Yusuf Ziya Cömert


Siyaset futbolu bozar

Siyaset futbolu bozar


 16

Geçen gün bizim mahalledeki çay bahçesine gittim. Ara sıra giderim oraya, günün yorgunluğunu atmak, eğer oradaysalar bir iki dostla hasbihal etmek için.

TRT’nin eski İstanbul Müdürü Şakir Özbek zaman zaman gelir oraya. Bazen ‘Öğle Namazına Nasıl Kalkılır’ın ve başka bir çok kitabın yazarı Bülent Akyürek de gelir, birkaç genç arkadaşıyla.

Rahmetli Ömer Döngeloğlu da ara sıra uğrardı. Güzel adamdı Ömer Hoca, muhabbeti doyumsuzdu.

Bekir Develi seyrek gelir. Hoşsohbet adam. Allah işini rast getirsin.

Son zamanlarda daha az geliyorlar.

O gün rahmetli Ömer Hoca hariç hepsi gelmişti. Kamil Doruk dahil.

Maç var bugün, Hollanda’yla dünya kupası eleme maçı. Başladı başlayacak.

Başlamış. Kapıdan girerken gördüm, daha başlarken golü yemişiz.

Devam ettim seyretmeye.

Birkaç ay önce Hollanda’yla Norveç’i yenmiştik. Belli mi olur? Kurtarabiliriz maçı.

Yok. Takım dikiş tutturamıyor.

Bir özgüven eksikliği, bir ayarsızlık. Sanki birisi okudu, üfledi bağladı ‘bizim çocuklar’ı.

Hollandalılar canları istediği zaman bizim kalenin önündeler.

Topu alırken, verirken hoop, top ağlarımızda.

Kötü oldu. 6-1 yenildik.

Avrupa kupası maçlarında oynadığımız gibi kötü oynadık bu maçta da.

Tuhaf. Tanınacak gibi değiller.

Acaba tam Avrupa Kupası arifesinde dünya futbolunda yeni bir gelişme, yeni bir icat oldu da bizimkilere haber mi vermediler?

O icadı kaçırdığımız için mi herkes iyi oynuyor, bir tek ‘bizim çocuklar’ kötü oynuyor?

Öyle ki dünyada ‘bizim çocuklar’ı yenemeyecek takım tahayyül edemiyorum.

Biz kupa maçlarında boyuna yenilirken bir de ‘bizim çocuklar’ın oynadığı reklam filmlerini ikide bir göstermiyorlar mı?

O şirketlerin yerinde olsam o reklam filmlerini yayından çekerdim. Müşteri soğutacak kadar can sıkıcı.

“Burak gole gidiyor, gole gidiyor” deyip duruyor dış ses.

Yahu gidemiyor. Eskiden gidiyordu. Fransa’da gitmeye devam ediyor. Ama şimdi, milli takımda oynarken gidemiyor.

Ağır bir mağlubiyet.

Şenol Güneş gitsin öyleyse!

Şenol Güneş izzet-i nefis sahibi bir hoca. Hassas. Etrafta bu kadar asık surat, bu kadar homurdanan adam görünce kendiliğinden gider zaten.

Maçtan sonra “Artık şeytani bir düzen var” diye bir cümle kullandı.

Bir şey mi ima etti?

Malum, Rıdvan Dilmen’in futbolculuğu zamanındaki lakabı ‘Şeytan’dı.

Rıdvan’ın siyasi bağlantıları iyi. Ara sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan’la da görüşüyor. Tabii hem memleketin ali meselelerini hem de Türk futbolunun idaresini konuşuyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan futbolla çok ilgili.

Vaktiyle bir Trabzonspor maçı arefesi Fenerbahçe’ye verilen cezanın fazla olduğunu söylemişti.

Müteakip seçimde Trabzon belediye başkanlığını CHP’li Volkan Canalioğlu kazanmıştı.

Acaba Cumhurbaşkanı’na Şenol Güneş aleyhine bir şey söylemiş midir Rıdvan Dilmen?

Bunu bilmiyoruz.

Ama yorumlar yapıldı.

‘Şeytani düzen’ tamlamasındaki ‘Şeytan’ın Rıdvan Dilmen ‘düzen’in de Futbol Federasyonu’nun basın danışmanı Ersin Düzen olduğu söylendi.

Ersin Düzen maç sırasında “A, B, C planı tutmadı, senin harf bitti. Z raporu alsak mı artık hocam?” diye bir tivit atmış. Adam laf tertip etmesini de biliyor!

Herhangi bir vatandaş atabilirdi bu tiviti. Fakat sen federasyonda bir yer işgal ediyorsun. Hakimin değilse bile mübaşirin ‘ihsas-ı rey’de bulunması gibi bir şey bu.

Güneş’in kastı böyle değilse bile yakışmış, münasip düşmüş ‘Şeytani düzen’le ilgili yorumlar.

Gitti Şenol Güneş.

Kalsa başarılı olabilir miydi?

Bir ihtimal.

Yeni gelecek hoca takımı kurtarır mı?

O da bir ihtimal.

Ben onu bunu bilmem. Şunu bilirim.

Siyaset futbola karıştığında futbol kirleniyor. Bozuluyor.

Siyaset dine karıştığında da din bozuluyor.

Bizim siyasiler de hem dine hem futbola meraklı.

Bir ara Trabzonspor’a da bulaşmışlardı. Fark edince takımdan soğudum. Şimdi yeni yeni alışıyorum.

Lütfen, futbola ve dine burnunu sokmasın siyasetçiler.

Şenol Hoca’yı tabii ki unutmayacağız.

Taa Trabzonspor’daki kaleciliğinden beri sportmenliğini, temiz, ilkeli duruşunu, beyefendiliğini, başarılarını.

En yüksek başarıyı onun yönetiminde yakaladık. Dünya kupasında üçüncü olduk.

Teşekkürler Şenol Güneş Hoca.

 Karar Gazetesi 13 Eylül 2021 tarihli yazısının iktibasıdır.



YAZARLAR