Ömer KIZILÖZ


YOLU BİLMEK-5

Bir tüccar oğlunu; mutluluğun sırrını öğrenmesi amacıyla İnsanların en bilgilisi olan kişinin yanına göndermiş.


 

Bir tüccar oğlunu; mutluluğun sırrını öğrenmesi amacıyla İnsanların en bilgilisi olan kişinin yanına göndermiş.

Tüccarın oğlu 40 gün kadar çöllerde yürüdükten, zahmetli bir yolculuk yaptıktan sonra; bir tepenin üzerinde bulunan yere gelmiş, aradığı bilge burada yaşıyormuş;

Sonunda bilgenin olduğu yere giren tüccarın oğlu, içeride; bir çok tüccarın buraya girip çıktığını, bilge kişinin bir kısım insanlarla sohbetler ettiğini, değişik müzikler çalındığını; ve bulunduğu yerin ortasında lezzetli yiyeceklerin olduğu bir sofra görmüş,

Bilge kişinin sohbetinin bitmesi ve sıranın kendisine gelmesi için tam 2 saat geçmiş,

Bilge, tüccarın oğlunun geliş nedenini dinlemiş; ancak mutluluğun sırrını açıklayacak zamanının olmadığını söylemiş ona; sarayda dolaşması gerektiğini, 2 saat sonra kendisi ile görüşebileceğini belirterek delikanlıya bir kaşık vermiş ve ona bu kaşığa iki damla yağ damlatıyorum, bu kaşığı elinizde tutacak, sarayı dolaşacak ve yağı dökmeyeceksiniz diye tembihte bulunmuş. Delikanlı, kaşıkla birlikte Sarayı dolaşmış ve yağı dökmemek için çaba sarf etmiş, süre sonunda da bilge'nin huzuruna çıkmış Bilge: “güzel” demiş, yağı dökmemişsin ancak acem halılarımı gördün mü, güzel bahçemi ve kütüphanemdeki parşömenleri gördün mü” demiş. Bu sorular karşısında mahcup olan delikanlı bilgenin söylediği hiçbir şeyi göremediğini itiraf etmiş, çünkü kendisi kaşıktaki iki damla yağı dökmeme çabası nedeniyle gezinirken etraftaki hiçbir şeye dikkat etmemiş.

Öyleyse git evrenin harikalarını tanı, saraydaki güzellikleri fark et demiş.

Bu sefer delikanlı, yine kaşıktaki yağ ile birlikte tekrar sarayı dolaşmaya çıkmış; saray duvarının üzerindeki süslemeleri, bir sanat eseri gibi olan bahçeyi, çevredeki dağları görmüş.

Bilgenin yanına vardığında, gördüklerini tüm ayrıntıları ile anlatmış “ peki sana verdiğim 2 damla yağ nerede “ diye sormuş, bilge adam.

Kaşığa bakan adam, 2 damla yağın kaşık içerisinde olmadığını fark etmiş; bilge adam sana verebileceğim tek bir nasihat var, “mutluluğun sırrı; dünyanın bütün harikalarını görmek, ama kaşıktaki 2 damla yağı dökmemektir “ demiş

Her insan amacına ulaşamaz, ancak amacına ulaşmış olanlar mutlaka yolun hakkını gereği gibi yerine getirmiş olanlardır.

Ve onlardan biri;

Cihan padişahı Fatih Sultan Mehmet; 2000 yıla yakın pek çok kez kuşatılan, ama sadece 2 kez aşılabilen surların ikincisini; gemileri karadan yürüterek, halice indirmesi ile; akla durgunluk veren, çılgınca değerlendirilen bir strateji ve plan ile; İstanbul'un fethini gerçekleştirmiştir.

Ve yine aynı şekilde Yavuz Sultan Selim; 2500 kilometrelik Sina Çölü'nü hiçbir zayiat vermeden 13 günde geçerek Mısır'ın fethinin gerçekleştirmiştir. Öyle bir inanmışlık, öyle bir strateji ile yola koyulmuş ki; geceleri dondurucu soğuğa gündüzleri yakıcı sıcağa ve zehirli çöl haşeratlarına rağmen bu zafer elde edilmiştir.

Fetihler, zaferler, başarılar; hep iyi bir yol planı ve strateji sayesinde gerçekleştirilmiştir. Ulaşılmak istenilen ne varsa mutlaka oraya giden bir yol vardır. Yeter ki biz yolda olalım ve yolun hakkını yerine getirelim.

 



YAZARLAR