Türkiye, kendi yolunu kendisi belirleyecek...
Tarih: 20.7.2019 00:00:02
Yusuf Kaplan

Türkiye, Rusya´dan S-400 savunma sistemi satın alınca ABD yönetiminin de, AB´nin lokomotif ülkelerinin de art arda Türkiye´ye yaptırımlar uygulayacağı beklentisi içine girildi.
Tam da 15 Temmuz´un yıldönümünde ve darbenin merkez üssü Akıncı Üssü´ne S-400´lerin gelmesi üzerine -deyim yerindeyse- eller tetikte beklenildi.
İlk ateş, AB ülkelerinden geldi: AB ülkelerinin Türkiye´ye çeşitli yaptırımlar uygulayacağı ilan edildi ve Türkiye´ye karşı sert açıklamalar yapıldı.
Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, aynı sertlikte ağızlarının payını verdi AB´den yapılan açıklamaları yapanlara.
Ne ki, Amerikan yönetiminin tepkisi hem gecikti hem de daha fazla merak ediliyordu.
Gecikmişti ve daha fazla merak ediliyordu; çünkü ABD Başkanı Trump´ın gerek Osaka´da Cumhurbaşkanımız Erdoğan´la gerçekleştirdiği görüşmede gerekse bir kaç gün önce yaptığı açıklamalarla bu konuda “Türkiye´ye haksızlık yapıldığını” söyleyince, “Amerikan derin devleti”nden gelecek açıklama hem biraz gecikti hem de daha fazla merakla beklenildi.
İKİ AMERİKA´NIN SAVAŞI: YAHUDİLER VE PÜRİTENLER
Burada bir parantez açarak Trump´ın ABD´deki konumu ile Amerikan yönetimi dediğim “Amerikan derin devleti” arasındaki ikircikli ilişkilere dâir bir gözlemde bulunmak istiyorum.
Amerikan sisteminin işleyişine ilişkin burada yapacağım gözlemlerin, Türkiye´nin karar alıcılarının Türk-Amerikan ilişkilerini planlarken işlerine bir hayli yarayabileceğini tahmin ediyorum.
İki Amerika var: Birinci Amerika, Yahudi gücü´nün Amerika´sı.
İkinci Amerika, çekirdeğini İngilizlerin oluşturduğu Amerika´yı kuran püritenlerin Amerika´sı.
Yaklaşık bir asırdır Yahudi gücü -özellikle de İkinci Dünya Savaşı´ndan sonra- Amerika´yı ele geçirdi: “Amerikan derin devleti” dediğim Pentagon, Dışişleri, CIA, Hollywood, Silicon Vadisi, silah endüstrisi, finans dünyası, akademya ve medyaya hâkim olan ve Kongre´ye hükmeden “çeteler”in yön verdiği Yahudi gücünün kontrolünde Amerikan yönetimi.
İşte WASP´tan (Beyaz, Anglo-Sakson ve Protestan´lardan) oluşan Amerika´yı kuran püritenler, Yahudi gücünden Amerika´yı kurtarmaya çalışıyorlar.
Trump, püritenlerin adamı.
Yahudilere fazla taviz veriyor olmasının sırrı, Yahudilere sus payı verdiğini düşünüyor olması.
Yani Amerika´da Yahudilerle püritenler savaşıyor!
İşte Trump´ın Türkiye´ye “haksızlık yaptık” şeklindeki açıklamalarına rağmen Yahudilerin kontrolündeki “Amerikan derin devleti”nin F-35 kararı almasının nedeni burada gizli. (Burada güçler arasında bir danışıklı dövüş sözkonusu değilse tabii!)
TÜRKİYE´Yİ KENDİ HALİNE BIRAKMAK İSTEMİYORLAR!
Sonuçta, Trump´ın açıklamalarına rağmen Amerikan yönetimi, Türkiye´yi F-35 taarruz programından çıkardı.
Türkiye, AB´ye de, ABD´ye de boyun eğmediği için çıldırıyorlar!
Yılmayacağız, kendi silahlarımızı kendimiz yapacağız!
Emperyalistleri daha fazla çıldırtacağız!
ABD´nin F-35 kararı üzerine NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, “NATO´nun Türkiye ile işbirliği, S-400´lerden de, F-35´lerden de önemlidir ve çok daha kapsamlıdır” dedi.
Gördüğünüz gibi, ne yârdan geçebiliyorlar ne serden!
Türkiye´yi kendi hâline bırakmak istemiyorlar!
Başından beri, Batılıların -hem AB ülkelerinin hem de ABD´nin- temel Türkiye stratejisi, Kemalist laiklikle durdurulan ve teslim alınan Türkiye´nin aslâ kendi haline bırakılmamasıdır!
Baba Bush ve Clinton´dan Alman şansölyesi Schroeder´e, İngiltere başbakanı Margaret Thatcher´dan karanlıklar prensi lakaplı Richard Perle, Kissenger ve Wolfovitz´e kadar küresel sistemin belli başlı lordları bunu her zaman dile getirme ihtiyacı duydular!
ZAHMETSİZ RAHMET, ZEVALSİZ KEMAL OLMAZ!
Yakıcı soru şu burada: Eğer Türkiye kendi hâline bırakılırsa ne olur?
Kendi yönünü bulmaya, yörüngesine kavuşmaya başlar ve eksen oluşturmaya kalkışır...
Korkunun ecele faydası yok! Bütün bunlar olacak biiznillah...
Elbette ki, Türkiye, zorlu bir süreçten geçiyor...
Bu süreçte büyük sorunlarla, dış tuzaklarla, türlü türlü darbe girişimleriyle vesaire karşı karşıya kalabiliriz.
Zahmetsiz rahmet, zevalsiz kemâl olmaz.
Bütün bu yaşadıklarımız, bizim toplum olarak bütünleşmemizi, birbirimize saygı duymamızı, asgarî müştereklerde buluşarak müşterek bir medeniyet yolculuğuna soyunmamızı sağlayacaktır.
Batılı emperyalistler, Türkiye´yi kendi hâline bırakmamak için ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar, Türkiye, eninde sonunda, kendi yolunu kendi belirleyecek!
Vesselâm.

Anahtar Kelimeler: Türkiye, kendi, yolunu, kendisi, belirleyecek
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ulus devletlerin çöküşünü yaşıyoruz... (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin siyasetle yorucu imtihanı (25 Haziran 2019 - Salı)
Fetih ruhu ve rüyası (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ramazan´ın atları ve okları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Oruç, niçin benzersiz´dir? (21 Mayıs 2019 - Salı)
Ruhköklerimize, anayurdumuza yolculuk-1 (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Sudan´da neler oluyor? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçimlerin vebali ve toplumun basireti (01 Nisan 2019 - Pazartesi)
Ölüm fikri ve duanın sınırsız gücü (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Hatırladıkça özgürleşir insan... (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Bugün Venezuela, yarın Türkiye! (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin “cinsiyet”le imtihanı (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Türkiye´nin cinayetlerle imtihanı (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7690
EURO
6.4202
booked.net
Dal rüzgarı affetmiştir ama, kırılmıştır bir kere.

Konfüçyus
Burnunuzla başparmağınız ayıi boydadır.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59