Berat Demirci


YAZI TURA FARKIYLA ZAGON GENİŞLEMESİ


Babalarının bir suçu yok, evvelâ onu belirteyim. Zadegan, eşraf filan değil, bencileyin sıradan insanlardandı babaları. Kentli nüfus ekseriyeti gibi köyden geldiler ya küçük esnaf oldular ya emekçi. ?Okusun adam olsun!? niyetiyle çocuklarını mektebe yazdırdılar. Mektepleri de çoğunlukla dini müfredatlı olanından seçtiler ve burası önemli. Neden öyleydi? Çünkü özlerinde dini temayüller taşıyorlardı ve samimi idiler; az bildiklerini çok yaşıyorlardı. Cümlesine rahmet dilerim.

Mektep müfredatları malumdur; ?Nasıl bir ömür sürmeleri gerektiği? konusunda ise en küçük bir telkin görmemişlerdir. Aileden aldıklarıaz bir temeldeğil, kent toplumunun değer ve tüketim alışkanlıkları; çoğunun kişiliğini ve ideallerini oluşturdu. Çoğunun diyorum, içlerinde ?mümin? ve ?el emin? vasfından iz taşıyan çok küçük bir azınlık mutlaka vardır; yani toptancı değilim. Genelinin şaşılacak derecede birbirlerine benzer hareket etmelerinin ise ayrıca bir derin tahkiki gerekir.

Konfor düşkünüve son derece iştahlılar.Para ve çıkar konusunda uzmanlaşmışlardır, ahlaken pür-kapitalisttirler ama dindarlığı yedek kuvvet biçiminde ve liyakatle taşımaktadırlar.Adına sol denilen siyasi karartının üyelerinden hayat tarzı itibariyle en büyük farklılıkları da dindarlık göstergelerine çizdikleri sınırlardır. Bu sınırı siyasi temayüller zorlamaktadır, geleceğe doğru ortadan kalkabilir.İçlerinden bu işlere doğuştan istidatlı?saygın katalizör?lerçıkmaktagecikmedi ve merkezle senkronizasyonişleri onlara düşmektedir. Bunların vasıflarından değil, işlevlerinden dolayı ciddiye alınması gerektiğini hatırlatayım. Vasıfları prefabriktir ama işlevleri bugünün siyasi vasatında ve bürokrasisinde çok ileridir. Bir nevi kentlerin bürokrasi takviyesiyle semirmiş yeni zadeganı sayılırlar. Her çeşittagallüp sofrasından nemalanarak toparlak bir eşkal ve manevra kabiliyetine kavuşmuşlardır.Nurlu adamlık rayicine göre de ?pürnur? gözüktükleri için; önceki mütegallibeye göre şeklen de farklı sayılırlar.

Bu çeşit zümreler, eksiği gediğiyletüm piyasa toplumlarında vardır. Böyle ele alındıklarında, kapitalizmin ?sağcılık? açısından ahlâkî meşruiyet kazanmasının mümessili değil; göstergesidirler. Ahlakî boşluğusüratle ganimete çeviren mezkûr sağcılık, tabana doğru zagon genişlemesi biçiminde yayılmakta ve kurumlaşmaktadır. Zagon, Rusçadan geçmiştir ve ilke, yasa anlamına gelmektedir; halkın yerli yerinde ve yaygın kullandığı bir kelimedir. Dil hususunda çok iddialı olunmaz ama nomos ile yakın anlamda sarf edilebilir. Kurumlaşma: düşünülerek gerçekleşmediği gibi, yazılı kanunlardan onay almak zorunda değildir; sinsi bir akışla ?teamül? haline gelmiştir.

Kapitalizm yazı ise, liberalizm turadır. Kapitalizmin yazı-tura ilişkisi itibariyle liberalizme havale ettiği ahlak, maddeciliğin sağcılıkla bütünleşmesiyle karar noktasına varır/varmıştır. Bunun da sağı ve solu arasında yazı-tura kadar fark vardır.



YAZARLAR