Üniversiteler ve hocalar niye var?
Tarih: 6.1.2017 11:04:56 / 489okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Üniversitelerin ve oralardaki hocaların varlık sebebi nedir? Kısaca iki şey: 1. Alanlarında üretilmiş bilgileri öğrenmek, yeni bilgiler üretmek, analitik düşünme yeteneğini geliştirmek, sonuçta ilmî ve fikrî gelişmeye katkı sağlamak. 2. Bu bilgi ve fikirleri öğrencisiyle, toplumuyla paylaşmak suretiyle o bilim yuvasını kuran, hocalarını yetiştiren devlete ve millete borcunu ödemek.

Bir ülkede bilim kuruluşları bu iki noktada ne kadar başarılı olursa, ülke ve millet de o kadar başarılı ve hızlı gelişir. Modern dönemde önce Batı, ardından Uzak Doğu tecrübeleri bunu gösterdi. (Manevi gelişme için aynı şeyler söylenemez ama o başka bir konu.)

***

Osmanlı´nın gerilemesine yol açan bin sebep sıralanabilir; ama hepsinin ana sebebi, bilgi ve düşünce üretmesi gereken kurumların ve kadroların işe yaramaz hale gelmesidir. (Bazıları bu tespiti ‘Osmanlı karşıtlığı´ olarak yorumluyorlar. Tam tersi… Çünkü Osmanlı gerçekten insanî diyebileceğimiz birkaç yüksek medeniyetten birinin adıdır ve onun çökmesiyle sadece biz değil, insanlık çok şey kaybetti; bugün yaşananlar da bunu gösteriyor.)

Zaten Osmanlı idaresi de kendi eğitim kurumlarının dünyadaki gelişmelerin çok gerisinde kaldığını farketti. Tekke ve tarikatların resmî bir düzene sokulması, ıslâh-ı medâris çalışmaları; her seviyede pek çok modern okulun ve bilhassa Dârülfünûn´un (İstanbul Üniversitesi) açılması son derece hayırlı işlerdi. Ama geç kalınmıştı. Yine de bugünkünden daha ileri noktada olabilirdik. Ama önce I. Dünya Savaşı zayiatı, ardından –birçok iyi işlerin de yapıldığı- Cumhuriyet döneminin katı ideolojik zihniyet ve icraatı, bilimsel özgürlük ve gelişme hususundaki umutları en az bir asır geciktirdi. Hâlâ da eğitim-öğretimimiz, yukarıda sunduğum anlamıyla bilimsel gelişme ve verimlilik çizgisini yakalayamadı.

***

Bizim ilâhiyat alanını örnek vereyim. Halkımıza korkunç bir hayal kırıklığı yaşatan FETÖ ihanetinden sonra ülkemizde tarikat ve cemaatlerin gündem olduğu herkesin malumudur. Bu mesele akademik olarak önce ilâhiyat fakültelerindeki tasavvuf hocalarını ilgilendirir. Keza DAİŞ´in insanlığı ve ülkemizi hedef alan vahşi saldırıları, örgütün dinî referanslı olması nedeniyle ister istemez İslâm´ı gündeme getirmekte, bu da bütün ilâhiyat hocalarını ilgilendirmektedir. Son DAİŞ saldırısını yorumlayanlardan bazısının bu yapıyı “İslâmî terör örgütü” diye andıklarını izledim. Bazı insanların, özellikle gençlerin –açıkça konuşmaktan çekinseler de- terör, geri kalmışlık, “ahlâkı önemsemeyen dindarlık” görüntüleri gibi durumlarla İslâm arasında bir ilişki bulunup bulunmadığı hususunda ciddi bir kuşku ve zihin karışıklığı yaşadıklarına dair bilgiler alıyoruz.

Tabii ki din gibi derin birikim isteyen bir konuda herkes tek başına doğru bir bilgi ve aydınlanmaya ulaşamaz. Bunun için din bilginlerinin toplum kesimlerini doğru, yeterli ve sürekli bilgilendirmeleri gerekir. Uzmanlığın değer gördüğü bir ülkede insanlar doğru bilgiyi uzmanlarından alırlar; çünkü öncelikle onlara güvenirler. Onlar da bu güveni hak edecek ilmî yeterlilik, özgürlük ve objektifliğe sahip olurlar.

Fakat biz ilâhiyat hocalarının –hepsi diyemem ama- önemli bir kısmı, akademik kariyer yapmaya başlayınca kendi alanının tarihî birikimiyle bir gönül bağı kuruyor, hatta bazıları o alanı neredeyse kutsuyor ve eleştirel düşünceye kapatıyorlar. FETÖ gibi, DAİŞ gibi sorunlar çıkınca da söyleyecek sözleri olmuyor. Biri çıkıp da “Bizi buraya getiren şu dinî kültürümüzü gözden geçirelim” dediğinde de “cemaat düşmanı” veya “modernist, reformcu” gibi suçlamalara maruz kalıyor.

Her şeye rağmen bu sorunu çözmek hem dinimize hem de insanımıza karşı borcumuzdur.

Anahtar Kelimeler: Üniversiteler, hocalar, niye
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Başkasını düzeltmeniz için, önce kendinizi düzeltiniz!

HZ.ÖMER (R.A)