Berat Demirci


SÖZ VE RECULİYET

SÖZ VE RECULİYET


Kelimelerin müzekker veya müennes olması Arapça’nın bir özelliğidir ama müzekker her hitabın yalnızca erkekleri kapsamadığı malumdur. Recul kelimesi bunlardan biridir ve kadın erkek her insan için kullanılabilir. Reculiyet denildiğinde cinsiyeti aşan bir kemale ve kişiliğe işaret vardır. Bu hususta okunmaya açık nice metin olduğunu söyle. Günlük dilden ve tek kelimeyle “Adamlık” dersek, kadının kemal ve kişilik sahibi olanına da “reculiyet sahibi” denilir. Reculiyet sahibi kişiyi tarif için pek çok şey söylenebilir, söylenmiştir ama “sözünün eri olma” özelliği, temelidir.

Reculiyet sahibi olmak: kariyere, hukukî rüşt yaşına değil; söylediği sözün altının söyleyeniyle beraber çizilmesini işaret eder. Entelektüel, aydın gibi vasıflar modern dünyada belli bir hayat tarzına atıfla herkese söylenebilir; hattâ mekteplerin yegane görevi böyle insanların sayısını çoğaltmaktır. Herkes birbirine muhalif olabilir ve eleştirel bakabilir ama aydınlanmalarına esas olan ışık aynı istkametten gelmektedir; gölgelerinin uzunluğuna misille aralarında bir derece farkından söz edilebilir. Reculiyet, az çok yaptığı işe kendinden bir şey katmaktır; azlık çokluk değil, zata mahsus eyleme alanıdır. Reculiyet; insanların birbirine yakınlaşmalarını ve bütünleşmelerini sağlamak itibariyle oeganik bir toplumu işaret eder.  İş bölümüne dayandırılarak inşa edilen modern müesses yapı; her kademede bu yakınlaşmayı daraltmakta, engellemektedir. Üretim üzerinden tanımlanan iş bölümü toplumu; tüketim vasıtasıyla kontrol edilebilir bir vahşet toplumudur.

Reculiyet bidirmeyen eylemler hayatın her bucağında hakimiyetini artırdıkça: cemiyet, rical yetiştiremez hale gelir. Teknolojik üstünlük, fert başına düşen tüketim miktarı gibi ölçümlerle kitlelerin kaderi; sözünün hiçbir kıymetinin olmadığı sembolik liderlere teslim edilir. Dünyanın en büyük devletinin liderinin pandemiye karşı damardan sıvı sabun zerkini tavsiye etmesi; modern kaht-ı ricalin zirve göstergesidir. “Taliban’”ın lider kadrolarının tırnak içine alınması, kitlelerin kimlere tebaa olması gerektiğini zerkeden bir ideolojidir. Taliban endişesi elbette sahtedir ve tebaanın oturtulduğu yerden yönetilmesi için bu tür hareketlilşiğe ihtiyaç vardır. Yöneticinin bir hanedandan değil de kitlelerin içinden gelmesi, demokratik iktidar tipinin yeterli meşruiyet şartıdır. Kitlelerin tüketim iştahı, bu meşruiyet altında gerçekleşen her türlü vahşeti bir tür eğlenme aracına çevirmektedir.

Piyasa gereği daha iyi olarak tanımlananı değil, daha farklısını isteme özgürlüğünün insanın elinden alınması: kuvvetli olanın hakimiyetiyle sonuçlanan biteviye bir yarış demektir. Fert başına düşen söz yahut reculiyet miktarı düşük seyrediyorsa; yarışı fert başına düşen tüketim miktarı belirler.



YAZARLAR