SİVASIN GEÇMİŞTE KALMIŞ ÇEVRELERİ
Tarih: 20.4.2018 11:37:37 / 360okunma / 0yorum
Talha Gurbetçi

Sivas´ ın çevreleri, Yeşildir bahçeleri...
Evet, artık türkülerde kalan bir gerçek, bir özlem gibi... Ne bahçe, ne çevre... Beton istilası; almış başını gidiyor...
Birileri malına, mal katmanın; parasına, para katmanın derdinde...
Neleri kaybettiğimizin farkında bile, değil... Kendileri kazanıyor ya; yeter...
Öyle ya, öteki tarafa hazırlık gerek... Belki kazandığı mal ve para işe yarar...
Şehrin geleceğini düşünmesi gerekenler; Her şeye kendileri karar veriyorlar…
Medeniyetimizin ve mimarimizin özü; Taşa ve Ahşaba sırtımızı döndük. Oysa ki; Bu iki malzeme, çağlara damga vurmuş, medeniyetimizin temelleri idi.
Şimdilerde kendimizi betonun esiri ilan ettik… Bu esaretimizi kutluyoruz, kutsuyoruz...
Kendini taşıyamayan, yıkılmaya mahkum olmuş, kimi zaman; kendi, kendine çöken beton binalara rağmen... Beton özlemimiz, devam ediyor.
Düşünsene, esiri olduğumuz beton binaların hoyratlığını; dairelerin içerisine yaptığımız, iç süslemelerle örtmeye, gizlemeye çalışıyoruz... Heyhat ki; ne heyhaaattt...
Resimler, tablolar, örtüler, hepsi; Betonun çirkinliğini örtmek için... Göstermelik çiçekli balkonlar, salon içerisinde saksılar… Yeşile olan, özlemimizi gidermiyor.
Nerede geniş avlulu, her türlü çiçeğin, böceğin olduğu; evler…
Aslında; ahşap bir evin güzelliği, anlatmakla bitmez. Ancak, yaşanır. Kimi zaman ahşap ve toprağın ortak girişimi ile; daha sıhhatli, daha sıcak, daha serin evler yapma imkanımız varken; bunları tarihe gömdük. Aslında O, evler, tüm sıcaklığıyla, bizleri kucaklardı.
Gelsin beton, gitsin demir...
Üstelik çok katlı yapılarda; başka bir çirkinlik söz konusudur. On katlı bir binada herkes; ayrı, ayrı katlarda, aynı yerdeki odayı yatak odası, aynı yerdeki mutfağı, mutfak; olarak kullanmaktadır. Aynı mekanlar alt, alta tuvalet, olarak kullanılır... Başka söze gerek yoktur...
Taş ve ahşap mimarisi; çok katlı yapılanmalara müsaade etmez. Estetiğin ve güzelliğin yanında; böyle bir gerçek vardır.
İslam mimarisi de, diyebileceğimiz yapılanmanın ayrıntılarında; başka gerçekler vardır. Örneğin, komşunuzun güneşini engelleyemezsiniz. Komşunun mahremini görebilecek yükseklikte, bina yapamazsınız...
Düşünsene, Bir tarafta; geniş avlulu, bahçeli, toprakla iç, içe yaşayarak yetişen bir insan... Hatta diğer canlılar da, olabilir... Diğer tarafta; Beton binaların içerisinde esir kalmış; bir avuç toprağa, bir avuç yeşilliğe, hasret genç nesiller…
Üstelik bilgisayarın ve tüm elektronik aletlerin esiri olmuş...
Mahalle aralarına sıkıştırılmış, küçücük, daracık; yeşil alanlı oyun bahçeleri, sözde parklar... Açılışına gelen, büyük, büyük adamlar... Yeşile olan hasretin ve ihtiyacın, göstergesidir.
Sizler ise; böyle bir ortamda yetişmiş insanlardan; tüm insani vasıfları taşıyan bir nesil yetişsin istiyorsunuz... Öyle bir olay, olabilir mi? Cevap ortada...
Sonrasında, şikayetlenmeler... Neden yatay yapılanma değil de; dikey yapılanma? Sorgulamaları... Suçlu aramalar…
Kardeşim, bir medeniyeti yok ettiniz... Sırtınıza emaneten giydirilen elbise size olmuyor... Hala anlamadınız mı?
Sonrasında devasa şehirler, tabiattan kopuk kentleşmeler, hava kirliliği... İnsan yoksulluğu, insan yokluğu...
Trafik yoğunluğu, üst üste insanlar, arabalar, olmayan park yerleri, araba gazından boğulan insanlar... Dört duvar arasına sıkıştırılmış, eğitim yuvalarından; kurtarıcı bekleme umutları...
Beyhude çabalar, alınamayan sonuçlar... Olmadı, olmadı, diye; yeni, yeni uygulamalar...
Bunlara bağlı olarak; hasta ettiğimiz tüm insanımızı, tekrar sağlığına kavuşturmak için; dev sağlık yatırımları... Falan, filan...
Esaret diz boyu, hala gerçekleri görmeden; esareti artırma çabaları...
Eğer, dikey yapılanma, beton esareti, bu kadar çoğalmamış olsa idi; Yatay bir şekilde gelişmiş, tabiat içerisinde kentler görecektik. Dolayısıyla; İnsanlar ve mekanlar, bir alana sıkıştırılmış olmayacaktı. Ne trafik, ne park yeri, ne de; temiz hava sorun olurdu. Yeşil alanlar, resmi yetkililer tarafından değil; doğal hali ile gerçekleşeceği için; ayrıca bir yatırım yapmaya gerek kalmazdı...
Bir de; bu beton binalar arasında, kaybolan yeni hayatlar, yaşamak için, çırpınan insanlar, olmazdı...
Gelişiyoruz diye; kendimizi ve kendi neslimizi yok ediyoruz. Bu yok edişte, seyirci kaldığımız gibi; bu yok edişlere ödüller, teşvikler veriyoruz...
Evet, asıl gerçek; bu beton yığınlarının, kendi edebiyatını, kendi kültürünü, kendi insani yapılanmasını beraber getirdiği gerçeğini unutmamızdır. İşte, bu yeni çıkan insan modeli; ile her alanda mücadele ediyoruz.
Saygısız nesiller, tüm değerlere sırt dönmüş insanlar…
İyi de, bu insanları biz yetiştirdik... Bu kültürün oluşmasına biz zemin hazırladık, Üstelik, Bir çiçek yetiştirir gibi, bir gül yetiştirir gibi üzerinde titredik. Özen gösterdik... Ancak, var olan gerçeği göremedik, suratımıza inen şamarın anlamını anlayamadık. Suçu, başka, başka şeylerde, başka, başka yerlerde aradık...
Ey İnsanlar, Bizler her alanda kendimizi kaybettik... Kabul etmesek de; başka bir yaşama tarzının, kültürünün esiri olduk...
Bunu değişme ve gelişme olarak kabullendik... Bize dayatılan bu yaşama tarzının, kültürün onlarda ne kadar derin yaralar açtığını bile; göremedik, fark edemedik...
Alnımız açık, bu felakete doğru hep beraber, yürüyoruz, kimi zaman koşuyoruz...
Evet;
SİVASIN ÇEVRELERİ, YEŞİLDİR BAHÇELERİ... BAHÇELERİN İÇİNDE OYNAŞIR GÜZELLERİ... Türküsünde var olan gerçekleri, biraz daha zaman geçince; hayal olarak anlatacağız...
Var olan gerçek, şudur;
YAŞASIN BETON İMPARATORLUĞU... GERİLERDE KALSIN TAŞ VE AHŞAP MİMARİSİ...
Bu sonuca göre; Beton imparatorluğunun yaşam tarzı, herkese hayırlı olsun...

 

Anahtar Kelimeler: SİVASIN, GEÇMİŞTE, KALMIŞ, ÇEVRELERİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM (26 Ağustos 2018 - Pazar)
GEZELİM GÖRELİM (03 Ağustos 2018 - Cuma)
SELAM OLSUN SELAM OLSUN YİĞİTLERE (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
YENİ BAKANLAR KURULU AÇIKLANDI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
SEÇİM SONRASI BEKLENTİLERİMİZ (03 Temmuz 2018 - Salı)
SEÇİM SONUÇLARINI NASIL OKUMALI (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
UNUTMAYALIM HEP HAFIZAMIZDA KALSIN (19 Haziran 2018 - Salı)
ESKİMEYEN BAYRAMLAR (12 Haziran 2018 - Salı)
RAMAZAN AYI RAHMET AYIDIR (01 Haziran 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ HIZLANDI (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
KATİL İSRAİL BOŞ DURMUYOR (15 Mayıs 2018 - Salı)
YENİ BİR SEÇİM YENİ BİR HEYECAN (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
SEÇİM ÖNCESİ VE SONRASI KRİZ SENARYOLARI (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
O AĞACIN ALTINDA BULUŞUYORUZ (02 Nisan 2018 - Pazartesi)
MEMLEKET SEVGİSİ BİR BAŞKADIR (23 Mart 2018 - Cuma)
MEMLEKET HİZMET İSTER (05 Mart 2018 - Pazartesi)
KANAYAN YARA KİMSESİZ SOKAK ÇOCUKLARI (27 Şubat 2018 - Salı)
CEMRE KİTABEVİMİZ VE KİTAP KULÜBÜMÜZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
ŞEHRİMİZİN KIYMETİNİ BİLEMEDİK (02 Şubat 2018 - Cuma)
SEN SİVASI TANIRMISIN (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
6 K NIN DİĞER SINIFLARIN ŞANSLARI (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
GÜNDEM ÇOK YOĞUN (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
KALABALIKLARIN YALNIZLAŞTIRDIĞI İNSAN (19 Aralık 2017 - Salı)
ELLERİMİZ BİRLEŞMELİDİR (12 Aralık 2017 - Salı)
İDARECİLİK YÖNETİCİLİK BİR MEZİYETTİR (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
ŞEHRİMİZE HİZMET İCRAATLA OLUR (03 Aralık 2017 - Pazar)
SUÇLULARI TOPLUMA KAZANDIRMAK GEREKİR (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİNİN MESELELERİ (23 Kasım 2017 - Perşembe)
DEĞERLENDİRMELER ÖĞRETMEN, (19 Kasım 2017 - Pazar)
SÜT TOZU ÇOCUKLARI (17 Kasım 2017 - Cuma)
TERÖR OLAYLARI NEYİ HEDEFLİYOR (12 Kasım 2017 - Pazar)
MİLLİ MESELELERİMİZ (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
SON OKÇULAR TEPESİ AİLEDİR (31 Ekim 2017 - Salı)
Zaferlerin Arka Planı; Ordu ve Strateji (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Resulullah (sav) rüşvet alana da verene de lanet etti.Rüşvet alan da veren de cehennemdedir.

Hz. Muhammed
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Yeni bir konferans modeline ihtiyaç var
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Sevgi güneşi Mevlana
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Değerler aşınması ve ahlâkın ikamesi!
Coşkun GÖKKUŞ
Coşkun GÖKKUŞ
ROBİNHO FARKI...
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Yiğidodan Dört Dörtlük Müsabaka
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Sıradışı bir imam-hatipli: Mehmet Çebi
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Aile çöküyor, toplum çatırdıyor... Nizamülmülk´ün “gece orduları” gerek bize...
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Şerefsiz namussuz alçak rezil vs...
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Kendini büyük görmek
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Bankalar ne yapsın
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Poşetleri bırakın giydiklerimize bakın!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
KÖY TÜKENDİ TOPRAĞIMIZI KURTARIN!
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Din eğitimimiz: Bin yıl önce, bin yıl sonra
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Ümit kesmeyin;
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Bilenlerle bilmeyenler
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Biraz daha teori çalışalım
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
EV ÖDEVİ Mİ!...
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Aday belirlemek artık kolay değil
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ