Uyarıyorum: Devletleri çökerttiler… Cemaatler de çökerse, her şey biter…
Tarih: 31.7.2017 13:45:21 / 372okunma / 0yorum
YUSUF KAPLAN

Türkiye dünyanın geleceğini şekillendirecek bütün bu gelişmelerin hem coğrafî hem kültürel hem de stratejik olarak tam merkezinde yer alıyor…
Uyarıyorum: Devletleri çökerttiler… Cemaatler de çökerse, her şey biter…
Türkiye´nin ince elenip sık dokunulmuş dikkatli ve derinlikli stratejiler geliştirmesi, bunları adım adım hayata geçirmesi durumunda dünyanın geleceğinin şekillendirilmesinde kilit rol oynayabilir Türkiye.
ÖZNE OLARAK TÜRKİYE DİYE BİR YER YOK!
Elbette bilfiil böyle bir maddî ve manevî güce ve imkânlara sahip değiliz. Ama bilkuvve, yani potansiyel olarak böyle bir güce sahip tek ülkesi biziz bu dünyanın.
Dolayısıyla Batılılar, bütün hesaplarını Türkiye üzerinde ve Türkiye üzerinden yapıyorlar!
Türkiye´nin bu bilkuvve gücünü bilfiil bir güce dönüştürmemesi için iki asırdır Türkiye üzerinde hem dışardan hem de içerden ameliyat üstüne ameliyat, operasyon üstüne operasyon yapıyorlar.
Yaparlar; çünkü Türkiye diye bir yer yok: İnsanlığın önünü açacak bir medeniyet iddiası olan, o iddiasını adıma adım hayata geçirme mücadelesi veren bir özne olarak Türkiye yok.
Türkiye, iki asır önce yarı-özne´ydi; ama bir asırdır, bütün iddialarını terkettiğini dünya âleme ilan etti: Tarih yapan bir özne olma özelliğini yitirdi, Batılıların yaptığı tarihte tatil yapan bir nesne´ye dönüştü.
Tam bin yıl dünya tarihini sürükleyen bir özne´den, yüzyıldır Batılıların sürüklediği tarihin önünde sürüklenen bir nesne´ye dönüştü yani.
Bu, bizim fiilen tarihten çekilmemiz anlamına geliyordu. Türkiye´de Batılıların özellikle Lozan´da yaptığı yönlendirme hatta dayatmalarla kurulan laik devlet, bizim tarihten çekildiğimizin resmen ilan edilmesiydi.
DEVLET NESNELEŞTİ, TOPLUM ÖZNELEŞMEK İÇİN DİRENDİ…
Devlet nesneleşti ama toplum nesneleşmeyi kabul etmedi.
Direndi.
Yarma harekâtları gerçekleştirdi.
Milletin adamları Menderes, Özal, Erbakan ve Erdoğan toplumun özneleşme sürecine öncülük etti.
Son yarım asırlık mücadele, meyvesini verdi; ve gelinen nokta itibariyle bütün sorunlarına, savrulmalara, konformizm biçimlerine, iktidarın bozuculuğuna rağmen, toplumun ana omurgası İslâmî omurga olarak tezahür etti.
CEMAATLER HEM DİRENİŞİN HEM DİRİLİŞİN KAYNAĞI
Bundan sonra geleceğim nokta önemli.
İki asırdır Müslüman toplumları cemaatler ayakta tutuyor. Cemaatler, hem sömürgecilere direnişin hem de yeniden dirilişin yegâne adresleri. Özellikle de tasavvufî cemaatler.
Çünkü Selçuklu´nun mayasını irfan kardı, Osmanlı´nın ruhunu irfan tecrübesi “kurdu”.
İrfan tecrübesi, aynı zamanda, Selçukluyla kurulan, Osmanlı´yla korunan bin yıllık Ehl-i Sünnet omurganın hem ruhunu hem de sürgit dinamizmini koruyan dinamosu oldu.
Selçuklu, Eyyûbî ve Osmanlı tecrübeleriyle müştereken inşa ettiğimiz bu Ehl-i Sünnet omurga, ortaya koyduğumuz ve bütün medeniyetlere, kültürlere hayat hakkı tanıyan, hepsinden beslenen, hepsini besleyen, hepsinin önünü açan, yaşamasını sağlayan, aşılamamış tek evrensel medeniyet tecrübesini yeşerten; hem de Müslümanların bin yıl İslâm dünyasını tek Gökkubbe altında birleştirerek, ittihad-ı İslâm´ı hem zihnî hem rûhî hem maddî ve küresel ölçekte hayata geçirdiğimiz muazzez bir hayat sürdürmelerini mümkün kılan muhkem omurgadır.
CEMAATLER ÇÖKERSE, KÖK KURUR, TÜRKİYE KIYIYA VURUR…
İşte son çeyrek asırdır bu İslâmî Ehl-i Sünnet omurga çökertilmeye çalışılıyor…
28 Şubat´tan 15 Temmuz´a gelen ve hâlen bütün şiddetiyle süren bu çökertme operasyonları, hem çok tehlikeli hem de iğrenç boyutlar kazandı…
İslâm tarihinde ilk defa İslâm´ın kurucu kaynakları tartışmaya açıldı, yıkılmaya çalışılıyor fütürsuzca…
Hadislere, mezheplere, İslâm´ın kurucu kaynaklarına karşı İslâm tarihinin hiç bir döneminde böylesine büyük bir saldırı olmadı.
Hadislere saldırı, Hz. Peygambere saldırının ön-aşamasıdır. Sırada Hz. Peygamber var. Sonra sıra Kur´ân´a gelecek…
Kurucu Kaynaklar, bir dinin kök´lerini oluşturur, gök ekini ruhköklerini.
Köksüz ağaç meyve vermez. Soysuzlar, bize soylu bir gelecek vadedemez. Eşyanın tabiatına terstir bu.
Temel kaynaklar yıkılınca, tutunacak dal kalmaz: Kitleler, büyük çıkmaz sokağın eşiğine yuvarlanır…
Ortalığı nihilizm, deizm ve ateizm savrulmaları kaplar: Eğer kurucu temel kaynaklar çökerse, bu savrulmaların önünde kimse duramaz.
Tarih boyunca kurucu temel kaynaklarımızı koruyan ilim, irfan ve hikmet yolculukları oldu.
Medeniyet, kriz yaşamaya başlayınca, bütün dünyayı istila eden, sömürgeleştiren emperyalist Batı saldırısının da etkisiyle Devletler çökünce, Müslüman zihin, Müslümanca yaşama zemin´i ve hayata Müslüman duyarlıklarını, zevklerini, beğenilerini, duyuş ve düşünüş biçimlerini nakşeden Müslüman zaman´ı da buharlaştı, yok oldu. Sonuçta ilim, irfan ve hikmet yolculukları da tarih oldu, son buldu…
Yaşadığımız bu ikinci medeniyet krizinin somut en önemli sonuçlarından biri devletlerin çökmesi ve sömürgecilerin icat ettiği yapay, güdümlü devletlerin zuhur etmesi oldu.
MÜSLÜMANLARI DEVLETTEN TASFİYE ETMEK İSTİYORLAR… GÖZ YUMULAMAZ!
Devletler çöktü ama cemaatler çökmedi; alttan alta hem sömürgecilere direnişi hem de dirilişi yeşertti.
Müslümanların bağımsız devletleri yok: Batı güdümlü diktatörlükler var ve Müslüman halkların burnundan getiriyorlar, Müslümanların tabiî kaynaklarını emperyalistlere peşkeş çekiyorlar…
Yeni direniş de, yeniden doğuş ve yenilenerek doğruluş da tabandan yani cemaatlerden gelecek…
Bunu çok iyi biliyor Batılı emperyalistler.
O yüzden Kadıyanîlik gibi, FETÖ gibi, bu kez İslâm´ı, içerden vuracak, küresel sisteme boyun eğdirecek, sahte cemaatler icat ettiler.
15 Temmuz bunun zirve noktasıdır. FETÖyle cemaatleri eşitleyip bütün cemaatleri önce devletten sonra hayattan uzaklaştırmak istiyorlar.
Onun için de önce İslâm´ın kurucu kaynaklarına saldırtıyorlar, sonra da Müslüman oluşumları birbirlerine saldırtacaklar…
Çok sinsi bir operasyon bu!
Oysa elimizde sadece cemaatler kaldı.
Cemaatler de bu büyük medeniyet krizinden nasibini aldı.
İhale peşinde koşturan, siyasanın ve piyasanın peşinden koşturan STK´lara dönüştü ve ruhsuzlaştı, amacından sapmaya başladı…
Bütün bunların hepsi doğru.
Ama asıl görmemiz gereken ve görmekte zorlandığımızı gördüğüm ürpertici gerçek, cemaatlerin hedef tahtasına yatırılmasından geniş Müslüman kitlelerin tedirginlik duymamaları hatta memnun olduklarını söyleyebiliyor olmaları.
İşte bu felâket.
Büyük bir felâket bu.
Zokayı yuttuğumuzun göstergesi, ürpertici felâket.
Bu mesele en temel ve çetrefilli meselemiz olacak…
Hem kurucu temel kaynakların korunması hem cemaatlerin fitne-fesat tuzağına düşürülerek birbiriyle boğuşmasının önüne geçilmesi hem de cemaatlere operasyon çekilerek Müslümanların devletten bütünüyle temizlenmesi gibi üç temel hayatî meselemiz var üzerinde derinlemesine kafa yormamız gereken.
Son söz olarak uyarıyorum: Devletleri çökerttiler… Cemaatler de çökerse, her şey biter… Allah muhafaza.
Allah kardeşliğimizi bozmasın, tuzaklara karşı basiretimizi bağlamasın. Amin

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Muhakkak ki kulak, göz, kalp, bunların her biri kendi fiillerinden mesul tutulacaklardır.

Hz. Muhammed
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Din´e uyacağız, din´i kendimize uydurmayacağız...
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
MAVİ SU AK KÖPÜKLÜ SU
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
DEDİKODU
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Cinayette fotoğrafın tamamını kaçırmayın
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Medine´de son Cuma (2)
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Müslümanların 24 ölümcül hatâsı
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
DEVLET A.Ş. YAHUT ÜST KURULLAR
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Kitap kurtları
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Siyaset ile insaniyet arasında
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Yakışıklı ceset
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
İnsan olmak / İnsan kalmak
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Kaşıkçı suikasti: Böyle bir şey olamaz!
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Suçlu ürünler listesi
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
HOMO DÜT DÜTÜS*
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Kaleci ve Savunma Hataları
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Zincir
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
ÇOCUĞU NE OKUTUR?
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ