Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası?
Tarih: 10.6.2017 13:54:54 / 400okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

Aliya İzetbegoviç´in memleketindeyim. Şu yazımı bitirebilirsem, ayaktaşlarımla beraber iftara Hacıbayriç´in ‘Aşçınitza´sına gideceğiz.
Aliya´nın kabrine de gideriz inşallah. Biz, millet olarak ona borçluyuz.
Niye Aliya dedim? Şundan. Geçen, arkadaşım Osman Ağırman´ın bana gönderdiği mesajları anlatmıştım.
Biri Aliya´nın sözüydü. Diyordu ki Aliya:
“Müslümanlar, Kur´an hayata nasıl uygulanacak sorusundan kaçmak için Kur´an´ın nasıl okunması gerektiği hususunda geniş bir ilim ürettiler.”
Müslümanlar, gerçekten pek çok ilimler ürettiler. Kimimiz, o ilimlerin yardımıyla Kur´an´ı daha iyi anladı.
Kimimiz, o ilimlerin oyalamasıyla Kur´an´ı anlamaktan uzaklaştı.
‘Kıraat,´ ‘Tecvit´ mühimdir elbette. Çünkü, Kur´an´ı nasıl anladığınız biraz da nasıl okuduğunuza bağlıdır.
Böyle ilimlerin gelişmesinde sorun yoktu.
***
Eğer, Aliya´nın altını çizdiği “Kur´an hayata nasıl uygulanacak” sorusu veya Ali Şeriati´nin işaret ettiği “Kur´anı nasıl anlaşılacak” sorusu askıya alınmış olmasaydı.
Kur´an-ı Kerim´in anlaşılması, sıkıntılı meseledir.
Sıkıntı, ‘biz´den kaynaklanır.
‘Biz´den ve ‘ben´den.
Her şeyin merkezinde ‘ben´ vardır.
‘Ben´ insanın gerçeğidir. Mümkün değil kurtulamaz.
Tasavvuftaki ‘seyr ü süluk´un biraz ‘ben´den kurtulmakla ilgili olduğunu zannediyorum.
‘Ben´den kurtulmuş bir sufi´ye rastlayan var mı?
‘Ben kurtuldum´ diyene, kurtulmuş taklidi yapana kulak asmayın.
Hüsnüzan edelim: Gök kubbenin altı boş değildir.
Muhtemel ki ‘ben´den tamamen sıyrılmamız gerekmiyordur.
Biraz kontrol etmemiz kafidir.
Yani, hepten zıvanadan çıkmasın.
Kur´an-ı Kerim´e ‘ben´le yaklaşırsan, sen, Kur´an´ı tasdik etmezsin.
Kur´an´ın seni tasdik etmesini istersin.
Kur´an seni tasdik edinceye kadar mücadele edersin.
Yeterince dilbaz isen, Kur´an´ın ‘sen´i, bir başka söyleyişle ‘ben´i tasdik etmesini sağlarsın.
‘Sen´in haklı olduğunu ispat edecek bir rivayet, bir ‘darb-ı mesel illa ki bulursun.
Güçlüsün. O zaman, Kur´an-ı Kerim seni nasıl zapt edecek?
Hele ‘sen´i anlamak Kur´an´ı anlamaktan daha rasyonelse?
Karlıysa?
Avantajlıysa?
Ayetler alınıp satılabiliyor, değil mi?
Veya çok akıllısın. Kur´an senin ukalalığınla nasıl baş edecek?
(‘Ben´ veya ‘sen´ yerine ‘nefs´ desem olmazdı. Çünkü ‘nefs´i insanlar üzerine alınmıyor. Başkası sanıyor. Halbuki ta kendimiziz.)
Burada meramım anlaşılıyor mu emin değilim.
Çünkü, normal, makul bin insan için gerçek şudur:
Kur´an´ı okursun ve anlarsın.
Anlamadığını hissediyorsan, biraz daha okursun, biraz daha iyi anlarsın.
Anlaşılması çok güç bir yere geldiysen, bilenlere sorarsın.
Kur´an´ı anlamak için ömrünü vermiş insanlar var, onların kitaplarına bakarsın.
Tatminkar bir cevap bulamazsan, “eh, burasını da anlayamadım” dersin.
Okuduğunla amel edersin, biraz daha iyi anlarsın.
Sen, kendini, yani kendi kalbini, kendi zihnini Kur´an´a açtıkça, Kur´an da kendisini sana açar.
Eğer sen doğruysan.
Kafan, kalbin, fesat değilse.
Eğer, Kur´an´la insanları aldatmayı (buna kendini aldatmak da diyebiliriz,) Kur´an´la insanları bir ticari, siyasi maksada sevk etmeyi kafana koymamışsan.
En hassas yerdeyiz.
Bunca lafın en üstüne ‘içtenlik´ diye bir kelime koyalım.
Takınılmış değil, göğsünüzün ta ortasında duran bir içtenlik.
Halis olmak, katışıksız olmak.
***
Allah´a karşı samimi miyiz?
Yoksa, idare mi ediyoruz?
Bu sualin tevellüt edeceği sessiz münakaşa ‘nefsi müdafaa´ engeline takılmazsa ‘nefs muhasebesi´ne dönüşebilir. Bu da faydalıdır.
Anlamasak olmaz mı? Birisi anlasın, biz onu takip edelim?
Hayır! Sağlıklı olan şudur:
Anlayan size de anlatsın, beraber yürüyün.
Zira, insan vekaleten değil, asaleten mes´uldür.
İftardan önce Aliya´nın evine gider miyiz acaba?
Süleyman (Gündüz) dedi ki, “Çok mütevazı. Bir yer yatağı var işte.”
Bunun Kur´an´ı okumakla, Kur´an´ı anlamakla, tatbik etmekle alakası var mıdır?
İçimizdeki ‘amigo´ Yoktur! Yoktur! Diye tepinse de... Bir sürü mantıklı laf kotarsa da...
Bence var.
Biz yapınca yapmacık olabilir. Ama Aliya´nınkinde var.

Anahtar Kelimeler: yatağıyla, alakası
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sistemin öteki ‘uzman´ı Bahçeli (25 Eylül 2018 - Salı)
Bulabilirsen, ver mehteri (07 Eylül 2018 - Cuma)
‘Hedef küçültme´ zamanı (04 Eylül 2018 - Salı)
‘İdlib kapanı´ (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Siyasetsiz Bayram (24 Ağustos 2018 - Cuma)
41 dereceden 39,5´a (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Üzülmek (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gitmez sanıyorduk, gitti (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´ (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İlim okumaktan garaz, kendi özünü bilmektir?

Yunus Emre