‘Sünnet´e dair
Tarih: 10.11.2017 12:48:04 / 357okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

“Sünnet”e bir de şuradan bakalım: Peygamber efendimiz, sadece diliyle değil, İslâm´ı ve Müslümanları boğmak için giriştiği yıkıcı eylemleriyle de kâfirliğini ortaya koyanların dışında hiç kimseye parmağını çevirip “Bu adam dinsiz, münafık, Sünnet düşmanı!” deyip hedef göstermedi. Yanlış yapanlara karşı tavır koyduğu zamanlar olduysa da “Ben Müslümanım” diyen birini –hele toplum içinde- katiyen din üzerinden suçlayıp dışlamadı. Tersine, şehirlisinden çöldeki eşkıyasına kadar -bazen mektuplar göndererek- herkesi kazanmaya, kucaklamaya çalıştı. Bir defasında putperest kodamanlarla tartışırken âmâ biriyle ilgilenmediği için Kur´an-ı Kerîm´de güçlü bir şekilde uyarıldı.
Dinin geniş kapısını “dar kapı” yapmadı; yapılmasına da açıkça karşı çıktı. “Lâ ilâhe illallah diyen cennete gidecek” buyurdu. Kul hakkına girmedikçe daima hataları kusurları bağışlamayı yeğledi. Din bakımından çok ağır bir günah işleyip, pişman olan ve huzurunda suçunu itiraf edene, “kendisini afişe etmemesi, sesini kesip evine gitmesi” anlamına gelen tavsiyelerde bulundu. Ramazanda nefsine uyup mazeretsiz oruç bozan adamla kefaret pazarlığı yaptı; sonunda bir sepet hurma üzerinde anlaştı; onu da adamın ailesine ikram etmesine razı oldu.
***
Güya Sünnet´i ve Ehl-i sünnet´i savunma adına ellerinden gelse kendilerinden başka hiç kimseyi cennetin kapısından geçirmeyecek olanların ileri gelenleri, asıl Sünnet´in de Ehl-i sünnet´in de bu müsamaha yolu, kapsayıcı kucaklayıcı yol olduğunu bilirler. Öyleyse neden İslam´ın geniş kapısını “dar kapı” yapmak, “rahmet dini”ni zahmet dini yapmak için kampanyalar düzenlerler? Neden basın ve sosyal medya üzerinden hatta camilerden masum kadınlar, erkek hakkında edepsiz, müstehcen,
saldırgan ifadeler kullanırlar? “Bu doğru değil” diyen insanlara ve kurumlara yüklenip, “Susturulsun, kapatılsın!” gibi taleplerle devlete çağrıda bulunurlar?
Bu zihniyetin ürettiği gerçek ortada: Asırlarca kurtla kuzuyu bir arada yaşatmayı başarmış olan bir medeniyetin çocukları modern dönemde -içimiz yanarak görüyoruz ki- kendi kardeşlerine karşı bile korkunç bir hoşgörüsüzlük, nefret ve şiddet bataklığına gömülmüş bulunuyorlar. Bu vahim manzaranın arkasındaki sebeplerin neler olabileceği üzerine düşünen, “Bir de şuradan bakalım” diyen herkesi “Din düşmanı, Sünnet düşmanı, Ehl-i Sünnet düşmanı”; dışımızdaki cümle âlemi de “İslâm ve Müslüman düşmanı, vs. düşmanı” gibi görmek, Müslüman toplumların bazı kesimlerinde artık bir
paranoyaya dönüşmüş durumda. Bu paranoya bizde birbirimize karşı da dünyaya karşı da bir şüphe, suizan ve neticede nefret üretiyor. Bunun bir adım ötesi de şiddet eylemleri oluyor. Bu durum ise dünyada İslam ve Müslüman fobilerini üretmek için çırpınanlara altın tepside gerekçeler sunuyor.
Kabul edelim ki biz İslam toplumları son iki asırdır yaşadığımız kültürel, sosyal, siyasi vb. sorunlar yüzünden Peygamber efendimizin, Ehl-i sünnet denilen ‘sevâd-ı âzam´ın barışçı ve çoğulcu medeniyet temeli olan müsamahakâr, kolaylaştırıcı, kucaklayıcı yolundan koptuk. Kafaya dolanan iki metre bezi kafanın içindeki dağlar kadar, bilgi tefekkür ve ahlaktan daha değerli bildik. O yüzden de birbirimizi kucaklamamızı öğreten dini bırakıp birbirimizin gırtlağına sarılmaya kışkırtan bir din anlayışına savrulduk. Sonuçta krizlerden dersler ve fırsatlar çıkaracağımız yerde krizleri daha da büyütür olduk.
***
Her zaman belirttiğim gibi ‘Türkiye farkı´na inanıyorum. Zaman zaman bulunduğum ortamlarda, yaptığım sohbetlerde –şamataya itibar etmeseler de- ülkemizde bahsettiğim sorunların ve sebeplerinin farkında olan, yürekleri kaygılı ama kafaları bilgili, zihinleri berrak nitelikli bir kesimin bulunduğunu ve bunların o gösterişsiz büyümelerini sürdürdüklerini görüyorum.

Anahtar Kelimeler: Sünnet, dair
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Bize karşı silah taşıyan, bizden değildir

Hz. Muhammed