Tel Helvası
Tel Helvası
Tarih: 18.11.2014 09:55:53 / 1429okunma / 4yorum
Muzaffer Gücer

 

Bilmem şimdi televizyonlardaki dizilerden, abuk sabuk şeylerden, cep telefonundan fırsat bulup da tel helvası çekenler var mıdır?

Yolu İzmite düşenler, trenlerde, otogarda veya yol kenarlarında pişmaniye lafını çok duymuşlardır. Burada bir sanayi haline gelen ve birçok insana iş ve aş temin eden bu işi (tel helvası) biz eskiden soğuk ve uzun kış gecelerinde bir eğlence ve vakit geçirme aracı olarak  yapardık. Kalabalık aileler kendi aralarında, bazıları da bir misafir veya bir akrabası geldiğinde, hoş- beş, hal-hatır sormalardan sonra bir suskunluk anında, ev sahibi veya misafirlerden hatırlı biri can sıkıntısından olacak ki “bir helva çeksek mi?” diye teklif eder, oda hemen kabul görürdü.

Ev sahibi hanım yanıyorsa sobanın üstüne değilse dışarıda yakacağı mantis (maltız)üstüne, ustaya da sorarak  uygun büyüklükte bir kabı içine  toz şeker, su ve limon tuzu koyarak ateşe oturturlardı. Ara sıra yoklanır, kaynamaya başlayınca soğuk su konulan küçük bir kaba kaynayan şekerli sudan (meyane) kaşıkla bir miktar  bırakılır, aniden soğuyan meyanenin aldığı şekil ve kıvamı dikkate alınarak  vakti gelince ateşten alınarak bir leğençeye (tepsiden daha derin geniş bakır kap) dökülürdü. Meyanenin kıvamı çok önemli idi. Meyane genç veya yaşlı olmuşsa sonu çok gülünç olurdu.

Leğençeye dökülen meyane donması için avluya konulunca çocuklar ve delikanlılar çalınmaması için başını beklerlerdi.Bazı uyanık kişiler bunun kokusunu alırsa, ucuna aşık bağladıkları ingiliz kınnabını (bükülmüş sağlam pamuk ipliği) damadan henüz donmamış meyanenin içine sakıtır, donuncada çekip alır, götürür evinde birkaç kişiyide çağırarak tel helvasını çeker, sabahleyin ekibiyle birlikte hamama gider, tellaklara bir güzel yıkanır, hamamcıyada meyanenin boş leğençesini verip,  sahibini söyleyip herhangi bir ödeme yapmadan bırakıp giderlerdi. Leğençe sahibi başına gelecekleri bildiği için hamama uğrar, parayı öder, leğençeyi alır gidermiş. Bu etrafta yayılır, konu komşu, eş dost duyanlar,meyaneyi çaldıranı görünce  “ağa çok güzel helva çekiyormuşsun, birgün bizede uğra bir helva çekek” diye alay ederlermiş. İşte bu yüzden meyanenin başında nöbetçi bulundurulurdu.

Kazasız belasız içeri alınan meyaneyi daha önce varsa avludaki çeşmede yoksa aralıkta (şimdi antre) el leğeninde ibrikle dökülen sıcak suda dirseklerine kadar sabunla yıkayan ustalardan biri bir donmuş meyaneyi uğraşarak çıkarır, iki veya üç  kişi, ayakta ellerinde yuvarlayıp sıkarak çevirirler, halka şekline gelen meyane inceldikçe içe doğru halka koparmadan daraltılarak, sıkma işlemi kıvama gelinceye kadar devam ettirilirdi. Bu şekilde elde sıkarak ve içi içe yapılan halkalarla kıvam alan meyane ikinci işlem için leğen (leğençenin büyüğü) ve hafif kavrulmuş un içinde yine elle bu sefer iki diz üstünde leğenin dışına doğru hafif hafif avuç içi ile kavrayarak, diğer kişilerle aynı anda döndürmek suretiyle genişletilir, tekrar halka daraltılarak bu işlem defalarca yapılırdı.  Un içerisinde incelip tel haline gelince kesilip tabaklara veya sahanlara konur iki üç kişilik ekiplere dağıtılırdı. Elimiz ağzımız,yüzümüz un ve şekere bulanarak zevkle tel helvasını yer, bir birimizin suratına bakıp gülerdik. Eğer usta meyaneyi iyi ayarlayamadı ise  helva yarı yolda kırılır, tel dökmeden kalın parçalar halinde ancak yenilibilirdi. Buna da kaşık sapı denilirdi.

İkinci Cihan Harbi sırasında şeker karneyle olduğu vakit zavallı tel helvası Çorumun Cor Cor (siyah sıvı ) bekmeziyle de yapılırdı. Amma oda benim gibi biraz esmer olurdu. Hala yapanlar varsa afiyet olsun. Selamlar sağlıcakla kalın.  

Anahtar Kelimeler: Tel, Helvası
Okuyucu Yorumları (4 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Osman GÖÇER
21.11.2014 13:31:55
Sivas kültürü ile ilgili harika bir yazı, bizi eski günlere götürdü. Sağolasın amca.
damla bayhan
24.11.2014 20:19:58
sanıyorum benım dedem yaşındasınız yazınızı ve düzgün türkçenize hayran kaldım buna pişmaniyenin doğumu diyebilir miyiz? kaleminize sağlık
Abdurahman aydın
1.1.2015 09:37:28
ne iyi ettinde yazdın.sevgıli ağbeeciğim.sağolası.
Cem DOĞAN
26.2.2015 13:25:25
"SAYIN GÜCER" YİNE ALIP GÖTÜRDÜNÜZ BİZLERİ GEÇMİŞ YILLARIMIZA.YAZINIZI OKUDUM VE DEDİM BİR ZAMANLAR BİZİM EVİN BAHÇESİNDEDE TEL HELVASI YAPILIRDİ.ASLINDA ANA TEMA ŞU.PAYLAŞIM VE KOMŞULUK.AMA GÜNÜMÜZDE NE YAZIKKİ BU KÜLTÜRÜMÜZDEN BİRŞEY KALMADI GİBİ.HANİ TENEKE,TENEKE KIYMALAR YAPILIR.KOKUSU MAHALLEYİ ALIR VE 1 TENEKESİDE KOMŞULARA DAĞILIR.ŞİMDİ NERDE.NE YAZIKKİ NE DEĞERLERİMİZ KALDI NE DE PAYLAŞACAK KOMŞU.ALDI BAŞINI GİDİYOR BAKALIM NEREYE KADAR. HANİ PARAYLA DAMACANLAR LA SU ALDIĞIMIZ GİBİ. TEKRAR TEBRİK EDİYORUM SİZİ.SELAM VE SAYGILARIMLA.
Yazarın Diğer Yazıları
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ (17 Ağustos 2018 - Cuma)
BUNA DA ŞÜKÜR (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
KELEKLİK ETME ULAN! (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
RÜŞTÜ EMMİNİN VERDİĞİ DERS (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM (21 Nisan 2017 - Cuma)
ODUN PAZARI (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
GARİPLER MEZARI (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Yün Çıbığı ( çubuğu) (10 Eylül 2015 - Perşembe)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Paşam Uyanık Diye (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE) (05 Mayıs 2015 - Salı)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır

Hz. Muhammed