SON OKÇULAR TEPESİ AİLEDİR
Tarih: 31.10.2017 17:45:41 / 354okunma / 0yorum
Talha Gurbetçi

İslam tarihini bilen arkadaşlar, okçular tepesinin değerini de; iyi bilirler.

 Bundan YILLAR, YILLAR önce Ülkede uygulanan politikalarla, eşleri çalışmayan insanların geçim sıkıntısı çekeceğine dair bir imaj oluşturuldu ve o, imaj tuttu. Eşi çalışmayan insanlar; sıkıntılara düşer, geçinemez ve ekonomik huzursuzluklar yaşar, hale getirildi. O, günlerde, uygulanan bu yanlış politikanın, hayata geçmemesi için; insanımızı uyarıyorduk. Dinlemediler, dinleseler de; anlamak istemediler. Hatta, arkamızdan kızdılar, eleştirdiler...  

Şu andaki, bazı sıkıntılı sonuçların olmaması için; uyarılarda bulunduk. Böyle bir sonuç olmaması için; seminerlerde, toplantılarda, sınıflarımızda bile; bu konuları anlatıyorduk. Özde, üst akıl denen şeyin Müslüman aile yapısını bozma hevesi vardı. Hedefleri; yetişen çocukları; anne ve babadan oldukça uzaklaştırmaktı.  Önceden,  Bu kadim devletin, temeli olan Aileyi; yıkmayı beceremediler. Ne yaptılarsa; çekirdek aileyi dağıtamadılar. O halde Karı, Koca çalışır bir aile sistemini hayat geçirmeye karar verdiler. Böyle kurulacak bir Ailenin; zor şartları olacağını, sosyal olarak büyük yaralar açacağını bildikleri için; bu planlı projeyi hayata geçirdiler.  Zaman içerisinde; Böylece yaşlılar da evlerden uzaklaştırılmış oldu. Çalışan eşler, arasında sıkıntılar gittikçe büyüdü. Çocuklar; aile ortamından ve sevgisinden uzaklarda büyümek zorunda kaldılar... Halbuki, anne sevgisine en fazla ihtiyaç hissettikleri dönemdi. Sonuç tahmin ettiğimiz gibi, oldu. 

Akıllı düşünen ve onu hayata uygulanabilir bir şekilde servis eden; Batı kaynaklı düşünce kuruluşu, kazanmış oldu. Biz kaybettik, kaybetmeye devam ediyoruz.    

Bizim hayatımızı cazip hale getiren, bizi anlık sarhoş eden, maddi değerler, rahat yaşam koşulları, arabalar, evler, hiç bir zaman bizi mutlu etmedi, etmeyecek de...  Çünkü, Aile ortamımız ve yakın çevremizle ilişkilerimiz eridi, hatta yakın çevremizle olan ilişkimiz bitti. Eşler, birbirlerini dahi, göremez oldular.  Çocuklar; Anne ve Baba yüzüne hasret kaldılar. Yaşlılar, çektikleri sıkıntılar karşısında; derinden bir ahhh..., çektiler. O, çekilen ahhh..,  çok şey ifade eder, oldu.  Çok şeylere mal oldu. İnşallah, bu işe kafa yoranları birileri dinler.. Gereken tedbirler, çok geç olmadan alınır...

 Seneler öncesinde; çocuk sahibi olan bayan; daha az izin kullanırdı. Süt izni, dar kapsamlıydı. Bugün,  yeni haklar verilmektedir. İmkanlar sağlanmaktadır. Ancak, getirilmek istenen yenilikler; Çocuk sahibi bayan için, yeterli değildir. Okçular tepesinin, en önemli elemanı; Annedir. Devlet, Anne özelliğini taşıyan bayana, ayrıcalıklar getirmelidir. Yarım gün  çalışmak gibi, Erken emekli olmak ve ona göre emekli ücreti ve tazminatı vermek gibi.  Kısacası, Anne; çocuklarına daha fazla zaman ayırmalıdır. En önemlisi; Çalışmayan bayana, eğer evinde yeteri kadar çocuk büyütüyor ise; özel teşvikler, yardımlar yapmak gibi, ayrıcalıklar hayata geçirilmelidir. Çalışmayan bayan tabirini kullandığım için; Eli öpülesi annelerden özür dilerim.  Bu kavram, Çalışma hayatının bir kavramıdır. Yani Devlet, anne olarak çocuklarını büyüten bayanların; asıl çalışanlar olduğu, gerçeğini kabul ederek; onlara her türlü yardımı ve desteği vermelidir. Anneliği, ev hanımlığı kavramı olarak görmek yerine; kutsal bir görevi üzerine almış; bir bayan olarak görmek gerekir.  

 Her bakımdan, yeni yetişmekte olan nesillerin; koruyucusu ve kollayıcısı, Ancak; Anneler olabilir. Yetişen çocuklara, yeri gelince; doğal olarak ilave bilgiler ve beceriler; ehil insanlar tarafından mutlaka verilecektir. Anne, bu eğitiminde içerisinde olmalıdır. Gerek denetleyerek, gerekse; yardımcı olarak. Bu kural kesindir ve değişmez. Anne, sevgi ve şefkatin; yeryüzündeki en büyük mimarıdır. Yetişmekte olan nesilleri; bundan mahrum etmeye kimsenin hakkı yoktur. Yaratılışa aykırıdır.

Eğer Anne ve Baba bugünkü şartlar ile, hayatlarını devam ettirirlerse; aşağıda sıralayacağım, yanlışlara nasıl dur diyeceğiz? Eğer Anne ve BABA yeteri kadar çocuklarına zaman ayıramıyorlar ise; durum aynen sıraladığım gibidir.

 Etrafı bu kadar yanlış şeylerle kuşatılmış olan çocuk, yahut genç, hangi savunma mekanizması ile kendini koruyacaktır? Okuldan kaçmak ve oyun salonlarına gitmenin o çocuklar açısından; ne kadar cazip bir olay olduğunu ne zaman fark edeceğiz? Bu tür tehlikelerin önünü almak adına; Devleti yönetenlerin yapacağı bir şey yok mudur? Bir    insanı öldüren katillere müebbet hapisler verilirken; Binlerce insanının ruhunu katleden yanlış ve hatalı yönlendirme yapan  yayınların, önünü kim kesecek? Kim bunlara dur diyecek? Bu yayınları yapan, reklam eden, uyuşturucuyu satan insanlara daha ağır cezalar,  ne zaman gelecek? Bir insandan daha fazla insana, zarar verdiklerine göre; ne zaman binlerce insanı zehirleyen adam olarak; yargılanacak? Buna alt yapı hazırlayan tüm yayınlar nasıl kontrol edilecek? Bu tür yayın ve filmlerde uyuşturucunun, madde bağımlılığının, insanın canına kıymanın reklamları yapılırken; Devleti yönetenler olarak, bunlara seyirci mi kalınacak? Bu yangının her tarafı sarmadan; bir an önce tedbiri alınmalıdır.

Ahlaksızlık ve   tüm suç kavramları; farkında olmadan veya olarak; gençlere altın tepsilerde sunulmaktadır. Bütün bu olumsuzluklardan; Aile ortamından uzaklaşmış ve  Anne ve BABA tarafından yeteri   kadar denetlenemeyen gençler; kendilerini nasıl koruyacaklardır? İşte bir kez daha, Anne ve Babanın, yahut Aile büyüklerinin önemi ortaya çıkmaktadır. Bizler ise; çocuklarımızı  kreşlere, yaşlılarımızı huzur evlerine bırakarak; Bu yangının büyümesine; farkında olmadan yardımcı oluyoruz.

 Ayrıca, 18 yaşına kadar Devlet koruması altında olan bir gencin; Kendisinden daha büyük ve 18 yaşını doldurmuş gençler tarafından, Toplumun her alanında, en ahlaksız şeyleri yapmasına, ne kadar seyirci kalacağız? Bu genci korumaya yönelik, yasalarımız yok mudur?

 İşte bütün bunlar olurken; mevcut eğitim ve öğretimin, müfredatının yetersiz olduğu da eklenirse; sokaklarda gördüğümüz olumsuz hadiseler, daha da artacak demektir. Daha duyarsız, daha ruhsuz, sadece kendini ve kendi hayatını düşünen gençlerle, daha çok karşılaşacağız, demektir. Bencilliğin bu kadar öne çıkarıldığı bir sistemde; Milli ve Manevi değerleri, toplumu meydana getiren değer yargılarını, bu gençlere nasıl kazandıracağız? Bu değerleri onlara nasıl sevdireceğiz? Bu değerlere saygı duymaları gerektiğini, nasıl öğreteceğiz?

 Aile ve Çevrenin eğitim ve Öğretim üzerindeki etkisini ne zaman anlayacağız?

 Bu nedenle; Aile ortamı son okçular tepesidir. Eğer, başarılı olamaz isek; mağlup olma, sarsılma ihtimalimiz, yüksektir. O halde; Okçular tepesine var gücümüzle, sahip çıkalım. Ailenin önemini, sağlam bir kale olarak kalmasını sağlamanın, yollarını bulalım. Anne ve Babanın Aile içerisindeki, görev ve sorumluluğuna; yardımcı olalım. Çocuklar için; en önemli sığınma yerinin; Aile ortamı olduğu gerçeğini ısrarla belirtelim. Buna yönelik yayınlar, çalışmalar  yapalım. 

Gençlere; Ailesini sevmenin, sevdirmenin; yollarını bulalım. Aileden uzaklaşan bir gencin, karşılaşabileceği sıkıntılardan sıkça; bahsedelim. Sağlam, sağlıklı  aileye giden bütün yolların önünü açalım. Bu durum son şansımız olmasın...

 Gelecek gençlerin elinde ise; Geleceğimize sahip çıkmak için; gençlere sahip çıkmak, asli görevimiz, olmalıdır.

 

Anahtar Kelimeler: OKÇULAR, TEPESİ, AİLEDİR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM (26 Ağustos 2018 - Pazar)
GEZELİM GÖRELİM (03 Ağustos 2018 - Cuma)
SELAM OLSUN SELAM OLSUN YİĞİTLERE (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
YENİ BAKANLAR KURULU AÇIKLANDI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
SEÇİM SONRASI BEKLENTİLERİMİZ (03 Temmuz 2018 - Salı)
SEÇİM SONUÇLARINI NASIL OKUMALI (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
UNUTMAYALIM HEP HAFIZAMIZDA KALSIN (19 Haziran 2018 - Salı)
ESKİMEYEN BAYRAMLAR (12 Haziran 2018 - Salı)
RAMAZAN AYI RAHMET AYIDIR (01 Haziran 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ HIZLANDI (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
KATİL İSRAİL BOŞ DURMUYOR (15 Mayıs 2018 - Salı)
YENİ BİR SEÇİM YENİ BİR HEYECAN (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
SEÇİM ÖNCESİ VE SONRASI KRİZ SENARYOLARI (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
O AĞACIN ALTINDA BULUŞUYORUZ (02 Nisan 2018 - Pazartesi)
MEMLEKET SEVGİSİ BİR BAŞKADIR (23 Mart 2018 - Cuma)
MEMLEKET HİZMET İSTER (05 Mart 2018 - Pazartesi)
KANAYAN YARA KİMSESİZ SOKAK ÇOCUKLARI (27 Şubat 2018 - Salı)
CEMRE KİTABEVİMİZ VE KİTAP KULÜBÜMÜZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
ŞEHRİMİZİN KIYMETİNİ BİLEMEDİK (02 Şubat 2018 - Cuma)
SEN SİVASI TANIRMISIN (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
6 K NIN DİĞER SINIFLARIN ŞANSLARI (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
GÜNDEM ÇOK YOĞUN (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
KALABALIKLARIN YALNIZLAŞTIRDIĞI İNSAN (19 Aralık 2017 - Salı)
ELLERİMİZ BİRLEŞMELİDİR (12 Aralık 2017 - Salı)
İDARECİLİK YÖNETİCİLİK BİR MEZİYETTİR (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
ŞEHRİMİZE HİZMET İCRAATLA OLUR (03 Aralık 2017 - Pazar)
SUÇLULARI TOPLUMA KAZANDIRMAK GEREKİR (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİNİN MESELELERİ (23 Kasım 2017 - Perşembe)
DEĞERLENDİRMELER ÖĞRETMEN, (19 Kasım 2017 - Pazar)
SÜT TOZU ÇOCUKLARI (17 Kasım 2017 - Cuma)
TERÖR OLAYLARI NEYİ HEDEFLİYOR (12 Kasım 2017 - Pazar)
MİLLİ MESELELERİMİZ (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Zaferlerin Arka Planı; Ordu ve Strateji (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Denizi testiye doldursan, alabildiği kadar su alır. Gerisi kalır?

Mevlana
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ