YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM
Tarih: 9.3.2018 14:41:32 / 507okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Sayın Cumhurbaşkanın “İSLAMIN güncellenmesi gerektiği”ne ilişkin konuşması üzerine eski yazılarımdan bazı pasajlar

Eski Dünya–Yeni Dünya ve Türkiye (Karar 20 Nisan 2016)

“Eski dünyanın durağan hayatı ve ihtiyaçları için yeterli olan kurallar, yeni dünyanın sürekli değişen ve çoğalan ihtiyaçlarını karşılayamaz oldu. Bu kaçınılmaz bir durumdu. Ama –bence- İslâm dünyası (özellikle de siyaset, din ve eğitim kurumları) bu gerçeği göremedi; çünkü şartlarını kendisinin üretmediği bu değişim ve dönüşümü yaşamadı; yaşananları da izlemedi. Durumun vahametini anlayınca da çok geç kalmış, alışılmış hayat ile değişen hayat arasındaki mesafe çok açılmıştı.”

*Nereye Gidiyoruz? [Karar 27 Nisan 2016]

“… Ya da Türkiye, zor olanı ama olması gerekeni tercih edecek; yani İslâm´ı ve Kur´an´ı Peygamber´in Sünneti ve kültürel birikim ile içinde yaşadığımız somut olgular ve evrensel insanî değerler ışığında kavrayıp yaşayan yeni bir çığıra öncülük edecek.”

*

“Fıkıh”ımızın Sorunları (4 Mayıs 2016)

“Eski yüzyılların hayat şartlarına göre üretilmiş olan fıkhımız yeni hayattan kopmaya başladı. Çünkü hayat canlıdır, onu düzenleyen kurallar da canlı olmalıdır. Yoksa hayat değişirken kurallar geçmişte donup kalır, er veya geç işlevini kaybeder. Nitekim öyle de oldu.

Fukahamızın, önceki âlimlerin kendi dönemlerinin şartları içinde oluşturdukları kuralları yeni olgular ve gerçekliklerle yüzleştirip gerekli uyumu sağlamaları, buna uygun bir eğitim zihniyetini geliştirmeleri gerekirdi. Ancak onlar bunu yapmak yerine, o kuralları kutsallaştırıp dondurdular. Eski kurallarla yeni hayat arasındaki uyumsuzluk sorununu, fıkıh kültürüne ekledikleri “kitâbu´l-hiyel”ler gibi sözde çözümlerle aşmaya çalıştılar.”

*

Bir İslâm Ülkesinde ‘İnsan´ Olmak [25 Mayıs 2016 Karar]

“İnsana değer verilmesinden rahatsız olan bir zihniyet ortamında onurlu bir toplumsal gelişmenin sağlanması mümkün mü! Acı ama gerçektir ki, bugün İslâm dünyasında İslâm adına konuşanların çoğu, geçmişten gelen bir alışkanlıkla, insan ve onun ayırıcı yetenekleri olan aklın ve özgürlüğün ‘neden o kadar da önemli olmadığı´nı kanıtlamayı neredeyse dinî bir görev saymakta, aksine davrananları bazı ucuz suçlamalarla bastırmaktadır. SIRF BU YÜZDEN İSLÂM ÜLKELERİNDE SON BİR ASIRDA NİCE ÜRETİCİ BEYİNLER HEBA EDİLDİ.”

*

Cemaatleri Sorgulama Zarureti [17.08.2016 Karar]

“FETÖ´cülerin ortalığa saçılan itirafları -iyi niyetlerinden emin olduğumuz- devlet ve siyaset adamlarımızın uzunca bir zamandan beri ciddi bir yanlışı tekrar ettiklerini gösteriyor.

O da şu: Devlet ve siyaset adamlarımız, beyinleri asırların ürettiği sakat bilgilerin çöplüğü haline gelmiş bulunan ve bu yüzden din anlayışları ciddi şekilde sorunlu olan kişilere ve gruplara fazla güveniyor, fazla itibar ediyorlar. Bu da ülke içinde ve dışında başımızı derde sokuyor. Bugün FETÖ yeteri kadar güç biriktirince bu ihanete kalkıştı; onca Müslümanın kanına girdi. Şimdi muteber kabul edilen başka bir yapının, yarın aynı gücü elde ederse kirlenmeyeceğinin, benzer şeyler yapmayacağının hiçbir garantisi yok. Dünyada İslâm dinini kötü amaçları için kullanan sapkın hareketler de güçsüz zamanlarında masum görünüyorlardı.”

*

Cemaat müdafilerine birkaç kelâm [2 Kasım 2016 Karar]

“Bugün İslâm toplumlarının içine düştüğü bataklığın başlangıç noktası, halkın hoşuna gidecek laflar etmedikleri için ülkelerinden sürülenler, kaçıp canlarını kurtaranlar değil; konuştukları yanlışlarla milyonları peşlerine takanlardır.

Tek örnek vereyim: Bugün Pakistan´da Müslümanlar birbirini tekfir ediyor; içindeki cemaatle birlikte birbirinin camilerini bombalıyorlar. Pakistan´ın bu hale gelmesinin suçlusu, başına on bin rupi ödül konduğu için ülkesinden kaçmak zorunda kalan Fazlurrahman değil, onun öldürülmesine fetva çıkaranlardır. Diğer birçok ülkenin bu hallere düşmesinin sebebi de Pakistan´dakinden farklı değil.

Eğer bugün “Aman filan efendilerin, hazretlerin, camianın gönlü incinmesin” diyerek konuşursak, icraat yaparsak, -Allah korusun- 15 Temmuz´da uçurumun kenarından dönen ülkemiz, –bir gecede değil ama- yıllar içinde ayağımızın altından kayar. Örnekler ortada.”

*

‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (30.11.16 Karar)

“Eski dünya, savaşan, yurdunu koruyan, ülkeyi yöneten ve bütün bunları da bilek gücü ile yapan erkeğe, bu rollerine uygun haklar vermeyi adaletin gereği sayıyor, bu da kadını değersiz kılıyordu. Mesela Câhiliye Arapları kadına ve çocuğa mirastan pay vermez, bunu da şöyle açıklarlardı: “Eli kılıç tutmayanın mirastan hakkı olamaz.”

Fakat çağımızda bilginin değeri arttığı, teknoloji sayesinde erkeğin fiziksel gücü giderek önemsizleştiği için, bu yeni dünya, erkekle aynı seviyede zihinsel donanımda olan kadını erkeğe eşit değerde görmeyi yine adaletin gereği saymaktadır. Kadınla ilgili eski telakki eski realitenin sonucuydu; yeni telakki de bu yeni realitenin dikte ettiği bir zorunluluktur. Hatta bu, her şeyi yapıp yaratan Allah´ın kanunudur, ‘sünnetullah´tır. İyi kavrandığında görülür ki, Kur´an´ın kanunu da budur.”

*

İlâhiyat öğretimimize dair (Karar 21.12.16)

“İslâm toplumlarında yaşanan din bağlantılı sıkıntıların toplamından çıkardığım sonuca göre, bu dünyada dinî alanlarda verilen eğitim-öğretim artık sorun çözmediği gibi sorun üreten bir zihniyet oluşturuyor. Çünkü bu yapı, sistematiği, metodu ve muhtevası bakımından neredeyse bin yıl önceki Nizamiye medreseleriyle aynı, hatta ondan da geride. O yüzden de eskinin ‘kutsal miras´ına tutsak edilmiş olan ilâhiyat eğitimi, sorun çözen insan yetiştiremiyor.”

*

Üniversiteler ve hocalar niye var? [4.1.17 Karar]

“Biz İlâhiyat hocalarının –hepsi diyemem ama- önemli bir kısmı, akademik kariyer yapmaya başlayınca kendi alanının tarihî birikimiyle bir gönül bağı kuruyor, hatta bazıları o alanı neredeyse kutsuyor ve eleştirel düşünceye kapatıyorlar. FETÖ gibi, DAİŞ gibi sorunlar çıkınca da söyleyecek sözleri olmuyor. Biri çıkıp da “Bizi buraya getiren şu dinî kültürümüzü gözden geçirelim” dediğinde de “cemaat düşmanı” veya “modernist, reformcu” gibi suçlamalara maruz kalıyor.”

*

Medrese nostaljisi [Karar 29.3.17]

“Bir asır önce Şeyhulislam Mustafa Sabri Efendi medreselerin durumunu, “İstanbul´daki medreselerde ilim sukût etti. İrfan hakeza! … Medreseler kuru kavil geveleyip duruyorlar” sözleriyle özetlemişti. Bu yüzden modern okullar açılmış, çoğunu da -işimize gelince yere göğe sığdıramadığımız- merhum II. Abdülhamid açtırmıştı.

Bugün İslâm dünyasının çektiği acıların, yıkımların temelinde yine medreseler veya medreseleşmiş okullar var; buralardan yetişen insan tipi var. Ürettikleri terör ve şiddetin ülkemizi ve dünyayı tehdit ettiği, acıların, iç savaşların kol gezdiği ülkelere bakarsanız hepsinde sayısız medreseler, binlerce çeşit medrese icazetleri, türlü türlü din anlayışları görürüsünüz.”

*

“Yeni şeyler söylemek lazım” (19.07.17 Karar)

“Zamanın ve olguların dönüşüm ve değişimine ayak uyduramamış toplumlarda yenileşme ve gelişmenin şartlarıyla donanamayanlar, yeniliklere ve gelişmeye odaklanamayanlar en iyi bildikleri konuya odaklanıyorlar: İlkel menfaat hesapları, ideoloji ve din üzerinden ihtilaf, kavga, hakaret, kaba kuvvet…

Bir özeleştiri niyetiyle dinî camiamızdan örnek vereyim: “İslâm birlik, barış, kardeşlik dinidir” gibi ifadeleri en çok kullananlar en çok ayrılık, husumet ve kavga üretenlerdir. Bunu nasıl izah etmeliyiz?

İslâm toplumlarını perişan eden ana sorun, “Hocamız, efendimiz, şeyhimiz, liderimiz, mezhebimiz, ulemamız, büyüklerimiz… ne söylediyse doğrusu odur” anlayışının zihinlerimiz üzerine karabasan gibi çökmesi, aklımızı fikrimizi tıkamasıdır.”

*

Diyanet ve din eğitimimiz [26.7.17 Karar]

“Biz istesek de istemesek de modern çağın gerçekleri, ihtiyaç ve talepleri karşı konulamaz biçimde kendini dikte etmektedir. Bu gerçek karşısında, başta din âlimleri ve din görevlileri olmak üzere, Müslüman toplumların eskisi gibi kalmaları hem yanlış hem tehlikeli hem de boşunadır. Ve İslâm toplumları bu yanlışları dün göremediler; bugün bu tehlikelerle boğuşuyorlar ve yarın bütün direnmelerinin boşuna olduğunu anlayacaklar; bu, ‘sünnetullah´ın gereğidir; yani bu düzeni kuran Ulu Kudret böyle kurmuştur. Duamız ve dileğimiz bunu her şey için çok geç olmadan anlamış olalım.”

Anahtar Kelimeler: YENİ, ŞEYLER, SÖYLEMEK, LAZIM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ehl-i Sünnet tek tip midir? (16 Kasım 2018 - Cuma)
‘Dindarlar´ın dilleri ne kadar dindar? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
‘Vahiy ve peygamberlik´ (25 Ekim 2018 - Perşembe)
Kur´an´ı okumak, hissetmek, anlamak (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
İnsan olmak / İnsan kalmak (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
İnsan olmak / İnsan kalmak (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Müslüman insan´ ne idi ne oldu (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Zaman Gösterdi ki: Cennet ucuz değil Cehennem dahi lüzumsuz değil..

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ (R.A)
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ