Türkiye, müşterek derdimizdir
Tarih: 5.6.2017 14:41:53 / 574okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

“Vatan, milletin evidir." Böyle biliyor ve inanıyoruz. Bu topraklar herkesin, her kesimin evidir. Seksen milyon içinde çok az insanın gidecek ve kalacak başka bir adresi vardır. Bizler buradayız ve olacağız.
Türkiye, müşterek derdimizdir
Haber Merkezi Yeni Şafak
Ev içinde sorunlar çıkar, münakaşalar yaşanır. Bunlar normaldir. Aile kalabalıksa, bu durum daha sık gerçekleşir. Bir çatı altında değişik siyasi görüşler de bulunur. Bunun olumsuz bir şey olduğunu söyleyemeyiz. Ayrıca nesil ve mizaç farkları da kaçınılmazdır.
Kimi evde yenilik ister, kimi eskisi gibi devam edilmesinden yanadır. Benim sorun olarak tanımladığım şeyi ailenin başka bir ferdi öyle görmeyebilir. Nihayetinde hayat devam eder.
Devlet, evin direğidir. Eve su ve elektrik lazımdır, güvenlik gerekir. Adalet veya eğitim gibi ihtiyaçlar vardır. Düzen şarttır.
Milletin (ailenin) içinde her yaratılıştan insan olur. Bazıları kullanışlı bir nesneye dönüşebilir. Kiminin gözü menfaatinden başkasını görmez. Kimi de düşmanlıktan yola çıkar. Bu onu, ´içerdeki eleman´ olmaya kadar düşürür. Evet, düşmek.
Tam burada, kısa bir iktibas yapalım: "Şan, şöhret ve makam sevgisinden dolayı zalimlerle dostluk kurmak ve ümmetin aleyhinde olabilecek işler çevirmek, İslâm´ı bütünüyle götürür." (Ataullah İskenderî, Tasavvufî Hikmetler, Dergâh Yayınları, sayfa 70.) Bu cümleyi okur okumaz aklımıza ne geliyor?
Milletin hayatına kasteden, devleti etkisiz hale getirmek isteyen, yani evimizi yangın yerine çevirmeye çalışanlar her devirde vardır.
Hainlik ederler, yıkıcı düşünceler ve eylemler içine girerler. Böyleleri adalet ve merhamet duygusunu da kaybetmiş olurlar. Bir şey anlatma imkânınız yoktur, anlatamazsınız. O melekeleri kendilerinden uzaklaşmıştır. Paralel ihanet şebekesi veya bölücü terör örgütü mensuplarına bir bakalım. Dindarlara tahammülsüz olanlara dikkat edelim. Ortak özellikleri nelerdir? Yalan ve nankörlük. Yalan ve nankörlük içinde olanlardan doğruluk ve vefa bekleyemeyiz.
Daha önce söylediğimizi tekrar edelim: Uzağı görüyor, fakat yakını görmekte zorlanıyoruz. Düşmanlık ve kötülük, çoğunlukla yakınımızda olanlardan geliyor.
Bu bana millî bir zaaf gibi geliyor. Müşterek dert, ortak kusur.
***
Yukarda saydıklarımızın dışında, hangi fikirden olursa olsun, herkesin bu evin yahut vatanın iyiliğini düşündüğüne inanıyoruz. Beşiktaş´ta evet ve hayır standlarını görmüştüm. Aralarında birkaç metre mesafe ancak vardı. Her iki grup da Türk bayrağı taşıyor ve dalgalandırıyordu.
Mühim bir nasihattir bu: "Her insanın hem iyilikleri, hem kötülükleri bulunur. Bir kimsenin iyilik tarafının kötülüğe galip olması kâfidir." Hata hepimiz içindir. İyi şeyleri görmeli, çoğaltmalı ve ortak hassasiyetleri geliştirmeliyiz. Birbirimizi sonuna kadar dinlemeli, anlamaya gayret etmeliyiz.
Ortak hassasiyet, elbette vatandır. Kadim evimizdir. Evimizin direği ve düzenidir. Türkiye, bizim en temiz niyetimizdir.
Mesnevi´de üzüm hikâyesi geçer.
Bir adam, dört kişiye bir miktar para verir ve "bu parayla istediğinizi alın" der.
Dört farklı insandan bahsediyoruz. Biri, bu parayla ´engür´ alınmasını ister. Diğeri itiraz eder. O ´üzüm´ istemektedir. Üçünçü kişi, ´ineb´ alınmasında ısrarcıdır; engür ve üzüm istemez. Dördüncüsü, üçünün de alınmasına karşıdır. Canı ´istafil´ çekmektedir. Oysa bu dört kelime de aynı anlama gelmektedir. Hepsinin isteği ´üzüm´ yemektir. Bu kişiler inat etmeyip birbirlerini anlamaya çalışmış olsalardı, aslında tek bir şeyi istediklerini göreceklerdi. Gereksiz bir gerginlik.
On yıllardır hep aynı trajedi yaşanıyor. Kritik zamanlarda, onurlu ve olgun evlatlarımızı soru işaretleri eşliğinde kaybediyoruz. Milletin gözünde ve gönlünde derin karşılığı olan isimler. Hangi birini sayalım? Kaza, kader ve imtihan.
Farklı siyasi görüşlerden çok sayıda arkadaşım, kardeşim var. Hep birlikte üzülüyoruz. Benden daha az üzüldükleri söylenemez. Bir ve beraberiz.
Çoğunlukla olumsuz örnekleri, ayrılıkları öne çıkaran bir medyamız ve siyaset dilimiz var. Mutlu evliliklerin değil de boşanma davalarının haber değerinin olması gibi. Bu tavır, önyargıların artmasına neden olabiliyor. Sıkıntılarımızdan biri de budur.
***
Türkiye evi, asırlardır tasallut ve taarruz altında. Bu bizi metanetli, dirayetli ve kuvvetli bir millet haline getirmiştir. İnsanımızın acı eşiği yüksektir.
Birbiri ardına iki ata sözü: Ulu kuş yavaş uçar. (Mersin / Silifke) Derin sular durgun olur. (Samsun / Havza) Dememiz odur ki, yaşadığımız yavaşlık ve durgunluk, kimseyi yanıltmasın.

Anahtar Kelimeler: Türkiye, müşterek, derdimizdir
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Böyle mi olacaktı? (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
Rahmet ile zahmet arasında (16 Eylül 2018 - Pazar)
Şiddet ile inayet arasında (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yazamamak (09 Eylül 2018 - Pazar)
Kitaplar, dergiler ve son durum (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Gurbetten sılaya doğru (02 Eylül 2018 - Pazar)
Ortak kader (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Onur meselesi (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Ayrı dünyalara ait iki kavram (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Yazmış bulunduk (22 Temmuz 2018 - Pazar)
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Gazabını yutucu, sır saklayıcı, ayıp örtücü ol?

Hacı Bektaşı Veli