Türklerle Kürtlerin tarihle imtihanı, tarihî sınavı
Tarih: 15.10.2019 00:00:03
Yusuf Kaplan

Türklerle Kürtler, Müslümanlık´ta buluştular, kardeş oldular. Ve tarihi birlikte yazdılar.

Birlikte, omuz omuza, İslâm´ın bayraktarlığını yapma, hakikat sancağını yere düşürmeme yolculuğuna çıktılar ve tarihin akışını değiştirdiler.

Sadece İslâm tarihinin değil, dünya tarihinin kaderi de buna göre şekillendi.

Tarihte pek az kavmin kaderi bu kadar kesişmiştir! Ve pek az kavim, bütün düşmanları çatlatacak bu kadar muazzam ve muazzez kardeşlik örnekleri sergileyebilmiştir!

İslâm´ın nimetini ve kıymetini bilelim.

MALAZGİRT RUHU: KARDEŞLİK UFKU

Bizimkisi, hakikaten bütün bir tarihe, bin yıllık zaman dilimine yayılan benzersiz, örnek alınacak bir kardeşlik hikâyesidir. Bu kardeşlik, elbette ki, büyük tarihî hâdiseler üzerine bina edilmiştir.

İlk büyük hâdise, Malazgirt Zaferi´dir. Tarihi sadece ırk eksenli okumanın yol açacağı hasarlara en güzel örneklerden biri, “Türklerin Anadolu´ya girişinin başlangıcı” olarak sunulan Malazgirt Zaferi´dir. Malazgirt, bir ırkın değil, bir ümmetin topyekûn gerçekleştirdiği muazzez bir zaferdir.

Malazgirt, Türklerin Anadolu´ya girişlerinin başlangıç tarihi değildir (zira Türkler, Anadolu´ya çok daha önceleri gelmişlerdi); Anadolu´nun kapılarını nihâî olarak İslâm´a açtıkları tarihî bir süreçtir.

Malazgirt´i Malazgirt yapan ruh, gelmekte olan Haçlı tehlikesine karşı bütün Müslüman kavimlerin önce kardeşlikte güçlü, sarsılmaz bağlar tesis etmeleridir.

Malazgirt, dünya tarihinin yönünü ve yörüngesini şekillendirmesi bakımından bir dönüm noktasıdır: İşte bundan sondadır ki, İslâm´ın insanı aziz kılan mesajını önce Anadolu´ya, Bizans´a, sonra da Balkanlar´a, Avrupa´nın içlerine kadar yayılabilmesi mümkün olabilmiştir.

Hülâsatü´l-beyân: Müşterek İslâm ruhu, Türkleri de, Kürtleri de, Arapları da diri tuttu, kenetledi, Malazgirt´te tarihin akışını değiştirecek bir ruh atılımına imkân verdi.

İSLÂM´IN SAVUNMA HATTINI TÜRKLERLE KÜRTLER ÇİZDİLER VE MABEDİ ÇİĞNETMEDİLER!

erle Kürtler, tarih boyunca İslâm´ın savunma hattını çizdiler, sınırda beklediler, mabedi çiğnetmediler: Mabedi yani hakikatlerini, haysiyetlerini ve kardeşliklerini büyüttüler, gözleri gibi muhafaza ettiler.

Türklerle Kürtlerin tarihin dönüm noktalarında karşı karşıya kaldıkları büyük imtihanları alınlarının akıyla verdiklerine tarih şahittir, bu topraklar şahittir, bu ülkenin bizi birbirimize etle tırnak gibi kaynaştıran Müslüman sosyolojisi ve Müslüman antropolojisi şahittir.

İlk büyük tarihî imtihanımız, Haçlı saldırılarının püskürtmemize imkân tanıyan Malazgirt´te İslâm´ın Hakikat Bayrağı yere düşmesin diye sergilediğimiz kardeşlik, kefereye karşı omuz omuza verdiğimiz hayat-memat savaşıydı. Malazgirt zaferle sonuçlanmasaydı, Anadolu´nun İslâmlaşması çok gecikecek, daha da önemlisi gelmekte olan Haçlı saldırılarını nasıl püskürtebileceğimizi gösterebilecek ruh ve model ortaya çıkmayacaktı.

Malazgirt´te de Haçlı saldırıları sırasında da Kürtler ve Türkler olarak omuz omuza vermemiz, birincisi, buradan Haçlıları defetmemizi; ikincisi, biz Haçlılarla ve Moğollarla boğuşurken bizimle savaşan Şia fitnesini yok etmemizi; üçüncüsü de, bu zorlu mücadelelerden sonra tesis edilecek İslâm dünyasının tek çatı altında toparlanma atılımını gerçekleştirmemizi mümkün kıldı.

İşte burada ortaya koyduğumuz kardeşlik ruhu ve kader birlikteliği şuuru, daha sonraki kritik tarihî süreçlerde nasıl hareket etmemiz gerektiğini gösteren muazzam bir model oldu.

Bu modelin Yavuz döneminde de, yüzyıl önce bu topraklardaki varlığımızı nice zorluklara rağmen koruyabilmemiz sürecinde de anasır-ı İslâm´ın iki ayrılmaz, koparılamaz sütunu olarak işletildiğini ve bizim dimdik ayakta durmamızı sağladığını hatırlamak bile gereksiz.

TÜRKLERLE KÜRTLERİN GELECEĞİMİZİ BELİRLEYECEK TARİHÎ İMTİHANI: BİRBİRLERİNE OMUZ MU VURACAKLAR, OMUZ MU VERECEKLER

Kürtler ve Türkler şimdi yeni bir tarihî imtihanla karşı karşıyalar bir asırdır: Birbirlerine omuz mu vuracaklar, omuz mu verecekler, sorusu geleceğimizi belirleyecek hayatî sorudur: Yalnızca bizim geleceğimizi değil, bölgenin geleceğini de, emperyalistlerin bölgedeki geleceklerini de.

Bu soru, bizi başka bir hayatî soruya götürüyor: Türklerin de, Kürtlerin de geleceği nerededir? İslâm´da mıdır, Batılıların zihnen ve fiilen uydusu olmakta mı?

Türkler, bir asırdır yaşanan Jakoben / tepeden dayatılan laiklik projesiyle İslâm´dan kopmanın eşiğine geldiler! Direndiler ama tehlike geçmiş değil henüz; aksine yeni, ürpertici boyutlar kazandı!

Bu süreci Kürtler de yaşadılar, yaşıyorlar: Kürt Kemalizmi ve Jakobenizmi, Kürtlere Kürtleri İslâm´dan uzaklaştıracak bir proje dayatıyor Leninist-Stalinist Amerikan destekli “makinalı tüfeğiyle”!

Hülâsâtü´l-hülâsâ: Türkler ve Kürtler olarak tarihî bir imtihandan geçiyoruz...

Allah, emperyalistlerin, laik ideolojilerin prangasından, zihnî sömürgecilik biçimlerinden kurtarsın bizi.

Ve şaşırtmasın!

 

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Rus ruhu´nun dirilişi (mi?) (26 Ekim 2019 - Cumartesi)
Ulus devletlerin çöküşünü yaşıyoruz... (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Türkiye, kendi yolunu kendisi belirleyecek... (20 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Türkiye´nin siyasetle yorucu imtihanı (25 Haziran 2019 - Salı)
Fetih ruhu ve rüyası (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ramazan´ın atları ve okları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Oruç, niçin benzersiz´dir? (21 Mayıs 2019 - Salı)
Ruhköklerimize, anayurdumuza yolculuk-1 (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Sudan´da neler oluyor? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçimlerin vebali ve toplumun basireti (01 Nisan 2019 - Pazartesi)
Ölüm fikri ve duanın sınırsız gücü (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Hatırladıkça özgürleşir insan... (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Bugün Venezuela, yarın Türkiye! (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin “cinsiyet”le imtihanı (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Türkiye´nin cinayetlerle imtihanı (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7153
EURO
6.3279
booked.net
Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.

MEVLANA (R.A)
Bir adim atmak icin 200 kasinizi kullanirsiniz.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59