Suizan ya da niyet okuma
Tarih: 22.3.2017 12:23:11 / 395okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Bir yazarın, aslında “toplumun yeri” olan gazete köşesini kişisel meseleleri için işgal etmesi, topluma karşı haksızlık ve nezaketsizliktir. Ancak bazen sûreta kişisel gibi görünen bir konu da toplumsal bir yararı içerebilir ve yazarın o konuda toplumu doğru bilgilendirmesi gerekebilir.
Bir örnek: Öğrencim olduğunu söyleyen bir okuyucum, “Siyasetimizde güzel gelişmeler” başlıklı yazıma yazdığı yorumda –sağ olsun- hakkımdaki güzel sözlerinin ardından, birileri beni incittiği için o yazıyı yazdığımı söylüyor. Hallac-ı Mansur, üzerine yağan taş yağmurunu umursamadığını ama bir dostunun attığı gülün kendisini incittiğini söyler. Bu öğrencimin yazdığı da böyle bir şey oldu. Şu bir gerçek ki resmi görevlerim sırasında siyasi, idari veya başka çevrelerden hiçbir incitici muamele görmedim, aksine hep destek gördüm ve bunu her zaman şükranla anarım. Bu konuyu, niyet okumanın yanlışlığına bir örnek olsun diye açtım.
***
Elbette yazılanları önyargısız okuyup değerlendiren çok büyük bir okuyucu kitlesi var. Ama az önceki örneğin de gösterdiği gibi yazarların, her zaman ve her durumda ifade etmeleri gayet doğal, bazen gerekli olan bir mesele hakkında bildiklerini, düşündüklerini iyi niyetle, usulü ve edebi dahilinde yazdıklarında bile bu yazılanların birileri özelinde, onların lehine veya aleyhine yazılmış gibi okunabildiği de oluyor.
Mesleği ve görevi, doğru bildiklerini muhataplarıyla paylaşmaktan ibaret olanların konuştukları ve yazdıkları, bilhassa insanların siyasetle yatıp siyasetle kalktığı dönemlerde, birbirine karşıt taraflarca bazen istismar edilebiliyor, bir taraf bu saptırmadan ahlâk dışı bir zevk duyarken, diğer taraf da –yazarın niyeti öyle olmadığı halde- yazılanların kendi sevdiklerini hedef aldığı kanaatine kapılabiliyor. Kabul etmeliyiz ki bu sağlıklı bir durum değildir, hatta pek ahlâkî olmadığını bile söyleyebiliriz. Çünkü bu, tam anlamıyla, İslâm´da yasaklanmış olan “suizan”dır.
Allah her kuluna bir görev takdir etmiş, benim gibilere de bir şeyler okuyup öğrenmeyi ve öğrendiklerini insanlarla paylaşmayı buyurmuştur. İslâm bilginlerinin, kendi meslekleri bakımından büyük önem atfettikleri bir âyette, “Hikmetle ve güzel öğütlerle Rabbinin yoluna davet et; onlarla tartışmanı en güzel şekilde yap” buyurulur. (Nahil 16/125).
Bir yazarı sevmeyebiliriz, herkes herkesi sevmek zorunda değildir. Ama –Hz. Ali´ye atfen denildiği gibi- erdemli insana yakışan, “sözün sahibine değil, söylediklerine bakmak”; sözde, yazıda bir hakikat, âyetteki ifadesiyle hikmet var mı ve de “en güzel şekilde” yani edep ve nezaket çerçevesinde söylenmiş mi, ona itibar etmektir.
***
Kimi insanlar, söylenenlerin özünde doğru olup olmadığını sorgulamak yerine, niyet okuyuculuğu yaparak, yazılarda imalar arayabiliyorlar. Fakat konuya buradan bakınca hiç kimsenin hiçbir zaman hiçbir şey konuşmaması, yazmaması gerekir.
Çünkü her konuşulan ve yazılanlarda böyle niyetler aranabilir, buna karşı ahlâkî ve vicdanî sorumluluğun dışında hiçbir engel yoktur. Yazılanı bizim sevdiğimiz veya sevmediğimiz kişilere ve gruplara yönelik gibi okumak haksızlıktır, çünkü böyle yapmakla hem o kişilere ve gruplara hem yazara hem de yazının konusuna karşı haksızlık etmiş oluyoruz.
Bizler, sizler, hepimiz ne kadar nazik olmaya çalışsak da “doğru”nun kendisinde bir huzur verici taraf olduğu gibi bir acıtıcı taraf da vardır ve bu hep böyle olmuştur, bundan sonra da hep böyle olacaktır.
Atalarımız boşuna “Doğru söyleyen dokuz kapıdan kovulur.” dememişler. Ama eninde sonunda doğru hep haklı çıkmıştır. Yüce kitabımız da doğru gelince yanlışın çöktüğünü ve zaten yanlışın kaderinin çökmek olduğunu söylemiyor mu? (İsrâ 17/81).

Anahtar Kelimeler: Suizan, niyet, okuma
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsanın kanadı, gayretidir.

Mevlana