Şükürname!
Şükürname!
Tarih: 14.11.2018 00:00:01 / 2532okunma / 0yorum
Selahattin Çerik

´Nasılsın?´ sorusuna verilen cevaplar biz Türk milleti için vazgeçilmezdir; ´elhamdülillah, hamdolsun iyiyim!´ gibilerdendir. Dile yerleşmiş kesin kıstaslardan birisidir bu cevap.

Elhamdülillah anlamı itibariyle Allah´a hamdolsundur. Hamd anlamı ise teşekküre eştir. Teşekkür etmek, şükür etmek, minnettar olmak bunun karşılığıdır bir bakıma.

Ve etrafımıza çok çok şükürü kendimize borç biliriz. Elimizden düşen herhangi bir cismi birisinin eğilerek bize iadesinde memnuniyetin ifadesinde hemen teşekkürü bir borç biliriz, bu bir beyefendilik veya hanımefendilik nişanıdır da bir bakıma. Yani insanlığın bir hasletidir, insanlığın çelikleşmesinin bir emaresidir minnet borçluluğu.

Her konuda mı, mutlaka her konuda böyle olmalıdır.

***

Kurtuluş savaşı mücadelesi yıllarında atalarımızın çektiği o büyük sıkıntılı anlara rağmen sabır ve şükür karşılığında bugünleri gördüğümüzden hiç ama hiç şüphem yoktur.

Çekilen her zorluk karşısında gösterilen dirayetin altında yatan gerçek herşeye şükür ve bu şükürle birlikte sabrın açılan kapısıdır, amenna (iman ediyorum, inanıyorum).

Ama aradan geçen her yılın ardından, yıllar önce çekilen sıkıntıların üstünün zaman aşımı ile birlikte örtülmesi, unutulması (bundan dolayı bendeniz Japonlara gıbta ederim) sanki ecdadın o zorlukları hakettiği yaftasıyla o sıkıntıların ecdada mahsus olduğu hareketiyle şu anki yaşantıların pervasızlığı esasında düşünen her insanı rahatsız edici boyuttadır.

Düşünün, çılgın bir tüketimin içerisindeyiz, yaşamak için değil yemek için yaşamanın mücadelesindeyiz. Bir zamanlar var olmak için verilen mücadeleyle dalga geçilir şekilde çılgın bir tüketimin mücadelesi veriliyor.

Yaşamak için mi yemek için mi yaşandığı çelişkisini başta alışveriş merkezlerinde olmak üzere o alışveriş merkezleri arasındaki caddelerde fazlasıyla görürüz.

Büyük bir hırsla sahip olunmak istenen eşyaların fazla değil iki gün sonra artık çöp kutusundaki yerini görür gibi olurum, ama ah o tüketim çılgınlığı yok mu? Sınır tanımaz, kendini bilmez çılgınlık!

Ve yetişmeyen paralar, alınan kredi kartları, ödenemeyen borçlar, bankalara artan krediler ve uçuruma giden toplum!

Üç kuruşa çalışan insanlarla o insanların patronları arasında yaşamlarındaki benzerlik belli bir noktaya kadar gidecektir. Sonrasında bu çılgın yarışta kaybeden üç kuruşun hesabında olandır mutlaka. Ve ardından hiçbir şükrün faydasının olmadığı bir ana denk gelinir ki, Allah korusun sonrasında gazetelerin üçüncü sayfalarına konu olmamak imkansızdır.

***

Her aylık market alışverişlerinde (aynı ürünler alınır) geçen aya göre rakamlarda bir artış varken ve bunu karşılayacak oranda gelirlerinizde bir artış yoksa sıkıntı başgösterecektir. Tüm buna rağmen ülkenin ekonomik manada iyiye gittiğinden dem vururken ciddi bir şekilde yaklaşımdan yana olunmasından tarafım.

Bir tarafta sonradan görme çılgınlığında bir hayatı lüks şekilde geçirenlerin ve bunlara her bakımdan destek verenlerin varlığı, bir tarafta ise evine götüreceği ekmeğin parasında bile sıkıntı yaşayan insanların varlığında şükür kime ve nasıl yapılmadır sorusu ister istemez kafaları meşgul etmektedir.

Bir tarafta sonradan görmenin verdiği çılgın yaşantıda bankalardaki paracıklarının had ve hesabını bilmeyerek kendisine bugünleri sağlayan hükümete teşekkür eden, şükür eden, hamdeden insanlar.

Bir tarafta evine ekmek götürmekte bile zorluk çekenlerin aldığı bir ekmekle Allah´a şükür eden insanlar. (Evet, böyle insanlar var. İnananamıyorsunuz değil mi? Tıpkı sizin o sıkıntıları yaşadığınız dönemde zenginlik içinde olanların size bakışı gibi).

Böyle birini gördüm ben önceki gün, borç istemeye bile çekinen, utanan ve almayan. Gözündeki yaşı bile göstermemek için hemen arkasını dönüp gitti, bir kuş misali, eminim şükrederek rabbine.

Öylesine bir yazıydı zaten, şükrün kime ve nasıl olması gerekliliği bir kez daha bendenizi meşgul etti hepsi bu...

Bir insanla bir kelp arasındaki farka işaret manasındadır bu yazı...

Anahtar Kelimeler: Şükürname
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Zincir (19 Eylül 2018 - Çarşamba)
Gün baharlıdır (14 Eylül 2018 - Cuma)
Kimyasal gıda! (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Akreple oynamak! (11 Eylül 2018 - Salı)
Ah eylül!.. (11 Eylül 2018 - Salı)
Ağaç-Deve (07 Eylül 2018 - Cuma)
Difüzyon (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Bana gülmeyi-doğayı anlat... (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Aklından bir gündem tut! (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Sultan Şehir´in tacı (05 Ağustos 2018 - Pazar)
Çatı kekliği (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Araba sevdası! (31 Temmuz 2018 - Salı)
Lütfen şu gürültüye bir çare!.. (30 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah bu Filistinliler!.. (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Millet Bahçesi ve ırmaklarımız (26 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlhamlarla tekrar merhaba... (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Her gün KARA!.. (14 Mart 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3052
EURO
5.9958
booked.net
Melaike, çanı olan kervana arkadaş olmaz.

Hz. Muhammed
Burnunuzla başparmağınız ayıi boydadır.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59