu bana hatırlatan İzmirdeki teyzem oğlu Abdurrahman Aydın´a da selamlar…

Merak edip yazımı okuyanlara da, okumayanlara da, bütün hemşehrilerime  buradan selamlar. Sağlık ve huzur dileklerimle.

Anahtar Kelimeler: Çıbığı, çubuğu
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BUNA DA ŞÜKÜR (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
KELEKLİK ETME ULAN! (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
RÜŞTÜ EMMİNİN VERDİĞİ DERS (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM (21 Nisan 2017 - Cuma)
ODUN PAZARI (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
GARİPLER MEZARI (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Paşam Uyanık Diye (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE) (05 Mayıs 2015 - Salı)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Tel Helvası (18 Kasım 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kırk küpü yerden göğe dizseler, ortadan birini çekeler, var sen seyreyle gümbürtüyü?

Yunus Emre