S.O.S Aile Çatırdıyor!
Tarih: 8.11.2018 00:00:01 / 120okunma / 0yorum
Mehmet Şevket EYGİ

Bu akşam saat 19´da ZEYTİNBURNU Belediyesi Kültür merkezinde konuşacağım. Arzu edenler teşrif edebilir.
Muhterem okuyucularım. Bugün sütunumu, kadim dostum değerli hukukçu avukat Ali Cahit Polat bey ile yaptığım röportaja tahsis ediyorum. Aile Türk toplumunun temel taşıdır edebiyatını yapıyoruz ama şu anda Türk ailesinin durumu nedir, nasıldır, bunun üzerinde pek durmuyoruz. Aşağıdaki satırlar size bu konuda ışık tutacaktır. (MŞE)
***
1. Yeni Medenî Kanunumuz sizce sosyal ve kültürel yapımıza uygun millî bir kanun mudur, yoksa iktibas bir kanun mudur?
Mecelle yürürlükte iken İsviçre Medeni Kanunu tercüme edilerek 4 Ekim 1926 tarihinde 743 sayılı Türk Medeni Kanunu adıyla yürürlüğe konulmuştur. 76 yıl yürürlükte kalan Medeni Kanun´dan sonra 1 Ocak 2002 tarihinde, yeni devrim yasası olarak adlandıracağımız 4721 sayılı Medeni Kanun yürürlüğe girmiştir. Devrim yasalarının en önemlisi olan Medeni Kanun Hıristiyan dinine mensup İsviçre´nin Medeni Kanunu´ndan iktibas edilmişti. İsviçre Medeni Kanunu´ndaki güncellemelere uygun olarak yapılan yeni yasada, eski Medeni Kanunu aratacak hükümler bulunmaktadır.
2. Bu kanun, toplumun temel taşı olan aileyi korumakta, sağlamlaştırmakta, ayakta tutmakta mıdır?
Aile, Türk toplumunun temelidir (Anayasa 40 m. f. 1). Yeni Medeni Kanun ve 2005 yılında yürürlüğü giren Ceza Kanunu aile kurumunun insicamını bozmuş, disiplinini sağlanamaz hale getirmiştir. Mahrem alan olması gereken ailenin içerisine kamu gücünün bu denli müdahalesini mümkün kılmıştır. Kralların bile giremediği kale olan aile günümüzde genel ve özel yasaların uygulamaları sonucu polis/jandarma, Hâkim, Savcı ve Avukatların kol gezdiği alana dönüştürülmüştür.
3. Yeni kanunda niçin ailenin bir reisi yoktur?
Eski Medeni kanunda “Ailenin reisi kocadır” ibaresi değiştirilerek
“... evlilik birliğini eşler beraber yönetirler” hükmü getirilmiştir. Ailenin temsili de eşlere birlikte verilmiştir. Konut seçimi, aile içi tasarruflar, çocukların eğitim tercihleri, harcama ve her türlü karar ve işlemlerde büyük sorunlar yaşanmaktadır. Her ne kadar hâkimin müdahalesi istenmesi mümkün ise de, pratik faydası olmamaktadır. Boşanma ile sonuçlanan yolların başlangıcı olduğu kanaatindeyiz.
4. Reissiz bir aile olacağına, keşke kadın ailenin reisi olsaydı diyebilir miyiz?
Kadının ailenin reisi olması iki başlı olmasından iyidir! Kaldı ki Avrupa uyum yasaları kapsamında tüm kanunlarımızda pozitif ayrımcılık ilkesi doğrultusunda yapılan değişikliklerle kadın fiilen ailenin reisi olmuştur. Bir köyde 2 muhtar olamayacağı gibi toplumun temelini oluşturan ailede iki başlılık doğru olmamıştır. Aile içinde huzur ve sükunu bozmaktadır. Aile Mahkemelerinin dava dosyaları ile savcılıklara yapılan müracaatlar incelendiğinde toplumumuzun temeli olan ailenin yıkılmaya başladığını söyleyebiliriz.
5. Son yıllardaki boşanmalar normal midir, yoksa sayısı fazla mıdır ve anormal midir?
Boşanmalarda ciddi artışlar olmaktadır. Günümüzde boşanma davaları çoğunlukla kadınlar tarafından açılmaktadır. Edinilmiş mallara katılma yasal rejimi, süresiz nafaka, maddi ve manevi tazminat, aile konutu ve kadını/aileyi koruma amacıyla çıkarılan, ancak aksi sonuçlar doğuran 6284 sayılı yasa boşanmayı kadınlar bakımından cazip hale getirmiştir.
Ülkemizde, evlilik yaşı kadınlarda ortalama 24, erkelerde 28 yaşına yükselmiştir. Yasal evlenme yaşı 2 yaş büyütülmüştür. Evlilik oranında azalma ve boşanma sayılarında artışla birlikte aile kurumu çökmektedir. Evliliklerin yıllar içerisinde azaldığını, boşanmaların arttığını ve evlilik yaşının yükseldiğini istatistik verileri doğrulamaktadır. 2017 yılında, önceki yıla oranla evlenen çift sayısı %4.2 oranında (25.034 çift) azalmıştır. Boşanmalarda ters orantıyla artmıştır. Evliliklerin 1-5 yıl aralığında boşanma oranı %35.5 seviyesine çıkmıştır.
6. Kadın konusundaki pozitif ayırımcılık doğru mudur, yanlış mıdır, âdil midir?
2010 yılında yapılan referandumla (Anayasa 10. m. f. ) pozitif ayrımcılık hükmü getirilmiştir. Yasalarda kadınlar lehine yapılan düzenlemelerde eşitlik ilkesine aykırılık iddiası dinlenmemektedir. Kamu istihdamında eşit şartlar olduğunda kadın tercihi yapılmaktadır. Siyasi irade kadının çalışmasını teşvik ederek kadın çalışan oranını yükseltmek amacıyla projeler üretmektedir. Kamuda kadın istihdamı %50 seviyelerine ulaşmıştır. Pozitif ayrımcılık; Medeni Kanun, Ceza Kanunu ve özellikle 6284 sayılı aileyi ve kadını koruma amacıyla çıkarılan yasada karşımıza çıkmaktadır. Feminist STK´ların arzu ve talepleri sonucu çıkarılan yasaların uygulanmasının telafisi imkânsız sonuçları ile karşı karşıyayız.
7. Aileleri yıkan, kocayı, babayı mahkeme kararıyla evden uzaklaştıran 6284 sayılı yasa hakkında bilgi verir misiniz.
2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN, Avrupa Konseyi (İstanbul ) sözleşmesi ve Anayasanın 10. maddesi ile kabul edilen pozitif ayrımcılık ilkesi dayanak tutularak hazırlanmıştır. Aileyi ve kadını şiddetten koruma amacıyla çıkarıldığı söylense de hakikatte aileyi yıkan, kadına şiddeti artıran sonuçlar doğurmuştur. Yılda 200.000 civarında koruma ve tedbir kararları verilmektedir. Aile birliği ve disiplini sarsılmıştır. Feministlerin talep, duygu ve düşüncelerini yansıtan 6284 sayılı yasanın dünyada EŞİ VE BENZERİ BULUNMAMAKTADIR. Bu yasal düzenleme ile DELİL VE BELGE ARANMAKSIZIN kadınlar sadece 155 veya 183 no´lu telefonları arayarak kocasını, babasını, oğlunu evden uzaklaştırabilmektedir. Sadece fiziksel şiddet aranmıyor, “psikolojik ve ekonomik şiddete uğradım veya uğrama tehlikem vardır” demesi yetmektedir.
Ailede babanın/kocanın eşine ve kızına eve geç gelmesi halinde “..neredeydin?” veya telefonla ısrarla arayıp “..nerede kaldın?” demesi, arkadaş seçimine karışması, eve istenilen parayı bırakmaması, harcamalara müdahale etmesi, uzaklaştırma (sürgün) kararı alması için yeterlidir.
Kısacası kadının canını sıkan veya sadece kocayı-babayı-oğlu evden uzaklaştırmak, tedbir kararı aldırmak istediğinde bir telefonla 6284 yasayı kullanarak amacına ulaşmaktadır. ARABULUCULUK VE UZLAŞMA HÜKÜMLERİNİNDE UYGULANMASI bu kanun kapsamında yasaklandığından ailelerin yıkılması, boşanmaların artması, çocukların mağduriyeti ile şiddetin boyut değiştirerek çoğalması sonuçları ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kelimeler: Aile, Çatırdıyor
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İslam´ın ölçütleri (15 Kasım 2018 - Perşembe)
İslam´ın ölçütleri (12 Kasım 2018 - Pazartesi)
Batı Medeniyeti (10 Kasım 2018 - Cumartesi)
Küçük güzeldir (07 Kasım 2018 - Çarşamba)
Laikliği din haline getirdiler (01 Kasım 2018 - Perşembe)
Eğitim İşlerimizi Düzeltemezsek (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Güzel Müslümanlar (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
Akılsız yapan akıllı telefon (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
Zengin Liderler (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
Kısa Cümleler (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
İslam Medreseler Mektepler (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
Suriye Türkiye Birliği (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
Laiklikle Yapamadılar (19 Eylül 2018 - Çarşamba)
Silivri seyahati (13 Eylül 2018 - Perşembe)
O Gencin Durumu Çok Kötü (11 Eylül 2018 - Salı)
Mutlak Eşitlik Yoktur (04 Eylül 2018 - Salı)
Tek Hak Din (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Hasretle Beklediğim Yazılar (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Cezasız kalmaz (28 Ağustos 2018 - Salı)
Hizmet Edebiliyor muyum? (27 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Müslüman Kimleri Sevemez? (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Asıl Önemli Olan Şeyler (10 Ağustos 2018 - Cuma)
Kültürlü Olmak İsteyen Gence (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Bir zata mektup (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Akıllı mı akılsız mı? (15 Ağustos 2017 - Salı)
Uyarı (08 Ağustos 2017 - Salı)
İslam´ın Temel Değerleri (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
İslam´ın Temel Değerleri (15 Haziran 2017 - Perşembe)
Müslümanca yaşamak (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Güçlü Mü´min (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
İhlaslı olalım (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
GAFİLLER (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
Erdemler ve Erdemliler Rejimi (22 Mayıs 2017 - Pazartesi)
GAFİLLER (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Gerçek İslam Medreseleri (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Depremle İlgisi Yokmuş (25 Nisan 2017 - Salı)
Pırlanta Gençlerimiz (19 Nisan 2017 - Çarşamba)
İhlâssız İbadetler Kabul Edilmez (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
Büyük Müslüman (05 Nisan 2017 - Çarşamba)
MUTSUZ ŞEHİR (02 Nisan 2017 - Pazar)
Yahudi Halife Adayı! (27 Mart 2017 - Pazartesi)
Milyonda bir (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Hakkı Yoktur (02 Mart 2017 - Perşembe)
Günahlar (24 Şubat 2017 - Cuma)
O Kim Oluyor Haddini Bilsin! (21 Şubat 2017 - Salı)
Demokrasi bir din değildir (16 Şubat 2017 - Perşembe)
2017´de Neler Olacak? (12 Şubat 2017 - Pazar)
Müslümanlar İslam´a Yabancılaştı (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Kurtuluşun ve Hizmetin Şartları (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
En iyi ve hayırlı ev (29 Ocak 2017 - Pazar)
Kötü ve İyi Haberler (25 Ocak 2017 - Çarşamba)
Kulaklara Küpe Sözler (17 Ocak 2017 - Salı)
Örnek Bir Yurt (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Papaz Başbakan Ignaz Seipel (06 Ocak 2017 - Cuma)
Hilafet 2024´te kurulacaktır (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
Ümmet Nasıl Kurtulur? (01 Aralık 2016 - Perşembe)
Din Sömürücüsü Eşkıya (22 Kasım 2016 - Salı)
Bir tek nal eksik olsa (06 Kasım 2016 - Pazar)
Büyük Faziletler ve Kerâmetler (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Türkiye´nin En Yalnız İnsanı (26 Ekim 2016 - Çarşamba)
Örnek Müessese (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
Nerdüban Beyimiz (18 Ekim 2016 - Salı)
Teknokrat Kafasıyla (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İki kişiyi aşan, bir başkasına da söylenen her sır, yayılır.

Mevlana
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ