Tanburî Cemil Bey ve oğlu
Tarih: 4.12.2016 12:10:54 / 514okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

 

Son günlerini yaşadığımız 2016´nın Tanburî Cemil Bey´in vefatının 100. yılı olduğundan daha önce söz etmiştim. Bu önemli yıldönümünün pek de boş geçmediğini söyleyebilirim. Aziz Şenol Filiz ve Cemal Ünlü tarafından Cemil Bey´in bütün kayıtları çeşitli koleksiyonlardan derlenerek on CD halinde bir araya getirildi. 1905-1915 yılları arasında üç ayrı plak firması için yapılmış plaklardaki yüz otuz kaydın yer aldığı bu CD´ler, bir longplay ve bir kitabın da yer aldığı muhteşem bir külliyat olarak Kalan Müzik tarafından yayımlandı.16-12/01/aaa.jpgMesut Cemil, evinin penceresinde kedilerinden birini severken: “Gel bakalım gel...  Çapkın, yüzün gözün ne olmuş senin? Nerelerdeydin, anlat bakalım!”

Mehmet Bitmez´in hazırladığı on CD´den oluşan “Tanburî Cemil Bey Hazinesi”nin de İBB Kültür A.Ş. tarafından yayımlandığını meraklılara duyurmak isterim. İki haftadır, taş plaklardan seksen dokuz kaydın özenle temizlenerek bir araya getirildiği bu albümü dinliyorum. Yüz küsur yıl önce kayda alınmış icralarıyla imparatorluk çapında bir şöhrete ulaşan, yani gramofon devrinin ilk popüler sanatkârı olan Cemil Bey´in tanbur ve kemençesinden bir şelale gibi dökülen nağmeleri dinlerken hissettiklerimi anlatamam. Bu sesler, son şarkısını söyleyen kuğunun feryadı gibi...

***

Tanburî Cemil Bey´in oğlu Mesut Cemil de babası gibi birçok sazı virtüoz derecesinde çalabilen, Batı müziği eğitimi de almış bir sanatkâr, ayrıca ismini Türk radyoculuk tarihine altın harflerle yazdırmış bir spiker ve programcıydı. Onun hazırladığı radyo programlarının kayıtlarını dinlediyseniz, Türkçenin o güzel ve mikrofonik seste berrak bir su gibi aktığını da fark etmişsinizdir.

Radyo spikeri olarak hakkını verdiği Türkçeyi yazar olarak da aynı maharetle kullanan ve çağdaşı yazarlarla rahatlıkla boy ölçüşebilecek bir seviyeye ulaşan Mesut Cemil, babasından sadece olağanüstü bir musiki kabiliyeti değil, bohemlik ve kedicilik de tevarüs etmişti. 1920´ler ve 30´larda, Fikret Adil, Necip Fâzıl, Çallı İbrahim, Peyami Safa ve Elif Naci´yle birlikte yaşadığı bohem hayatı hakkında bilgi edinmek isteyenler, Necip Fâzıl´ın Bâbıâli, Peyami Safa´nın Bir Tereddüdün Romanı ve Fikret Adil´in Asmalımescit 74 isimli eserlerini okumalıdırlar.

Demek istediğim, Mesut Cemil´in çevresi sadece musikişinaslardan oluşmuyordu; yakın arkadaşlarının çoğu ressam, şair ve yazardı. Mesut Cemil, asıl yazarlık heyecanını, çeşitli dergilerde çıkan musiki yazılarıyla değil, kedi hikâyeleri yazarak tatmin etmiştir. Bir kısmı Aile dergisinde yayımlanan bu güzel hikâyelerin bir kitap teşkil edecek sayıda olduğunu tahmin ediyorum.

Mesut Cemil´in 40. sanat yılı dolayısıyla 1952 yılında yayımlanan broşürde, yazar ve musikişinas dostları, onun musikişinaslığı yanında, “hoşsohbet”liği, taklitleri, güzel fıkraları, idareciliği, İstanbul efendiliği, hayvan sevgisi, özellikle aşk derecesindeki kediseverliği, “edip”liği ve üslûpçuluğu üzerinde de durmuşlardır. Peyami Safa´nın şu cümleleri bence Mesut Cemil fenomeninin veciz bir ifadesidir:

“[...] bütün bir imparatorluk camiasının modern devlete istihale ettiği bir tarih ânında, evvela Tanburî Cemil´i hazırlayan bir soyun zengin kromozomlariyle dünyaya gelmek, çocukluğundan beri musiki seyyaleleriyle dolu bir aile havası ve dostluk çevresi içinde yetişmek, daha sonraları ve gitgide Doğu-Batı ikiliğinin zıtlık humması içinde, her iki musikinin ruhuna her an kendi ruhunu döküp ikisinde üstat olurken, kültürünü zenginleştirmek ve Türk nesrinin en seçkin, Türk radyosunun en devamlı ve faal elemanlarından biri olabilmek vasıfları yalnız Mesut Cemil´de buluşur.”

***

Sözü, Mesut Cemil´in babasını anlattığı kitaba getirmek istediğimi tahmin etmiş olmalısınız. Vakit gazetesinden tefrika edildikten sonra 1947 yılında kitap olarak yayımlanan Tanburî Cemil Hayatı, büyük sanatkârın trajik hayatı hakkında bilgi edinmek için başvurulması gereken çok önemli bir eserdir. Bu eseri okuyan herkes, eminim, Şevket Rado´nun şu kanaatini paylaşacaktır:

“Sekiz türlü sazı ustalıkla çalan Mesut Cemil´in bir de yazı ustalığı vardır ki bunu hünerleri arasında saymayı kendisi bile unutur. Bizde yazılmış biyografilerin en iyisi Mesut Cemil´in babası için yazdığı biyografidir.”

Uzun yıllar meraklıların yana yakıla aradığı nadir kitaplardan biri olan ve sahaflar tarafından fotokopi nüshaları satılan Tanburî Cemil´in Hayatı, Uğur Derman üstadımız tarafından büyük bir titizlikle yayına hazırlanmış ve 2002 yılında Kubbealtı Neşriyatı tarafından yayımlanmıştı. Çok sayıda fotoğraf ve belgeyle bezendiği için aynı zamanda bir Tanburî Cemil Bey albümü niteliği taşıyan bu “özel” kitabın başında Mesut Cemil´in hayatı hakkında etraflı bir giriş metni, sonunda ise kapsamlı bir “Tanburî Cemil Bibliyografyası” yer alıyor. Uğur Bey, bu nefis kitabı, 2012 yılında yapılan ikinci baskısına Mesut Cemil´in musikiye dair bir mülakatı, iki makalesi ve beş kedi hikâyesini ekleyerek daha da zenginleştirdi.

Sözün özü, Mesut Cemil´in nefis biyografisi, Cemil Bey´in çok konuşulduğu şu günlerde mutlaka okunması gereken bir kitaptır.

Bu vesileyle, Yahya Kemal tarafından “İstanbul´un en özlü sesi” olarak tarif edilen Tanburî Cemil Bey´i ve oğlunu bir kere daha rahmetle anıyorum.

Anahtar Kelimeler: Tanbur, Cemil, oğlu
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. Etmez ise ehli sen olursun

Hz. Muhammed