Yörük ve çadır
Tarih: 22.11.2017 10:09:45 / 310okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Dünkü yazımda Yörükler hakkında geçmişten bugüne genel bilgiler verdim. Bugün Yörük yayla ve oba çadırlarının özelliklerinden söz etmeye çalışacağım:
Anadolu´ da Yörükler üç türlü çadır kullanırlar. Bunlardan biri "Kara Çadır" adını alır. Bunlara "Kıl Çadır", "Çul Çadır" da denir. Bir başka tür "Keçe Ev"dir ki, Alaçık, Alıcık adlarıyla da anılır. Üçüncü yerleşim şekli "Topağ Ev"dir. Topak Ev, Bekdik Çadırı, Derim Ev adlarıyla da anılır.
Kara Çadır keçi kılının ıstar denen dokuma tezgahında dokunmasıyla yapılıp tek katlı, uzunca bir ev biçimindedir. Anadolu´ da Manisa ve Kütahya´ dan Adana ve Maraş´ a kadar Kıl Çadırlar kullanılmaktadır.
Çadır çok kutludur, saygılıdır, dualıdır. Çadır için ataların duası denir. Bu sarsılmaz inanışı ocak ve atalar kültürünün devamı olarak düşünebiliriz. Çadıra kıtlık, bereketsizlik gelmez. Bir kurban kesip dua etmeden yeni çadıra girilmez. Türkiye´nin dört tarafında Türk aşiretleri ufak farklar dışında aynı maddi kültüre sahiptirler. Bu da onların bir orijin, bir kültür ve bir medeniyetten geldiklerini gösterir. Birkaç Yörük Atasözü sıralayalım: Aksi giderse yiğidin işi, gaymak yerke çıkar dişi. (Sarıkeçili)
Tarlada izi olanın harmanda yüzü olur. (Avşarlar)
Gayret imanın yarısıdır. (Honamlı)
Deh demeden yürüyen at,
Buyurmadan dutan evlat,
Bir de eyi çıktı mı avrat,
Nedeceksin düğünü, Nedeceksin bayramı,
Gir oyna, çık oyna.
Hababam ha yürümez at,
Bir kaşık su vermez evlat,
Bir de dirliksiz çıktı mı avrat,
Nedeceksin ölümü,
Gir ağla, çık ağla.
Üç kıtaya hükmetmiş Osmanlı´nın ruhunu milli birlik ve bütünlüğümüzü bu tür şölenlerle yakalayacağımıza inanıyoruz. Gene böylesi toplantılarda, böylesi tertip edilmiş muazzam şölenlerde; Adriyatik´ ten Çin Seddi´ ne kadar Türk´ ün gür sesinin duyurulması, Türk´ ün sözünün geçmesi ortak ülküsünü dile getirmek zorundayız.
Söğüt Şenliklerinde her yıl geleneksel olarak dağıtılan "Şifalı Bulgur"un tarihçesinden de söz etmek gerekir.
Bu olay 730 yıl öncesinden gelmektedir. Şifalı bulgurun tarihçesini anlatmak için önce bir Hayme Ana´dan söz edelim. Hayme Ana Ertuğrul Gazi´nin annesi, Osman Gazi´nin ninesidir. Anadolu´nun Türkleşmesinde katkıları büyüktür.
Hayme Ana ilerlemiş yaşına rağmen dur durak bilmeden çalışıyordu. Pınarlara, derelere, tepelere, Türkçe isimler veriyor. Doğumlarda ebelik yapıyordu. Sanki annelere "Daha fazla çocuk, daha fazla güç" dercesine doğumları teşvik ediyordu.
Hayme Ana büyük bir hedefe hazırlanıyor gibiydi. Namazlarında uzun dualar ediyor "Oğullarımız uzasın, dal budak salsın. Öyle çoğalalım ki, Çarşamba Yaylası bizi almasın" diyordu. Yıllar geçti, Hayme Ana Osman Gazinin doğumundan sonra 3-5 yıl daha yaşadı. Belki de torununun Cihangirlik ülküsünü kazanmasına yardımcı oldu.
Bir yayla dönüşü Hayme Ana rahatsızlanır. Bütün obayı bir telaş alır. Bütün herkes tarafında çok sevilen Hayme Ana´ nın rahatsızlığı git gide artar. Erenler Kuran okumaya başlar. Hayme Ana son bir defa etrafındakilere bakar. Kara Osman´ı getirmelerini ister. Onu doyasıya öper, Kelime-i Şahadet getirir ve ruhunu teslim eder. Oba büyük bir yasa bürünür. Hayme Ana´ nın mezarı çadırının olduğu yere kazılır. Çevre obalardan Kayı - Avşar - Dodurga - Kınık... Bütün Türkmen oğuz boyları cenazede bir araya gelir dualar yapılır. Ertuğrul Gazi, annesi için bizzat kendisi etli bulgur pilavı dağıtır. Daha sonra bu davranış gelenek haline gelir. Bu gelenek 720 yıldır devam ettirilmiştir. Karakeçili Aşireti Hayme Ana´ yı "Aşiret Anası", Ertuğrul Bey´ i ise "Büyük Ata" kabul ederler. Her yıl yayladan iniş zamanı olan Eylül ayında Hayme Ana´nın hatırası için Söğüt´ te yapılan şenliklerde etli bulgur pilavı dağıtılır. Yarınki yazımda Yörük tarihinden ANADOLU adının nereden geldiğini nakledeceğim.

Anahtar Kelimeler: Yörük, çadır
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ayran mı şerbet mi? (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Şakşakçılar goygoycular (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Erlerle sohbet seni de erlere katar.