Zekai Özdemir


Virüs Günlerimde Seyr-i Lamekan-Seyr-i Lazaman 11

Virüs Günlerimde Seyr-i Lamekan-Seyr-i Lazaman 10


Sır dolu bir ateş içinde insanlar. Denizin tüm renklerini bir süre unutacağız. Ama gökyüzü ve yıldızları görmeye devam edeceğiz. Herkes bu günlerde sabah olunca akşam, akşam olunca sabah olsun diye bekliyor. Bunun nedeni nedir acaba? Bilen var mı? Virüs hem uykumuz oldu hem uyanışımız.
Gerçek bir yok oluş mu yoksa bir varoluş mu yoksa yeniden doğuş mu bu yaşadıklarımız, bilinmiyor. Dünya Siyasileri işin vahametini anlamadılar veya güçlerine güvendiler. Suyun gücü hangi büyük yangını söndürdü ki? Ama Allah için dökülen bir damla gözyaşı cehennem ateşini söndürür ilkesini biz unuttuğumuz için bunlar başıma geliyor.
Yenilmek önce kendinle başlar. Bu arada bu gün hiç okumadım. Erol Güngör okuması yapıyorum. Yine bu gün hiç spor yapmadım. Bu gün bir başka ruh halindeydim. İki gündür biraz fazla yiyorum. Çünkü çok zayıfladım. Sağlıksız olmak istemiyorum. Yazdıklarımı paylaşıyorum ama okuyan çok kişi, biliyorum.Müzikte dinlemedim. Kendimle kaldım. Sakin ve sessiz bir şekilde. Hava çok güzel gözüküyor. Bir karış uzaklıkta dışarı. Yasakta olmasa çıkmazdım evden. İçime kapanmak değil gömülmek istiyorum. Bir çiçek alsam annem ve babamın mezarına gitsem. Dua etsem. Ağlasam. Kendimi içime gömdüm desem. Annemde babamda aralarına alırlar mı acaba. Babam kızar, annem gelme der. Yok yok bu gün başka bir âlemdeyim. Halvete girmiş gibi his ediyorum. Odamın panjurlarını bile açmadım. Dışarı gündüz. Odam karanlık. Elbise dolabımdaki gömlekleri saymak istedim. Kendimden utandım. Bu kadar kıyafete ne gerek varmış. Bir aydır eşofmanla evin içinde dolanıyorum. Üç aylarda halvete girmek nasıl inanınız anlamıyorum. Çilehanemde çile çekmeden geçiriyorum. Ruhumun hangi makamlara çıkıyor farkında bile değilim. Belki olduğu yerde kalıyor. Bunuda bilmiyorum ama tarif edemeyeceğim. Daha önce tatmadığım bilmediğim bir haldeyim. Çilehanemde zikir tesbihim elimden hiç düşmüyor. Gözlerim bazen kapalı bazen açık. Yarı uykulu yarı uykusuz. Rüyalar hülyalar sayıklamalar hayaller birbirine karıştı.
İnsanlar ilimsiz yaşamışlar ama dinsiz yaşamamışlardır. Bu virüs yeni insan ve yeni din hazırlığının habercisi midir diye düşünmüyor değilim. Değişen dünyaya değişen bir moral değeri aranıyor gibi geliyor bana. Ekonomik veya maddi bütün değerler virüs olmasa da değişecekti esas olan değişecek moral değerleridir.
(Bu sabah göğsümde sanki duman var. Nefes alıyorum ama bazen sıkıntılanıyorum ama bu bende hep vardı. 10 yıl önce akciğerimin altında yağlanma bulunmuştu. Ne zaman üşütsem bu durum ortaya çıkar. Konuyu değiştirdim ya).
Değişmeyen dinlerden değişen dinlere geçişin dönüm noktası mıdır bu virüs acaba? Ki bence öyle. Kuralları değişen din içre yaşam kurma gayreti bu. Sanırım ilk değişecek dinde Çin’in inanç sisteminde olacak. Bütün dünya kendine bir kültür bir inanç sistemi arıyor. Virüsle dünya toplumlarının dinsel inanç sisteminin nabzını kontrol ediliyor. İnsanlığın vereceği tepki yeni inanç sisteminin şekli ve yol haritasını verecek. Burada biz müslümanlara nasıl bir görev düşüyor. İslam münevverlerinin tartışıp görüş bildireceği nokta burası. Âlimler (varsa tabi) fazla geç kalmadan oturup değerlendirmeleri gerekir aksi halde geç kalınmış olabiliriz. Müslümanlar her geç kalmalarında leyleği kuşa çevirdiği gerçeğini unutmamak gerekir. İlmin insanı mutlu etme yetersizliğini fark edenler bunu virüsle ispat etmek istediler ve evlerinde inzivaya çektiler ki düşünsünler ve kendilerinin yeniden inşa ettiği inanç sistemini sorgulamadan kabul etsinler. Virüs sadece ekonomik siyasi bir manipülasyon değil dinsel ayar vermek sürecinin adıdır. Hatta mevcut bütün dinleri bir dönem afyon görenlere cevap olarak, din virüstür demek  isteniyor. Yeni sistemin adını din olarak koymayacaklar, inanç sistemi diyecekler. Çünkü inziva ile her birer kuralları değişecek olan sistemin içinden kendine uygun olanı seçmelerine tercih etmelerine imkân doğacak. Tek tanrı gerçeği üzerinden her birey kendi inanç sistemi üzerinden yaşayacak. Bu anlamda cemaat kavramı cem olma kavramı yok edilerek ekonomik anlamda bireyselleşen bireyi dinsel bireyselleşme ile mükemmel bireyi türetecekler ki bu da tam rekabettin tam ilkesidir. Kapitalizm mutasyona uğruyor bilginiz olsun... (Yoruldum) Bu nokta aynı zamanda yani mükemmel birey veya bireyselleşme süreci sınıf şuurunu da ortadan kaldıracaktır. İnanç sistemi bireyselleşirse hiç bir birey tek başına kendini takvaca üstün göremez. Şayet görürse henüz o bireyselleşmemiş demektir. Her birey diğer bireyin inanç sistemine saygılı olduğu an bu mükemmel birey olgunluğuna ulaşılmış olacaktır. Bu arada yardımlaşmada bireysel olacağı için cemaatlerin dinsel sömürüsü de ortadan kalkacaktır. İlk örnekleri görülmeye başladı bile; bakkala gidip borçlarını ödeyenler çoğalması. Dijital dine hazır olalım dostlar. Herkesin elindeki telefon gibi özel ve dijital inanç sistemi geliyor. Hazır olunuz. Bireyselleşen din bireyin kendisi. Bütün toplumun inanç sistemi ise bu bireyselleşen inançların toplamı olacaktır (Bu dijital kavramını da oldu bitti hiç sevmedim.)
Yeni insan tipinin gönlüne yeni inanç sistemi akıl yoluyla mı yoksa akla yeni inaç sistemi kalp yoluyla yerleştirilecek, işte bu şu an tartışma konusu. Çünkü yeni insan tipinin kalbi olacak ama yüreği ve gönlü olacak mı, ruhu nasıl bir seyr-i sülük izleyecek henüz bilinmemektedir.
Evde ki hayat insanların kendi iradeleriyle normal yaşamasıdır. Bütün insanlık finansal iradeden kendi iradesine dönse ve bir daha rant kıskacına girmese bu toplumsal hayatın normal hayata dönmesine neden olur. Kendi iradelerini kontrol etmede uzmanlaşan bir zaman dilimi: evde kal.
Biliyoruz darphaneden çıkan ve fertlerin eline geçen para bir özgürlüktür. Çalışma o özgürlüğü elde etmek için verilen çabadır. Yeni düzende her firma kendi dijital parasını üretecek. Bu durumda para arzının kontrolü daha sistemli olacak. Veya her firma kendi ihtiyacı kadar para üreterek ihtiyacı kadarını personeline dağıtacaktır. Bu anlamda paranın dijitalleşmesi sosyalizm ve komünizmin temel prensibiyle olacak. Ekonominin nominal cephesini sosyalizm reel cephesi kapitalist olan bir sistem mi kurulacak. Bu husus tartışılmaya son derece açık bir konu olarak yeni doktora tezlerinin yapılmasına neden olacak.



YAZARLAR