Ümmet ve Ümmetçilik
Tarih: 24.8.2017 11:45:13 / 310okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

TDV İslâm Ansiklopedisi´nde “Ümmet” maddesi mevcut; ancak “Ümmetçilik” yok. Bu bir açıdan normal; çünkü klasik kaynaklarımızda böyle bir terime rastlanmaz. Ama yine de bu madde olmalıydı; çünkü son dönem literatüründe bu kavram kullanılmakta; ayrıca böyle bir anlayış da var. Nitekim aynı konumdaki İslâmcılık ansiklopedine madde başıdır.
***
Ümmet ne demek? anılan ansiklopedide bu terim “Bir peygamberin tebliğ ettiği dine inanan veya o dine muhatap olanların meydana getirdiği topluluk” şeklinde tanımlanmış. Bu ikili tanım, “ümmet-i davet” ve “ümmet-i icabet” şeklindeki ikili kullanımdan ileri geliyor. Bunlardan birincisi İslâm tebliğine muhatap konumundaki insan topluluğunu, ikincisi ise İslâm davetine olumlu karşılık verip Müslüman olmuş kitleyi ifade eder. Ancak ümmet terimi yalın kullanıldığında genellikle aynı temel dinî inanç ve uygulamalarda birleşen, bundan dolayı –dünyanın neresinde olursa olsun- birbirleri hakkında özel bir yakınlık hissi taşıyan insan topluluğunu ve bu topluluğun ortak aidiyet hissini ifade eder. Bu aidiyetten dolayı bütün Müslümanlara İslâm ümmeti ve ümmet-i Muhammed de denir. Ümmet kavramı, Kur´ân-ı Kerîm, hadisler ve diğer İslâm kaynaklarında her dönemde kullanılmıştır.
Ümmetçilik ise İslamcılık gibi yeni şartların ürettiği bir kavramdır. Hikâye malum: 17. yüzyıldan itibaren İslam´ın ve Müslümanların kadim düşmanları ilim ve teknolojinin sağladığı yeni imkânlarla sürekli güçleniyordu. Nihayet 19. yüzyılda Müslüman aydınlar ve siyasetçiler, diğerleri karşısında her alanda yenik duruma düşen Müslüman dünyayı tekrar toparlayıp silkinişe geçirmek için İslamcılık ve ümmetçilik denilen fikir hareketlerini ürettiler. Şu halde ümmet kavramının aksine ümmetçilik, siyasal sebeplerin ürettiği, pragmatik yanı ağır basan ideolojik bir kavram gibi durmaktadır. Nitekim günümüzde en barışçı ve ağırbaşlısından en radikali ve şiddet taraftarına kadar bütün İslâmcı hareketlerin aynı zamanda ümmetçi olduğu söylenebilir.
Bu açıklamalardan yola çıkarak ben ümmet ile ümmetçilik kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini; çünkü birincinin ahlâkî, ikincinin ise siyasal/ideolojik olduğunu düşünüyorum. Ümmet duygusal bir anlam içerdiği için her bir Müslüman bireyin kendi dindaşlarına karşı hissettiği yakınlık, sevgi, şefkat, merhamet, yardım gibi yapıcı ahlâkî hisleri çağrıştırır; Dindaşlar arasında böyle hislerin bulunması doğal ve anlaşılır bir durumdur. “Ümmetçilik” ise siyasal ve ideolojik çağrışımları nedeniyle zamana, şartlara ve olaylara göre hem birleştirici bir dinamik olma ve pozitif sonuçlar doğurma hem de –son yıllarda İslam dünyasında görüldüğü gibi- ayırımcılık ve çatışmacılık üretme ya da var olan doğal veya kültürel farklılıklar üzerinden ayrışma ve çatışmayı kışkırtma riski taşıyan bir kavramdır.
***
Elbette İslâm ümmetinin bir kurtuluş hareketine belki de tarihte olmadığı kadar ihtiyacı var. Ancak yaklaşık 200 yıllık tecrübeler göstermiştir ki bu, kırk defa denenmiş olan yolları bir daha, bir daha… denemekle olmuyor. Sanıyorum Einstein´in sözüymüş: “Her defasında aynı sonucu verdiğini göre göre aynı şeyi tekrar edip farklı sonuç beklemek aptallıktır.” İslam dünyasının kurtuluş hareketinin –anladığım kadarıyla- iki temel şartı olacaktır: 1. İslâm toplumlarının sloganik veya ‘fırsatçı´ dindarlık yerine, Allah´ın Kitabında itikadi ve psikolojik altyapısı hazırlanmış, Peygamber efendimizin Sünnetinde ruhaniyeti ve şeklî şartlarıyla yaşanıp örneklenmiş olan, hatta çağdaş dünyanın da muhtaç olduğu ahlâkîliği ve ruhaniyeti yüksek bir dindarlığı geliştirmek; 2. İslâm toplumlarının yeni dünyada elde etmek istedikleri kimlikli ve onurlu yere tekrar ulaşmaları için gerekli olan çağdaş maddi medeniyeti gerçekleştirmek.
Bazılarını duyar gibiyim: “Bu eğitimle mi?” diyorlar. İnşaallah bu eğitimi de aramayız.

Anahtar Kelimeler: Ümmet, Ümmetçilik
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çıkacağım merdivene sabırı merdiven yaparım.

Mevlana