Ömer KIZILÖZ


VEHİMLERİMİZ VE YORUMLARIMIZ

VEHİMLERİMİZ VE YORUMLARIMIZ



Ömür denilen sermayemiz yavaş yavaş tükeniyor gerçeği ya da gerçekleri ne kadar biliyor ve ne kadar yaşıyoruz.
Karşımızdaki kişi bizi tahmin ettiğinizden daha az ya da daha çok seviyorsa,
İş ortağımız tahmininizden daha dürüst ya da daha düzenbaz ise,
Omzumuzdaki ağrı basit ve belli zamanlarda olan bir ağrı ancak biz onu sürekli bir ağrı olarak hissediyorsak,
Kendimizi olduğundan çok iyi bir insan ya da çok kötü bir insan olarak nitelendiriyorsak,

Biz zihinlerimizde ne kadar biziz; insanlar olaylar durumlar sözler ne kadar düşündüğümüz gibi,

Gerçeklerimi, yorumladıklarımızı yoksa vehimlerimizi mi yaşıyoruz.

Vehim: kuruntu olmayacak bir şeyin olacağı sanrısına kapılma, yersiz ve yanlış sanı, düşünce, tasalanma manalarına gelmekte.

Evet, diyebiliriz ki vehim: olayları yanlış yorumlama çarpıtma hakikatten uzaklaşma.

Peki neden çoğu zaman vehimlere kapılıyor ve onların peşinden gidiyoruz. Burada da en büyük engel olarak karşımıza nefsimiz çıkıyor, çünkü nefsimiz sürekli olarak kendini korumaya ve haz almaya odaklı bir tabiata sahip,
Nefsimiz de bulunan kendini koruma ve haz alma sisteminde aslında bir sıkıntı yok; sıkıntının başladığı nokta ifrata gidiyor durumda olması.
Ayrıca var olan bilgimizle bilemediğimiz alanı kavramaya ve anlamaya çalışmamız da bazen bizi farklı yorumlara ve hatalara götürebilmekte.

Etrafınızdan duymuşsunudur, ya da bir yakınımıza bir tanıdığımıza bir hastalık tanısı konulmuştur. O kişi o tanı ile birlikte, o rahatsızlığın var olan bütün belirtilerini yaşıyordur. Ama sonraki kontroller de ve muayenelerde öğrenilmiştir ki aslında rahatsızlığın nedenleri farklı, ya da farklı bir teşhis konulmuş, sonrasında o kişide var olan semptomlar bir anda ortadan kaybolmuştur.

100 tıp öğrencisi ile yapılan bir deneyde; kırmızı kapsüllerde bulunan ve süper uyarıcı denilen ilaçlarla; mavi kapsül içerisinde bulunan ve süper sakinleştirici ilaçlar öğrencilerin haberleri olmadan yerleri değiştiriliyor. Kırmızı kapsüllere barbitürat, maviye ise amfetamin konulmuş; yine de öğrencilerinin yarısının fiziksel tepkileri kendi bekledikleri doğrultuda olmuş, yani o kimyasal maddelerin vücutlarında oluşturması gerekenin etkinin tam tersi olmuş. Öğrencilere plasebo değil gerçek ilaçlar verilmiş, ancak öğrencilerin ilaçla ilgili tasavvurları ilaçların vücutlarındaki etkisini alt etmiş.

Yine Amerika'da Los Angeles yakınlarındaki Monterey Parkında yer alan bir futbol maçında; birkaç kişi yiyecek zehirlenmesi belirtileri göstermiş. Onları muayene eden doktor, olayın makineden alınan bir meşrubattan kaynaklandığını belirtmiş; çünkü hastalardan çoğu yanına gelmeden makinadaki meşrubattan alanlardanmış. Hoparlörle duyuru yapılmış; kimsenin makineyi kullanmaması istenmiş, bazı kimselerin hastalandığı söylenerek belirtiler tarif edilmiş. Statta bir anda insanlar öğürmeye, bayılmaya başlamışlar; makinenin bile yanına gitmemiş insanlar da hastalanmaya başlamış, suçumn makineden olmadığı anlaşılınca da, bütün herkes mucize olmuş gibi iyileşivermiş.

Bu iki örnek, zihinlerdeki tasavvurun yorumun insanın hayatını ne derece etkileyebileceğine dair güzel misaller.

Devamı haftaya...

 

 



YAZARLAR