Türkler ve Ruslar
Tarih: 27.11.2017 11:36:33 / 242okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Edebiyatta Önyargı. Bir zamanlar önyargı beslediğim bazı insanları yakından tanıdıktan sonra çok sevmişimdir. Farklı düşünmek, farklı duyarlıklara sahip olmak, yok saymak için gerekçe olamaz. Farklılığı zenginlik olarak görünce, kabullenmek kolaylaşır. Farklı olanı anlamaya çalışmak ufuk açıcıdır, insana farklı açılardan bakmasını öğretir.
Önyargılar, belirli bir zamanlarda ve belirli şartlar altında edinilmiş kanaatlerdir. Şartlar değişir, fakat gayret gösterilmezse kanaatler değişmez. Sadece tek tek insanlar değil, ideolojik gruplar, cemaatler, toplumlar da birbirlerine karşı önyargılı olabilirler.
Edebiyat dünyasında da önyargılar çok zaman belirleyici olabilmektedir. Edebî eserin kendisine değil de, yazarının mensubiyetine bakanlarımız hâlâ çoğunluk teşkil ediyor. Birbirini yok sayan, birbirini hiç okumayan iki aydın grubu, iki farklı edebiyat dünyası... Edebiyatta sağ-sol, ilerici-gerici ayrımı Soğuk Savaş yıllarının kötü bir alışkanlığıdır. Soğuk Savaş bitti, ama nasıl politikada o dönemin alışkanlıkları devam ediyorsa, kültür hayatımızda da devam ediyor. Hâlbuki taraflar birbirlerine önyargılarından arınarak bakabilseler, edebiyat hayatımız yeni renkler ve zenginlikler kazanacak.
***
Edebiyat ve Felsefe. Düşünmek, fikir üretmek, filozofların tekelinde değildir. Filozoflar, etik, estetik, metafizik ve bilgi gibi temel meseleler üzerinde kafa yorar, kavrayıcı ve açıklayıcı sistemler inşa etmeye çalışırlar. Acil ve hayatî meseleler daha hızlı düşünmeyi ve çözüm üretmeyi gerektirir. Böyle meselelerle, sosyal bilimlerle uğraşan bilim adamlarının, aydınların ve edebiyatçıların ilgilenmesi son derece tabii ve kaçınılmazdır. Ayrıca edebiyatın etkileme gücünü hesaba katmak gerekir. Ziya Gökalp gibi bazı “düşünür”ler de, edebiyat adamı olmadıkları halde, edebiyatın etkileme gücünden faydalanmışlardır. Mehmed Akif, Yahya Kemal, Peyami Safa, Necip Fâzıl, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Kemal Tahir gibi, gerçekten “düşünen” edebiyat adamları hiç şüphesiz, Türk düşünce hayatına ayrı bir renk ve tat kazandırmışlardır. Edebiyat adamları, unutmamak gerekir ki, sezgileri güçlü adamlardır ve zaman zaman sezgileriyle filozof ve mütefekkirlere yol göstermiş, ufuk açmışlardır.
***
Edebî Polemikler. Edebî polemikler, eğer seviyesi korunursa, son derece faydalıdır; yeni düşünce alanları açar ve taraflarda kendi görüşlerini yeniden gözden geçirme fırsatına dönüşür. Ancak bizde hemen bütün polemikler, medenice başlasa bile, çok geçmeden şahsiyata dökülmüş ve küfürleşmeyle noktalanmıştır. Hâlâ öyle... Bunun en önemli sebebi, tarafların kendilerini mutlak haklı görerek birbirlerini küçümsemesi ve aşağılaması, karşı tarafa saygı duymamasıdır. Bu yüzden fikir ve edebiyat tarihimizdeki polemikleri anlatanların çoğu “polemik” yerine “kavga” kelimesini tercih etmişlerdir.
***
Editörlük. Türk yayıncılığında editörlük başlı başına bir problemdir. Editör istihdam eden yayınevlerinde bile bu hizmetin doğru dürüst verildiği söylenemez. Editör olarak görev yapanlara o kadar çok iş yüklenmektedir ki, bırakın yazarlara ve şairlere yol göstermeyi, akıl hocalığı yapmayı, onlarla iletişim kuracak zaman bile bulamamaktadırlar. Piyasada editör olarak görünenlerin akıl hocalığı yapacak seviyede olup olmadıkları ayrı bir konudur. Dergiler için de aynı şeyler söylenebilir. Bizde özellikle edebiyat dergileri bir veya iki kişinin fedakârlıkları sayesinde yaşar. Dergi yöneticisi aynı zamanda hem yazar, hem editör, hem musahhih, hem tasarımcı, hatta hem de paketleyici ve dağıtımcıdır. Bu yüzden genç yazar ve şairlerle özel olarak ilgilenecek vakitleri ve takatleri yoktur.
***
Ve Dergiler. Sinema ve tiyatro, Kültür ve Turizm Bakanlığı´ndan belli ölçüde maddi destek alarak ayakta durmaya çalışıyor. Edebiyat, sanat ve fikir hayatımızın nefes alıp verdiği dergilerin niçin ihmal edildiğini henüz anlayabilmiş değilim. Dergilerin Bakanlıkça ciddiye alındığına dair bir işaret de görmüyorum. Herhangi bir bankaya, holdinge, cemaate yahut partiye sırtını dayamamış edebiyat ve düşünce dergilerinin uzun süre ayakta kalmaları mümkün değil. Peki ne yapılabilir?
Türkiye´de Kültür ve Turizm Bakanlığı´na bağlı yüzlerce kütüphane var; bu kütüphaneler için rüşdünü ispat etmiş dergilere -tabii adalet esas alınarak belli kıstaslar konulmak suretiyle- abone olunsa, bu dergiler hiç değilse ayakta durmayı başarırlar. İyi bir derginin kapanması, kültür hayatımızda bir damarın tıkandığı anlamına gelir.
Bu, aslında bir çeşit örtülü sansürdür.

Anahtar Kelimeler: Türkler, Ruslar
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Hakkın dile getirilmesi gereken yerde susan, dilsiz şeytandır.

Hz. Muhammed