Türkülerimizi Unutulmaktan Kurtaran Kahraman Muzaffer Sarısözen (1899- 1963)
Tarih: 8.1.2018 17:00:42 / 2456okunma / 0yorum
Müjgan Üçer

 

Muzaffer Sarısözen´in mensup olduğu kadîm Sarıhatipzâdeler ailesinin şehir kültürümüz ve kültür tarihimizde çok seçkin yerleri vardır. Osmanlı toplumu içinde beş yüz yıllık tarihi geçmişleriyle Sarihatipzâdeler, Sivas´ı Sivas yapan değerlerin oluşmasında, I. Dünya Savaşı, Millî Mücadele ve Cumhuriyet döneminde kendilerine düşen görevi büyük bir gayretle yerine getirmişlerdir. Aileden, birçok âlim, müderris, müftü, mutasavvıf ve devlet adamı yetişmiş ve Sivas´ın sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına büyük katkılar sağlayan vakıf müesseseleri de kurmuşlardır. Mensupları tarafından han, çeşme, çilehane, Sarıhatipzâde Numan Sabit Efendi [1696-1768] tarafından da zengin bir kütüphane vakfedilmiş ve kütüphaneye gelir için pek çok dükkân, ev, değirmen,  hamam, arazi ve bostan vakfetmiştir.

Osman Paşa Camisi´ni kiliseden camiye Sarıhatipzâdeler çevirmiş, Sivas´ta dinî otoritenin sembolü Cami-i Kebir (Ulu Cami)´de imamlık, hatiplik, mütevellilik görevlerinde bulunmuşlar, Cami-i Kebir´in (Ulu Cami) onarımını ve her türlü bakımını üstlenmişlerdir. Sivas Belediyesi tarafından 8 Mayıs 2011 tarihinde Sivas´ta yapılan "Kültür Tarihimizde Sivaslı Bir Aile, Sarıhatipzâdeler Sempozyumu”nda mensupları ve eserleri hakkında sunumlar yapılmış ve bu çalışmalar Kültür Tarihimizde Sivaslı Bir Aile, Sarhatipzâdeler, kitabıyla yayımlanmıştır.

Sarıhatipzâdeler ve eserleri üzerinde yapılacak yeni araştırmalar ve çalışmalar ile konunun zenginleşeceği tabiidir. Sarıhatipzâdeler´in unutulmaması gereken hizmetlerinden biri de Sivas Gökmedrese´nin tamiridir. Sivas müftü ve müderrisi Sarıhatipzâde Seyyid Abdullah Efendi, Gökmedrese´nin yıkılan eyvanını tamir ettirmiş ve ahşap olarak bazı favkanî odalar ekletmiştir. Bu onarıma ait beyaz mermere hakk edilmiş olan tamir kitabesinde şu ifade yer alıyor:

“Muhakkak müftü ve müderris Seyyid Abdullah onu 1239/1824 Ramazanında tamir edip onardı.  Sanki onu ikinci kez yeniden yaptı. Allah onun çalışmasından ve iyi niyetinden dolayı hayrını çoğaltsın”.

Din ilimleri alanında temayüz etmiş olan Sarıhatipzâde Seyyid Abdullah Evliya Efendi [1799-1862], Şifâiye, Sahibiye (Gökmedrese) ve Burûciye Medreselerinde müderrislik de yapmıştır. Çocuğu olmadığı için mirası, amcasının oğlu Sıbgatullah-ı Sâni Efendi´ye kalmıştır. Aile mensuplarının Cami-i Kebir hatibi ve de fertlerinin sarışın olmaları dolayısıyla Hatipzâdeler, yaygın olarak da Sarıhatipzâdeler olarak tanınmışlardır. Aileden birçok müftü yetişmiş olması dolayısıyla, Sarımüftüzâdeler ve Müftü Efendiler olarak da şöhret bulmuşlardır. Ailenin daha sonraki kuşaklarından olan 1840 doğumlu Sıbgatullah-ı Sânî Efendi´nin tasavvufî düşünceyle uzatmış olduğu ve kimseye göstermediği saçları, camide abdest alırken kavuğunun düşmesiyle görününce orada bulunanlar tarafından fark edildiği ve bu olaydan sonra Saçlı Efendiler olarak da anılmaya başlandığı bilgisini bizlere Uğur Sarısözen vermişti.  Aile 1934´te soyadı kanunu ile Sarıhatip´e izafeten Sarısözen soy ismini almışlar ki Sarısözen´i öneren de Fehmi Sarısözen [1896-1942]´dir.

Millî musîkimizin ve Türk halk müziğinin âbide şahsiyeti Muzaffer Sarısözen adını ilk defa çocukluğumda şöyle duymuştum:

1946 yılı, babamın görevi sebebiyle Eskişehir´deyiz. İlkokul birinci sınıftayım. Galiba öğle suları, radyodan bir anonsla; "Yurttan Sesler" programı başladı. Annem bunun üzerine bana şöyle söylemişti: "Bu programı hazırlayan ve şu anda konuşan Muzaffer Sarısözen Bey hemşehrimizdir, Sivaslı´dır."

 Burada küçük bir çocukken beni etkileyen, önce Sivas sözü sonra, Sivaslı Muzaffer Sarısözen ve türkülerimiz. Her programda, hemşehrimizin sesi ve Sivas türküleri bizi âdetâ kanatlandırarak Sivas´a ulaştırırken yöremizin ağız özellikleriyle,  mahcup ve mahviyetkâr sesiyle Sarısözen´in bu konuşmaları, her programda biraz daha kulaklarımıza ve gönlümüze nakşoluyordu.

Yurttan Sesler;  radyo demenin müzik demek olduğu günlerde,  ezgilerimizi dinlediğimiz ve öğrendiğimiz musikî zevkimizi bütünleştiren bir okuldu.  Medeniyetin üç unsuru;  mutfak, musikî ve mimarî içinde türkülerimizin gür sesi olan bu program,  milletimizin hayatındaki bu zenginliğimizi de kanıtlıyordu.

Sivas Valiliği ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından  Sivas´ta 18-20 Kasım 2013 terihinde yapılan "Ölümünün 50. yılında Muzaffer Sarısözen  Sempozyumu" nda  musikî tarihimizin abide ismi Muzaffer Sarısözen  konunun uzmanları tarafından  her yönüyle anıldığı gibi, bildiriler 2 cilt halinde yayımlanmıştır.

2019  yılı Muzaffer Sarısözen´in doğumunun 120. yılıdır. Türkülerimizi unutulmaktan kurtaran Muzaffar Sarısözen   2019 yılında da anılmalı, hatırası taziz etmeliyiz.  

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İFTAR KOKUSU (15 Mayıs 2018 - Salı)
AHMET KUTSİ TECER´İ DİNLERKEN (27 Nisan 2018 - Cuma)
IRMAKLARIN SİVAS´I (05 Mart 2018 - Pazartesi)
HZ. SÜLEYMAN PEYGAMBER VE HAYVAN EFSANELERİ (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
"AĞIZSIZ DİLSİZ " CANLILAR (31 Ekim 2017 - Salı)
ATALAR SÖZÜ YERDE KALMAZ (17 Ekim 2017 - Salı)
Sivas´ta Komşuluk (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Fikir sahibi olmaya,mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün gerçek zenginliğin sırrını bulacağız.

PEYAMİ SAFA