ŞU ÖĞRETMEN DEDİKLERİ…
Tarih: 25.11.2015 10:11:08 / 789okunma / 0yorum
Ö. EMİR DOĞAN

 

“Gökyüzünün öğrencisi olmadan, yeryüzünün öğretmeni olunmaz” (Bilge Kral Aliya) Bundan sonrası laf kalabalığı olarak da değerlendirilebilir. Lakin günün anlam ve önemine binaen, eğitimin iki asli unsurundan biri olan öğretmene ve öğretmenlik mesleğine dair birkaç kelam edelim.

Öncelikle;  ilkokuldan üniversite sonrasına kadar üzerimde emeği olan hocalarımın ve tüm diğer öğretmenlerimizin gününü tebrik ediyorum.

Bir talebeye en yakınlarını, en sevdiklerini saymasını istediğinizde araya mutlaka öğretmenini sıkıştırır. Üç, beş fark etmez, ilk on birde mutlaka bir öğretmen sayılır.  Bugüne kadar kaç öğretmen öldürüldü, tam sayısını bilmiyorum. Pkk ya da bazı ateist örgütlerin kaçırıp öldürdükleri bir yana, öğrenci terörü sonucu öldürülen öğretmen sayıları da hızla artmakta. Artık silahı eline alıp, okul basıp, öğretmenlerini öldüren psikopat ergenler sadece garp memleketlerinde değil. Bizim ülkemizde de her yıl öğretmen cinayetleri işlenmeye başladı. Maktulü öğretmen, katili öğrenci olan cinayetler.

Ben bugüne kadar, en azından kendi ülkemde, ÖĞRENCiSiNi ÖLDÜRMÜŞ BiR ÖĞRETMEN DUYMADIM.  Ama evladını doğramış çok anne bana duydum. Annesini babasını doğrayan evlât sayısı daha da fazla... O halde anne-babaların ve öğrencilerin, eğitimci düşmanlığının esbabı mucibi ne ola ki acep?... ALLAH Rahmetiyle muamele etsin ölen öğretmenlerimize. Öğretmenlerimizin son zamanlardaki ahvali böyle maalesef. Buna karşın öğretmenlerimiz hala yaz tatilleriyle anılıyor.

Bilen-bilmeyen “öğretmen olmak varmış şu yalan dünyada” diyor. Ol kardeşim, keşke olsaydın. Olsaydın da sen de görseydin… Şu yalan dünyada doktor olmak varmış, polis olmak varmış diyen pek nadir ama iş öğretmenliğe gelince herkes, sanki öğretmen olmak elinin kiriymiş de tenezzül edip de öğretmen olmamış gibi davranıyor.

Konu öğretmenlik olunca kalıplaşmış değerlendirmeler hemen hazır: Öğretmenler 3,5 ay yatıyor, tatil yapıyor. Oysa diğer kamu görevlilerinin 1 ay olan izni sadece idareci olmayan öğretmenlerde 2 aydır. İdareci öğretmenlerin tatili yine diğer kamu görevlileri gibi 1 aydır. Bir ay iki ay dediğime bakmayın. Eğitimciler; öteki kamu çalışanlarından yarıyıl ve yaz tatilleri dâhil toplam 19 gün fazla tatil yapmaktadırlar. Meraklısı küçük bir araştırma ile teyit edebilir bunu. Ayrıca öğretmenlerin kahir ekseriyeti tatil heveslisi de değildir. Sanki tatilde Havai´ye mi gidecekler. Çok gerekiyorsa onlar da herkes gibi 1 ay tatil yapabilirler. Hatta ders ücreti de kaldırılabilir. Bu ücreti alan var alamayan var. Bunun yerine ücretler iyileştirilebilir. Yeni göreve başlayan fakülte mezunu 9/1 öğretmene 3 bin lira verirsiniz olur biter. Kendi eş değerleri memurlar arasında, en düşük ücreti öğretmenler alıyor zaten.

Öğretmenler en fazla hakarete uğrayan meslek gruplarının başında geliyor. Yeni amirleri “veliler” tarafından (artık veli değil “vali” onlar) hakaret, tartaklanma, öğrencileri tarafından sövülmek hatta sınıfta vurulmak, öğretmenlerimizin sıkça karşılaştığı bir durum olmaya başladı.

           

Öğretmenlerin derdi sadece para pul değildir. Öğretmenlik para için yapılacak iş değildir. Biraz aklı olan bir kişi ayda iki bin –iki bin beş yüz lirayı limon satarak, ayakkabı boyayarak da kazanır. Hiç kimsenin aldığında verdiğinde gözleri de yok. ALLAH daha çok versin. Ama öğretmenlik mesleğinin ederi, şu-bu mesleklerden,  imza atmayı bilmeyenlerden de mi düşüktür? Ağzı açılan “önce eğitim” diyor, en büyük payın eğitime ayrıldığından dem vuruyor. İyide o en büyük payın neden en küçüğünü öğretmenler alıyor?  Öğretmenler tabii ki doktorlar kadar kazanalım demiyorlar. Ama diş hekimliği fakültelerine girilecek puanlarla fakültelerin öğretmenlik bölümlerine girilen ülkemizde hiç değilse psikolojik olarak, bilgiye verilen değerin bir göstergesi olarak, öğretmenlerin biraz daha yüksek ücret almaları gerekmez mi? 

Devletin hangi memuru 10-15 yıl köylerde çalışıyor?(imamlar hariç) Hangi memur ücretsiz nöbet tutmaktadır? Hangi memur hafta sonunu sınav okuyarak etkinlik hazırlayarak geçiriyor. Hangi memur bilgisayar başında saatlerce veri girişi yapıyor. Hangi memur eve bu kadar çok iş getiriyor? Sadece 1 saat derse girmenin neye bedel olduğunu bilenler bilir. Onlarca kurulda komisyonda görevliler. Yıl içerisinde hiçbir ek ücret talep etmeden onlarca toplantıya katılıyorlar.

 Hele bir de saygı görseler… Kalem ehli olan bu kesimi örselemek için toplum adeta yarış halinde. Medya öğretmenlerle ilgili olumsuz haberleri “insanın köpeği ısırması” kabilinden değerlendirip ısıtıp ısıtıp servis ediyor ekran sofrasından. Oysa Kutad-gu Bilig´de Yusuf Has Hacib: “Bilgisiz kişiye, bilgisiz sıfatı yeterli bir hakarettir” der. Öğretmenlerin işi cehaletle, bilgisizlikle değil mi ki?

 Evimizde iki çocuğumuzla başa çıkamazken, öğretmenlerin en küçük uyarısında koşa koşa; “çocuğumun psikolojisini bozuyor” diye şikâyetnameler döşeniyoruz? Hem de “psikoloji” kelimesinin anlamını bilmesek bile. Şikâyet kısmı işin en hafifi. Doktor raporu almaya çalışmalar, karakollar, mahkemeye vermeler, daha neler  neler… Bu durumda haydi gelin de siz öğretmenlik yapın. Subliminal mesaj bombardımanına tutulan öğrenciye bir yaptırımınız olmadığı gibi, akşama kadar, lütfenleriniz, yavrum- kuzum deyişiniz de artık para etmiyor. Olumsuz davranışlarda bulunan öğrencilerin için, polis çağırmaktan başka çara kalmıyor öğretmenlere.

Eğitim asli unsuru olan öğretmen hoşnut edilmeden başarı gösterilecek bir süreç değildir. GÖNÜL ALMAYI BİLE BİLMEYENLERE NE YAZIK… Hiç bir şey vermeden eğitim camiasının sırtına her gün yeni yükler yükleyerek eğitimin sorunları çözülemez. Öğretmenler üzgün, bezgin, kırgın olsalar da din-iman toz-duman olduğu şu ahir zamanda, sanırım şu ayet meali morallerini düzeltecektir. “De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu”(Zümer:9)

Şu “öğretmen” dedikleri çok beceriksizdir!. Öğrencinin kafasını açıp içerisine bilgileri bir türlü dolduramaz.  “Hocam bizimkisinin hiç ilgisi-isteği yok”  diyen velinin çocuğunu; bilgiyi-bilimi ister hale getiremez! Bilginin ne kadar önemli olduğunu anlatamaz! Bilgiye sahip olanın neredeyse dünyaya sahip olduğunu kavratamaz! Bilime, bilgiye sahip olmadan bağımsızlığımızı bile koruyamayacağımızı, bizi de Irak´a-Suriye´ye çevirebileceklerini bildiremez!...

Evet, öğretmenlerimiz yoğun bir müfredatı, belli süreler içerisinde çocuklarımıza aktarmak zorundalar. Bu asli işlerini yaparken, sayfalarca plan, proje, program, toplantı, kurul, komisyon, sınav gibi görevleri de bulunmakta. Bu görevleri ile ilgili yazım-çizim işleri, tutanaklar hazırlamak zorundalar aynı zamanda. Bunlara ek olarak bina güvenliği, öğrenci güvenliği gibi tedbirleri de özellikle nöbetçi oldukları günlerde yerine getirmekle mükellefler. İcra memurları dışında hiçbir devlet memurunun yapmadığı ev-aile ziyaretleri ve öğrencilerin ve ailelerinin ders dışı problemleriyle de ilgileniyorlar. Cumhurbaşkanını da, valiyi de öğretmenler yetiştiriyor. Belki bir hırsızı da arsızı da. Yani yükleri çok ağır. İşte bu ağır görevi ifa edebilmeleri için hepinizin desteğinize çok ihtiyaçları var.

Hepinizin malumu eğitim önce ailede başlıyor. Ve hepimiz biliyoruz ki; memleketimizin en önemli işi eğitimdir. Eğitim sorunlarımızı çözdüğümüzde zaten dünyanın en müreffeh toplumlarından biri haline gelmemiz mümkün olabilecektir. 

Peki, bunu nasıl başaracağız? Bunu başarmanın yoluna dair o kadar çok ve o kadar fazla görüş var ki belki de bu yüzden başarısız oluyoruz. Fakat en azından şu hususlara dikkat etmemiz gerekiyor.

Evvela, çocuklarımızı medyanın olumsuz etkilerinden koruyacağız. Tv´ler, bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonlar, internet. İlle de internet. Bu saydıklarımın çoğu bizim ve çocuklarımızın hayrına iş yapmıyor. Günümüzün en etkili hocası-öğretmeni-eğitmeni; ne ilk eğitimi evde çocuklara veren anne-babalar ne camideki hoca, ne mahalledeki hacı ne okuldaki öğretmen ne de üniversitedeki profesördür. En etkili ve en büyük öğretmen medyadır. Aman bu türlü medyaya karşı dikkatli olalım, çocuklarımızı koruyalım. Aksi halde; kimse bizi, çocuklarımızdan koruyamaz.

 

Muhatabımız olan çocuklarımızı bir kişilik olarak kabul ettiğimizde, onları eğitilebilir hale de getirmiş oluyoruz. Yani çocuklarımızla var olan gönül bağımızı güçlü tutacağız.

“Çobanın gönlü olursa, tekeden süt çıkarırmış.” Gelin gönül verelim, gönlümüz olsun, gönüllü olarak üzerimize düşenleri yapalım.  Eğitimin okulda başlamadığı gibi, okulda da bitmediğini bir ömür boyu sürdüğünü unutmamamız gerekiyor. Bu durum Peygamber Efendimiz HZ. MUHAMMED (s.a.v) tarafından “beşikten mezara kadar ilim öğreniniz şeklinde ifade edilmiştir. Bu nedenle bizlerin yapacağı en iyi yatırım, çocuklarımıza yapacağımız yatırımdır. Çünkü bu yatırım hem dünyayı hem ahireti, hem bizi hem ülkeyi kurtarır.

Not: Yine bu köşede 23/11/2014 tarihimde yayımlanan yazının geliştirilmişidir.

 

Anahtar Kelimeler: ÖĞRETMEN, DEDİKLERİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
HOMO DÜT DÜTÜS* (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(2) (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ OKUMASI (2) (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ OKUMASI (1) (03 Temmuz 2018 - Salı)
BUGÜNLERİN RAMAZANI (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ABBAS GÜÇLÜ VE EĞİTİME DAİR NOTLAR (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
YENİ, LİSELERE GEÇİŞ SİSTEMİ (09 Nisan 2018 - Pazartesi)
OKULLAR ARASI BİLGİ YARIŞMALARI (19 Mart 2018 - Pazartesi)
GENÇLERLE BAŞBAŞA ve BAŞGİL HOCA (06 Mart 2018 - Salı)
E- EĞİTİM DÖNEMİ (25 Ocak 2018 - Perşembe)
BASIN VE VATANDAŞ MOBBİNGİ (05 Ocak 2018 - Cuma)
İSTİKLÂL VE İSTİKBÂL ŞAİRİ (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
OKUL AİLE BİRLİĞİ TOPLANTILARI (03 Aralık 2017 - Pazar)
ÖĞRETMENİM… (26 Kasım 2017 - Pazar)
EĞİTİMİN WC SORUNU (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
TEOG YERİNE İBİP (29 Eylül 2017 - Cuma)
SAYIN 1.SINIF VELİLERİ… (12 Eylül 2017 - Salı)
4 DUVAR 4 TEKER UĞRUNA… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
“İSLAMÎ TATİL” DERKEN BAYIM… (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
ÖĞRETMEN(SİZ) STRATEJİ BELGESİ…(2) (22 Haziran 2017 - Perşembe)
ÖĞRETMEN(SİZ) STRATEJİ BELGESİ…(1) (20 Haziran 2017 - Salı)
KUTLU DOĞUMDAN SÎRET HAFTASINA(2) (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
KUTLU DOĞUMDAN SÎRET HAFTASINA(1) (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
16 NİSAN (REFERANDUM) OKUMALARI (21 Nisan 2017 - Cuma)
YENİ BİR MİLAT: 16 NİSAN (10 Nisan 2017 - Pazartesi)
SMS ÂDÂBI (“HAYIRLI CUMALAR”) (27 Mart 2017 - Pazartesi)
PROMOSYON TARTIŞMALARI (15 Mart 2017 - Çarşamba)
ÇOCUKERKİLLİK (06 Mart 2017 - Pazartesi)
28 ŞUBATTAN 15 TEMMUZA (28 Şubat 2017 - Salı)
VALENTINE´S DAY (SEVGİLİLER GÜNÜ) (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
MÜFREDAT YENİLEMESİ YETER Mİ? (31 Ocak 2017 - Salı)
“ERBAUN”(KIRK YAŞ) ÜZERİNE (09 Ocak 2017 - Pazartesi)
KANIMIZ AKA AKA… (20 Aralık 2016 - Salı)
GÖKLER ADAMI: NURİ DEMİRAĞ (29 Kasım 2016 - Salı)
RÖTARLI ROTASYON (08 Kasım 2016 - Salı)
DARBENİN YÜZ GÜN SONRASI (25 Ekim 2016 - Salı)
İŞİMİZ CİNNETİMİZ OLMASIN (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
AKILLI TELEFON SOYGUNU (22 Eylül 2016 - Perşembe)
CİĞERİNİZİ KURTLAR YESİN!... (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DARBE NÖBETLERİ VE SAYGI DURUŞU MESELESİ (10 Ağustos 2016 - Çarşamba)
FETÖKOPAT” ENDİŞELERİM VAR(DI) (23 Temmuz 2016 - Cumartesi)
SİVAS´A ÖĞRETMEN AKADEMİSİ (18 Haziran 2016 - Cumartesi)
BEYDEBA´DAN... (31 Mayıs 2016 - Salı)
TÜBİTAK BİLİM PROJELERİ (17 Mayıs 2016 - Salı)
“YIKIK DİNİN MENSUPLARI” (04 Mayıs 2016 - Çarşamba)
MÜDÜÜÜRRR!... (16 Nisan 2016 - Cumartesi)
ŞAKA GİBİ 1 NİSAN (01 Nisan 2016 - Cuma)
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ(Dİ) (22 Mart 2016 - Salı)
ŞEHİR VE İNSAN ÜZERİNE (08 Mart 2016 - Salı)
YENİLECEKSİNİZ… (23 Şubat 2016 - Salı)
“BAŞKANLIK” MESELESİ (02 Şubat 2016 - Salı)
SUBLİMİNAL MESAJLAR VE DİZİLER (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
MEHMET AKİF ERSOY… (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
MÜSLÜMAN(!) AMA PUTiNCİ... (15 Aralık 2015 - Salı)
BİR, KASIM KASIRGASIYDI… (17 Kasım 2015 - Salı)
SIRTLAN SÜRÜLERİ GİBİ SALDIRIYORLAR (15 Ekim 2015 - Perşembe)
OĞLUM REŞİT… OLMASIN (02 Ekim 2015 - Cuma)
DAĞLICA YİNE DAĞLADI!... (09 Eylül 2015 - Çarşamba)
KILIÇ SIRTINDA GÜNLER (20 Ağustos 2015 - Perşembe)
ROTASYON MU DEMİŞTİNİZ? (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
BİR RAMAZAN BÖYLE GEÇTİ (21 Temmuz 2015 - Salı)
TERCİH MARATONU VE İHL´LER (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
BİZE RAHAT YOK!... (27 Haziran 2015 - Cumartesi)
SEVİNDİRMEYEN ŞEÇİM 7 HAZİRAN (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
EL BİRLİĞİYLE… (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
19 MAYIS SONRASI DA BİR CİHATTIR (19 Mayıs 2015 - Salı)
“STRES” SEÇİMİNE DOĞRU!... (11 Mayıs 2015 - Pazartesi)
İŞÇİNİN 1 MAYISI (28 Nisan 2015 - Salı)
ÖRTÜN(ME)MEK (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
CUMA NAMAZI VE ÇALIŞANLAR (04 Nisan 2015 - Cumartesi)
EV ALMAK YA DA AL(A)MAMAK (20 Mart 2015 - Cuma)
ALLAH BİR DAHA…YAZDIRMASIN (10 Mart 2015 - Salı)
DARBENİN POST’U VE ERBAKAN (27 Şubat 2015 - Cuma)
MÜBAREK SEVGİLİLER GÜNÜ(!)… (15 Şubat 2015 - Pazar)
MANKURTLAŞTIRILMAMIŞLARDAN MISINIZ? (27 Ocak 2015 - Salı)
TERÖR YÜRÜYÜŞÜ! (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
EĞİTİMİN KARASI, “KARMA” OLMASI (18 Aralık 2014 - Perşembe)
ÖĞRETMENİM… (24 Kasım 2014 - Pazartesi)
“KÖPEKÇE” MERAMLAR (21 Kasım 2014 - Cuma)
CİNSEL SUÇLAR(II) (22 Ekim 2014 - Çarşamba)
CİNSEL SUÇLAR(I) (21 Ekim 2014 - Salı)
SAYIN VELİ… (02 Ekim 2014 - Perşembe)
NORM FAZLALIĞI VE ROTASYON (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
ADALET BU MU? (14 Eylül 2014 - Pazar)
EĞİTİM SAVAŞLARI (07 Eylül 2014 - Pazar)
GÜL GİBİ SAADET Mİ? (01 Eylül 2014 - Pazartesi)
“MEDYA OKUR-YAZARLIĞI’NI SEÇMELİ (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
KELEPİRE KONUT!... (12 Ağustos 2014 - Salı)
YEREL GAZETELERİN HABERCİLİK ANLAYIŞI (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Seni sigaya çeken bir molla kasım gelir.

Yunus Emre
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ