Berat Demirci


YOLSUZLARIN YOLU

YOLSUZLARIN YOLU


Maddî yolsuzluk;devletine, ülkesine göre az yahut çok olabilir ama eksik olmaz. Yolsuz, kolayca da yakalanmaz, çünkü işini kitabına uydurur. Yolsuzluğun kitabına uydurulması için, yolsuzun bir yola mensup gibi görünmesi kafidir. Ez kaza yolsuzluğu faş olan bir yolsuz varsa, bir başka yolsuz onu ihbar etmiş yahut ayağını kaydırmıştır. Davranışları aynı yumurta ikizi gibi birbirine benzeyen çeşit çeşit yolsuzlar zümresinin taraftarları, kendi tuttuğu yolsuz takımının rezaletini görmeye meyillideğildir. Bunun sebebi, içlerinde taşıdıkları potansiyel yolsuzluktur.Ellerine fırsat geçince bu potansiyeli harekete geçirirler.

Bu yakada gözüken yolsuz ile karşı yakadaki arasında hiçbir fark olmadığını tasdik ettiğimizde, gerçekten bir yola sahip olduğumuzainanılabilir. Bir yola sahip olmayana ise yolsuzlardan birine vurma tercihi kalır. Vurma, desteklemeden daha işe yarar bir yoldur. Kendi mahallesinin yolsuzuna susan kişi, karşı mahallenin yolsuzuna ahlakî vecizeler eşliğinde cepheden savlet ettiğinde görevini yerine getirmiş ve ne kadar hakşinas(!) olduğunu sergilemiş olur.

Yolsuzluk kanuna göre suçtur ama temeli manevî yolsuzluk olduğu için, hukuk yetersiz kalır. Meselâ, sendikanın manası ve muhtevası emekçiden yana olmaktır. Bu mana ve muhtevabir sendikacının yoludur. Emekçiden yana olmadığında, onun gerçekte yolsuz olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Yolsuz, şartlar münasip iseyolsuzluğunu tahakkuk ettirir. Bir mahalde yolsuzluk artmışsa; yolsuzlar, içlerinde sakladıklarınıgerçekleştirmeye zemin bulmuşlardır.

Yol, bir insanın kıvrılmadan bükülmeden hayatını yürüttüğü ana istikamettir. Yolsuzda yol meyanında türetilmiş bütün kelimeler gibi dilimizde büyük bir yoğunluğa sahiptir. Buraya kadar yolsuzluğun engöze batan türü olan maddi yolsuzluk üzerinde duruşumuz yanıltmasın; zina yapan da yolsuzdur, karısına zulmeden de…Yolsuzlukta ısrar, hayatın serapa manasızlık halidir.Kaderin cilvesi diyelim, dürüst bir adamın yolu dayolsuza düşebilir. Bu durumu anlatmak için “İyi biridir ama neylersin ki, yolu yolsuza düşmüş!” denir. Yolun yolsuza düşmesi, ağır bir imtihandır.

İnsan dediğin, yolcudur. Hangi yolun yolcusuysa, sonu da ona göre gelir.

 



YAZARLAR