Uzun bir gün
Tarih: 16.5.2018 16:33:51 / 223okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Geyve boğazı, Samanlı ile Kapıorman dağlarını birbirinden ayırıyor. Kapıorman, Köroğlu dağlarının batı uzantısı oluyor.
Geçit boyunca Sakarya nehri ve demiryolu size eşlik ediyor. İstanbul´dan Hicaz´a giden demiryolu bu.
Geçit kelimesinin ne çok karşılığı var. Hepsi de birbirinden güzel: Akabe, belen, derbent. Zaten buralarda bir yerde Derbent isimli bir belde kurulmuş. Görülmeye değer.
Geyve´deyiz. Sabah yeni oldu. Aziz dostumuz Ömer Karakuş ve Selçuk Sümer Özel´in artık büyümüş olan oğlu meydanda bizi karşılıyor.
Börek ve süt faslından sonra mevsimin ilk kirazını dalından yemek için dağ yamacındaki uzak bahçeye gidiyoruz. Yaşlı kiraz ağaçları ile genç fidanlar bir arada. Yaşlıları dede, gençleri torun dikmiş. Ben eski ağaçların meyvelerini, yemişlerini seviyorum. Artık tecrübeli. Ustalaşmış. İşin sırrına vâkıf.
Kiraz, meyvelerin padişahıdır. Bu konuda tartışmaya kapalıyız.
Yağmurdan sonra gelmiş olduk. Toprak kokusunu özlemişiz. Bu kokuya eşlik eden yeşil bir âlem. Derin ve duru bir gök. İsmini bilmediğimiz kuşların alıp götüren ötüşleri. Bazen onlardan birini görür gibi oluyoruz. Sonra pırrr. Neydi o?
Buradan Taraklı istikametine devam ediyoruz. Yerli turist olarak görülmek, işte o bakışlar, beni fazlasıyla rahatsız ediyor. Taraklı maalesef o noktaya doğru gidiyor. Fazla oyalanmadan Göynük´e geçiyoruz. Ahbabımız olan Kaşıkçı İbrahim Usta´ya uğrayacağız. Yetmiş küsur yaşında.
Göynük´te sizi su sesi karşılar. Ruhunuza serinlik verir. Vaktiniz olmasa bile “biraz duralım” dersiniz.
İbrahim Usta´nın dükkânına gidiyoruz. Kendisi dükkânda yok. Tanımadığımız biri var. İbrahim Usta birkaç ay önce vefat etmiş. Dükkân da oğulları tarafından bu arkadaşa devredilmiş. Mekânı cennet olsun. İyi bir insan ve kıymetli zanaatkâr idi.
Yeni ustalar işlerini özensiz yapıyor. Dükkânın her yerini karıştırıyor, rahmetlinin elinden çıkma şimşir kaşık arıyoruz. Üç kaşık buluyoruz. Buna da şükür.
Esas molayı Taşkesti´de vereceğiz. Üzülmüş olarak Göynük´ten ayrılıyoruz.
TAŞKESTİ BELDESİ
Yol ikiye ayrılıyor. Devam ederseniz Nallıhan, Beypazarı, Ayaş yolu. Sola dönerseniz Karamurat Boğazı. Boğazın sonunda Bolu ili, Mudurnu ilçesi, Taşkesti beldesi sizi bekliyor.
Küçük bir yerin merkezi ne kadar büyük olabilir ki?
Köşede Bereket lokantası var. Bir önceki gelişimizde lokantanın kapısına kadar gitmiş, fakat içeri girmeye cesaret edememiştik. Bu kez oldu. Dört masadan birine oturuyoruz.
Ocaktaki yemekler: Mercimek çorbası, pirinç pilavı, kuru fasulye ve tas kebabı. Yemekler söyleniyor, afiyetle yeniliyor. Aşçının yaşını soruyoruz. Yirmi dört. Şaşırtıcı bir başarı.
Taşkesti, ülkemizin en iyi sularından birine ev sahipliği yapıyor. Kaynağını soruyoruz. Dağlara doğru uzanan işaret parmakları. Yeterli.
Eski dağ yolunu kullanarak Dokurcun beldesine geçeceğiz. Bu yol artık pek kullanılmıyor. Yolun üstünde Karamurat gölü var. Adeta dağın içinde. Göle hâkim bir yamaçta karar kılıyoruz. Çantalar açılıyor, demlik dâhil malzemeler çıkarılıyor.
Kekikler, dağ naneleri ve türlü çiçekler arasındayız. Manzara bizi tamamlıyor. Sessizce çay içiyoruz. Sohbet edilen, muhabbet duyulan bir şeydir. Duymak, işitmekten üstündür.
Her yolculuk, aynı zamanda bir vedalaşmadır. Son kez görüyor olabiliriz. Belki bir daha gelemeyeceğiz. Nasip.
Dokurcun´a geçme vakti geldi. Madem yolcuyuz, yolda olmalıyız.
Tavşansuyu köyünde, boşalan cam şişelerimizi doldurmak için duruyoruz. Köyün lezzetli bir suyu var. Bu suyu yirmi yıldır tanıyorum. Hiç değişmedi.
KARAPÜRÇEK İLÇESİ
İşte Dokurcun. Aniden karar değiştiriyoruz. Beldenin içinden bir suçlu gibi geçiyoruz. Günün son molasını Karapürçek ilçesinde, Kirpiyan yaylasından gelen Kanlıçay´da vereceğiz. Güzel dert dinler dağlar dereler.
Karapürçek´e uğrayıp da Neşe gazozu almamak olmaz. Ev yemeği tadında.
Kanlıçay, yağmurla beraber iyice kendine gelmiş. Sanki debisi değil de özgüveni yükselmiş. Coşkun akıyor. Biraz da tehlikeli. Mazallah.
Çayın kıyısında, tenhada bir yerdeyiz. Su sesi ile sessizlik arasındayız. Ateş yakılıyor, demlik hazır ediliyor. Dağ çilekleri olmuş. Eğrelti ve ısırgan otlarının altında gizleniyorlar. Şifa niyetine.
Hava karardı. Gün bizim için sona eriyor. Tekrar başladığımız yere, Arifiye tarafına dönüyoruz. Böylece iki geçitli dağın etrafını tamamen dolaşmış olduk.
Bu güzergâhı hem gençliğin verdiği coşkuyla, hem yaşımızın getirdiği olgunlukla gezdik. Yirmi yıl önce ve bugün. Farkı düşünüyorum. Gençken dağların zirvelerini, sarp kayalıkları, derin vadileri tercih ederdik. Şimdi harekete değil de güzelliğe merakımız var. Durulmak galiba böyle bir şey.

Anahtar Kelimeler: Uzun
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Rahmet ile zahmet arasında (16 Eylül 2018 - Pazar)
Şiddet ile inayet arasında (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yazamamak (09 Eylül 2018 - Pazar)
Kitaplar, dergiler ve son durum (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Gurbetten sılaya doğru (02 Eylül 2018 - Pazar)
Ortak kader (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Onur meselesi (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Ayrı dünyalara ait iki kavram (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Yazmış bulunduk (22 Temmuz 2018 - Pazar)
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser

Konfüçyus