‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´
Tarih: 5.7.2018 17:03:04 / 303okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

Merhum Ali Ulvi Kurucu´nun ‘Gümüş Tül ve Alevler´ini arıyordum. Ramazan´da Sultanahmet´teki kitap fuarını dolaştım, bulamadım.
Fakat bir stantta Ali Ulvi Kurucu´nun hatıratını gördüm. (Üstad Ali Ulvi Kurucu, Hatıralar, M. Ertuğrul Düzdağ, MED Kitap.)
Hatırattan haberim vardı ama bugüne kadar okumamıştım. Şimdi okuyorum.
Hemen belirtmeliyim ki, İz Yayıncılık´a geliş-gidişlerinden tanıdığım, tabii ki eserlerinden de tanıdığım Ertuğrul Düzdağ Bey, büyük bir titizlik ve sabır gerektiren güzel bir çalışma yapmış.
Gıpta ettim.
Bir ara ‘Şehirli Müslümanlar´dan bahsetmiştim.
Ali Ulvi Kurucu´nun hatıraları bu bahis için çok zengin bir kaynak oluşturuyor.
Altını çizmek istediğim bazı anekdotlar var. Okurken, “Bunu bilmiyordum” dediğim tarihi değer taşıyan tanıklıklar da var.
Mehmet Akif Ersoy´la, Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi´yle, Şehit Hasan el-Benna ile ilgili hatıralar çok değerli.
Mustafa Sabri Efendi´nin Sultan Vahddettin´le ilgili naklettikleri de öyle...
İnşallah temas ederim.
Bugün, hatırattan hareketle başka bir konuya bakmak istiyorum.
Şu 24 Haziran seçimleri arefesinde hatıratın ilk cildini okuyordum.
Ali Ulvi Kurucu Bey 1922 doğumlu.
Çocukluk ve ilk gençlik yılları CHP iktidarının en şedit olduğu zamanlara denk gelmiş.
Çocuk Ali Ulvi´nin etrafında ilim ehli bir yakın akraba halkası var.
Baskılar, onları çok etkiliyor.
1932´de ezanın Türkçe okunması mecbur edilmiş.
İzahı mümkün değil.
Şunlar, Ulvi Bey´in babası İbrahim Efendi´nin sözleri.
“Yahu milletimize tatbik olunan inkılap o kadar amansız oluyor ki, Türkiye´nin Müslüman milletleriyle hiç alakası kalmasın isteniyor. Ezanı değiştirmek ne Rusya´nın aklına geldi, ne Çin´in... Yahu bizden başka ezanı değişik Müslüman ülke yoktur dünyada... Bunlar kimin gözüne girmek için yapılıyor?”
İbrahim Efendi, o baskı yıllarında, kaçak-göçek, çocuk okutmaya çalışıyor. Tahsildarlar, yanlarında bir polisle daha gün ağarmadan mahalleye gelmişler. Ulvi Bey´i dinleyelim.
“Bu sırada babamdan ders okuyup evlerine dönen birkaç çocuğa rastlamışlar.
- Nereden geliyorsunuz?
- Camiden.
- Nerede cami? Kim okutuyor?
Doğru camiye gelmişler. Peder onların dış kapıdan girdiklerini görmüş.
Babamın birdenbire bir atlayışı, bir telaşı, bir koşması var... O halin bizde uyandırdığı ürküntüyü, korkuyu ve dehşeti katiyen unutamam.
Tahsildarlarla polis ayakkabılarıyla camiye girdiler.

- Demek şehrin merkezinde Arap harfleri okutuluyor? İrticai hareket öyle mi? Polis efendi zaptını tut!
Merhum babamın o gün o zalime bir yalvarması var... O günden kalan yara hala içimde kanar.”
Dedesi, büyük alim Hacı Veyiszade´nin anlatıldığı bölümde de benzer eziyetler.
“Bir zaman sonra dedemin camii ot deposu oldu. Elinden anahtarını aldılar. Dedem başka bir mescide geçti.”
Şunlar da Hacı Veyiszade´den aktarılıyor:
“Kuşluk vakti camiden çıkmış eve gelmek üzereydim. Kışlaya yakın evlerin pencerelerine ve damlarına çıkmış kadınlar gördüm. Kadınlar ağlıyor, feryad ü figan ediyorlardı. Beni görünce imdada çağırır gibi “Hocam minareyi kesiyorlar, yetiş hocam minareyi kesiyorlar!” diye seslerini yükselttiler.
İlerleyince gördüm ki, bıçkı getirmişler, askerler iki yanından çekip iterek minareyi kesiyorlar. Dayanamadım şöyle dedim.
- Allah´ım keşke minarenin yerine beni kesselerdi!
Bıçkının sesini işittikçe Hazret-i Zekeriya kesiliyor sandım, bana çok dokundu.”
Ulvi Bey´in hatıratının birinci cildi böyle acı hadiselerle dolu.
Dedim ya, seçime birkaç gün kala okuyordum bu sayfaları.
Derinlere işlemiş hatıralar bunlar.
Bugüne de tesir ediyor.
CHP´nin mitingleri yapılıyordu o günlerde. Hayli kalabalık.
Heyecan dorukta...
Bu sefer kazanır mı CHP?
Kitabı kapatıp önümdeki sehpaya bırakırken... Zihnimden gelip geçen cümle şuydu:
“Bu hatıralar hafızalarda durdukça, millet, CHP´ye fırsat vermek istemez.”
Diyebilirim ki, Ulvi Bey´in hatıraları, geçen hafta yazdığım ‘Seçimden önceki son dip dalga´yı görmemi kolaylaştırdı.
Bence CHP´nin bu hatıraları bizden daha çok düşünmesi lazım.

Anahtar Kelimeler: Yetiş, hocam, minareyi, kesiyorlar
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bulabilirsen, ver mehteri (07 Eylül 2018 - Cuma)
‘Hedef küçültme´ zamanı (04 Eylül 2018 - Salı)
‘İdlib kapanı´ (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Siyasetsiz Bayram (24 Ağustos 2018 - Cuma)
41 dereceden 39,5´a (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Üzülmek (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gitmez sanıyorduk, gitti (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Denizi testiye doldursan, alabildiği kadar su alır. Gerisi kalır?

Mevlana