“Toprağa dönüş”ün ilk adımları
Tarih: 7.11.2019 00:00:03
Mustafa Kutlu

Bir Massai yerlisi şöyle diyor: “Eskiden yağmurun ne zaman yağacağını havayı koklayarak anlardık, şimdi bilemiyoruz. Her şey birbirine karıştı. Bir gün sel, öteki gün yangın, daha sonra kuraklık. Ne oluyor?” Ne olacak, Cenab-ı Hakk´ın yarattığı her mahlûk “Hududullah”a uyar, ancak insan müstesna. Bu yüzden imtihana tabi olan odur. Dünyanın düzenini ifsat eden,

nefsine, hırsına, şehvetine kapılan odur. Yoldan sapanlar hem tâbiatı hem insanı bitiriyor. Kim onlar?

Çağdaş küresel medeniyeti kuran ve yaşatanlar. Yani Allah, Peygamber, hesap günü tanımayanlar. Gün bu gündür, yaşamana bak, hayatın keyfini çıkar diyenler.

Rahmetli ninem şöyle derdi: Keyif demeyin. Keyif eşşekte olur. İnsanda zevk vardır.

Bu habis zihniyet önce anasır-ı erbaa´ya saldırdı.

Toprağı zehirledi, suyu ve havayı kirletti. Önce kirletiyor, sonra temizlemeye çalışıyor. Beyhude gayret. Okyanusların dibinde çöp dağları oluştu. Geri dönüşüm bir züğürt tesellisidir: %5.

Televizyonda her gün duyduğumuz “iklim değişikliği” haberlerini tekrar etmeyeceğim. Bu değişikliğe sebep olanları 16 yaşındaki bir kız çocuğu protesto ediyor. Düzenin çarkları onu da öğütür, bir “çevreci ikon” olur, fotoğrafları tişörtlere basılır.

Bu karnavala sırtımızı dönerek işimize bakalım. Hani yangında ilk kurtarılacaklar listesi vardır ya; onun başına “Toprak-Su ve Hava”yı yazalım.

Dünya alev almış yanıyor, bari onları kurtaralım.

Nasıl?

Hem “Kalbin Sesi” kitabımda, hem bu yazılarda anlatıp duruyorum.

Güçlülerin elinde ne var? Sömürüyle, kanla, zulümle, faizle toplanmış bir Sermaye (Biz Müslümanlar böyle bir sermaye toplayamayız. Toplarız diyen dinden çıkar) – Teknoloji – Endüstri. Ardısıra Allahsız bilimi, medyayı, akademyayı, sanatı vb. siz sıralayın.

Bizim elimizde ne var?

Elimizde Kur´an, göğsümüzde iman var. Bizim sermayemiz toprak ve su. Hadi ona havayı da ekleyelim.

Biz ne dersek diyelim onlar alay edecektir. Çünkü gözleri görmez, kulakları duymaz, kalpleri mühürlenmiştir.

Biz işimize bakalım. Önce terk edilmiş, boynunu bükmüş Anadolu toprağına layıkı veçhile sahip çıkalım. Bozkır bomboş yatıyor. El uzatacak bir yiğit arıyor. Yiğit bakıyor. Yüzünü buruşturuyor ve şöyle diyor: “Olmaz fizibıl değil”.

“Toprağa dönüş”ün ilk adımı bu zihniyeti-yaklaşımı terk edip, aza kanaat edip bozkırı yeşertmektedir.

Erozyona mani olacaksın, toprağa gübre diye zehir atmayacaksın, kazanç hırsı ile hadsiz hesapsız sulamayacaksın.

Ben ne toprak, ne ziraat profesörüyüm. Ama şunu biliyorum ki, zehirli toprağı temizlemek çok zordur.

Tıpkı sanayi atığını temizlemek, arıtmak gibi. Harcı borcunu ödemez. Kirli atıkları sal gitsin derelere, nehirlere, denizlere. Sonra temizlemeye kalk. Pöh! Bir aklı başında bilim adamı Karadeniz bölgesinde artan selleri şöyle izah etti: Karadeniz´e kıyısı olan ülkeler asırlar boyu pisliklerini bu denize boşaltıyor, deniz suyunun doğal yapısı bozuldu, çabuk ısınıyor ve haddinden fazla buharlaşıyor. Yağmur ve sel kaçınılmaz.

Buyurun burdan yakın.

Elimizde 5403 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu” var. 3.7.2005 tarihli kanun 15.5.2014 tarihinde revize edilmiş. Bu yolda çaba gösterenlere teşekkür etmeliyiz. Bayağı iyi çalışılmış bir kanun.

Ancak kanun çıkarmak yanında ondan mühimi bunu hakkı gözeterek uygulamak. Akıbetini, halihazırdaki tatbikini yetkililere bırakıyorum.

“Toprağa Dönüş” hareketi bu kanunların çok ötesinde bir “seferberlik” niteliği taşımalıdır. Yani hayat-memat meselesi.

Zihniyeti değiştirip toprağa gereken ihtimam ve hürmeti gösterenler ahlâkî-hukukî-siyasî ve iktisadî planları yapar, hedefleri koyar. Arazilerin birleştirilmesinden on bin üyesi olan kooperatiflerin kurulmasına, yerli tohumların kullanılmasına vb. kadar.

İçimizde bu meseleyi dert edinenler varsa gayet radikal tedbirlerle işe koyulur, icabında cebrî istimlak bile yapılır. Toprağı ifsat eden ne varsa yıkılır. Ama benim gönlümde yatan “ikna” metodudur. Hani diyorlar ya: Müslümanların dünyaya söylenecek sözü var mı?

İşte bu.

Az bir zaman sonra bir karış temiz toprak, bir bardak temiz su, bir nefeslik temiz hava bulamayacağız.

Ne diyor şarkı:

Belki bir sabah geleceksin

Lâkin vakit geçmiş olacak.

 

Anahtar Kelimeler: Toprağa, dönüş, adımları
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yol haritası (31 Ekim 2019 - Perşembe)
SEFERBERLİK (24 Ekim 2019 - Perşembe)
Teknik ile teknoloji (11 Ekim 2019 - Cuma)
Teknokapitalizm (03 Ekim 2019 - Perşembe)
Büyümenin büyüsü (27 Eylül 2019 - Cuma)
Zoka (12 Eylül 2019 - Perşembe)
Yorumsuz (31 Ağustos 2019 - Cumartesi)
Türkiye´nin lezzet haritası (23 Ağustos 2019 - Cuma)
Karpuz-kavun (14 Ağustos 2019 - Çarşamba)
MEYVELER 2 (08 Ağustos 2019 - Perşembe)
Meyveler (06 Ağustos 2019 - Salı)
Cenneti arayan adam (01 Ağustos 2019 - Perşembe)
Ne yiyelim, nasıl yiyelim? (25 Temmuz 2019 - Perşembe)
Şerbet (18 Temmuz 2019 - Perşembe)
İnce saz (11 Temmuz 2019 - Perşembe)
İstanbul´da kaybolmak (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
Selimiye´nin kanatları (27 Haziran 2019 - Perşembe)
Bir şehri sevmek (21 Haziran 2019 - Cuma)
Devleti kuran irade (13 Haziran 2019 - Perşembe)
“Biz” kimiz? (07 Haziran 2019 - Cuma)
Geçmiş ve gelecek (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
Bir şehir kurmak (17 Mayıs 2019 - Cuma)
Şehir ve medeniyet (10 Mayıs 2019 - Cuma)
Üç kahraman (02 Mayıs 2019 - Perşembe)
Peki bu iş nasıl olacak? (25 Nisan 2019 - Perşembe)
Hicret (18 Nisan 2019 - Perşembe)
Sanat nedir? (11 Nisan 2019 - Perşembe)
Talim-terbiye (04 Nisan 2019 - Perşembe)
Kanaat ekonomisi (2) (28 Mart 2019 - Perşembe)
Kanaat ekonomisi (1) (22 Mart 2019 - Cuma)
Haydut Baronlar (07 Mart 2019 - Perşembe)
Su türküsü (21 Şubat 2019 - Perşembe)
Ne devlet başa ne kuzgun leşe (14 Şubat 2019 - Perşembe)
Ahlâkın adaleti (07 Şubat 2019 - Perşembe)
İman ile İngilizce (31 Ocak 2019 - Perşembe)
Cemaatta rahmet ayrılıkta azap (24 Ocak 2019 - Perşembe)
Kalp-hürmet-hizmet-merhamet (18 Ocak 2019 - Cuma)
Seçkinlerin zuhuru (10 Ocak 2019 - Perşembe)
Ahlâk nizamı (03 Ocak 2019 - Perşembe)
Otorite (27 Aralık 2018 - Perşembe)
Yol odur ki hakka vara (20 Aralık 2018 - Perşembe)
Bilenlerle bilmeyenler (13 Aralık 2018 - Perşembe)
Ne yapmalı? (06 Aralık 2018 - Perşembe)
Âlet işler el övünür (15 Kasım 2018 - Perşembe)
Hududullah-II (08 Kasım 2018 - Perşembe)
YALNIZLIK (01 Kasım 2018 - Perşembe)
Hududullah-I (26 Ekim 2018 - Cuma)
Yakışıklı ceset (18 Ekim 2018 - Perşembe)
MADALYA (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Mânalı hayat (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Kalbin akletmesi (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Hayat zor (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
‘Söz´ün gücü (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Çorbada tuzum olsun (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7665
EURO
6.3586
booked.net
Nice alimler vardır ki, hakiki bilgiden, hakiki irfandan nasipleri yoktur. Bunla bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

Mevlana
Henüz ölmüş insanların tüyleri sonradan diken diken olabilir.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59