SIRTLAN SÜRÜLERİ GİBİ SALDIRIYORLAR
Tarih: 15.10.2015 17:38:26 / 724okunma / 0yorum
Ö. EMİR DOĞAN

 

Bizler hiç bir şey olmamış gibi günün rutinlerine devamla maç analizi, dizi kritiği, mâlâyani, boğaz harbi v.s meşguliyetinde iken;  Pkk, Almanya, Israil, İran, İngiltere, Irak, ABD, Ermenistan, Rusya, Esed Suriyesi, DAİŞ, PYD gibi devlet ve taşeron örgütler ile fiili olarak savaşıyoruz. Bu savaş zaman zaman sınır içine taşınıyor, Suruç hatta Ankara bile patlatılarak aslında yüreklerimiz patlatılıyor.

 

Her ne kadar eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek kabilinden olsa da, stratejistlerin dağda ve doğuda istediğini alamayan PKK´nın ve arkasındaki tüm Müslüman Türkiye düşmanlarının bu işi metropollere taşıyacakları öngörüleri de böylece gerçekleşmiş oldu. Zaten KARAYILAN, Ankara saldırısından on gün kadar önce saldırıları büyük şehirlere taşıyacaklarını açıklamıştı. Bu beyana rağmen; bu saldırıyı başkasının sırtına sarmak isteyenler bu katliamın failleridir. Bu nedenle bu saldırıyı yapanların örgüt adının farklı olması hiçbir anlam ifade etmez. Terör örgütlerinin adının DAİŞ, PKK, PYD v.s olması farketmez. Önemli olan bu örgütlerin kurucusu ve koruyucusunun aynı kişiler olmasıdır. Bunlar, koyunlarında dinamitler ve ellerinde silahlarla, molotoflarla barış güvercini pozuna girip “katil Erdoğan” diye bağıranlardır.

 

 Saldırıyı şu - bu örgütün yaptığını iddia ve ispat gayretleri yersizdir. Kuklayı değil, kuklacıyı bulmak ve vurmak anlamlıdır. Bu ülkede solcular vurulursa, amaç solu güçlendirmektir ve arkasında Rusya dâhil batı vardır. Sağcılar hedef alınırsa, amaç sağın güçlenmesidir arkasında İran ve görüntüsü Müslüman özü münafık taşeron örgütler vardır.
Ve bütün bunlar, kısaca adına “çözüm süreci” denen, Milli Birlik ve Kardeşlik Sürecine rağmen yapılıyor. Düşünüyorum da; eğer reisi cumhurumuz çözüm sürecini daha önceden başlatmamış olsaydı, Suriye, Irak ve Iran, Kürt devletine toprak dahi vermişken ve garplıların büyük desteği ile PKK bağımsızlık sürecine alenen ve en güçlü şekilde girmişken nasıl olurda Kürt insanımızı, Kürt devleti isteğinden bigâne tutabilirdik ya da eğer bu süreç başlamamış olsaydı, bu sürece rağmen yaşadığımız saldırıların boyutu ve destekçileri bugün ne oranda olurdu acaba?

 

Ankara´nın değil bir meydanı, ülkemin her bir meydanı bombalansa bile geri adım atılmamalı artık. 1.Cihan Harbinden çok daha büyük bir saldırı altındayız. Oradaki devlet sayısı ve örgütlerin sayısı çok daha az idi. Amaç; yeniden Büyük Türkiye marşları söylemeye başlamış hükümeti-devleti bir daha bu konumlara gelmemek üzere siyasi sahneden silmektir. Bu anlayışa sahip olan hangi parti olursa olsun bunları yaşayacaktır. Türkiye´yi Irak- Suriye yapmak için bakalım daha ne katillikler yapacaklar.


Sağduyumuzu kaybetmeden, tevekkeltü alALLAH diyerek işe başlanmalı, seçim mitinglerini iptal ederek, çok da sokaklara çıkmadan sessizce seçime gidilmelidir. Seçim sonucuna göre Ak Parti iktidarı kaybederse, o zaman katiller, kendi istedikleri bir zamana kadar, terörü anında durduracaklardır. Aksi durumda da yeni hükümet bunları zaten durduracaktır. Asıl patlayan bomba, bu saldırının dâhi bazı bu ülke insanını bir araya getirememesidir.
Daha çok canımız yanacak ama sabır, sabır, sabır ve sebat. ALLAH yardımcımız olsun. Bizim iyi kulluğumuz hatırına olmasa da ceddimizin İslam´a hizmeti ve hürmetine...  

Ne oldu da 2010 yılından itibaren gizli ya da aşikâr böyle saldırılara maruz kalıyoruz, bu saldırıların şu beğenmediğimiz hükümet ile ilgisi nedir? Bu sorularının cevapları aynı zamanda saldırıların da sebepleri mahiyetindedir. Evet, bütün bunlar;

Şu beğenmediğiniz hükümeti devirmek için, 
Şu çözüm süreci ile hain ilan ettiğiniz hükümeti indirmek için, 
Şu 17-25 Aralık süreçleriyle hırsız ilan ettiğiniz hükümeti bitirmek için, 
Şu hâlâ çoktan anlamını yitiren BOB başkanlığı masallarıyla aşağıladığınız hükümeti yerle yeksan etmek için, 
Şu, "vatanı sattığına inandığınız hükümeti alaşağı etmek için,
Şu özelleştirme ve ekonomik politikalarıyla ülkeyi batırdı, acımızdan ölüyoruz dediğiniz hükümeti süründürmek için...

 

“Efendim zaten çözüm süreci yüzünden bütün bunlar” diyenleri de duymaz değilim. Bir görüştür, temellendirilir bizler de saygı duyarız. Lakin Dağlıca dağlarken, ülkenin başkenti patlatılırken, bu acılar bile bizi bir araya getiremiyorsa, bu ne aymazlıktır Ya RAB! Hâlâ, çözüm sürecinde PKK silah yığdı bunun müsebbibi hükümettir diyen diyene, söven sövene. Peki, bunlar silah yığarken, askere polise bırakın bunlar bu silahı depolasın emri mi verilmişti? Bu en başta polise askere hakarettir. Onları vatana ihanet ile suçlamaktır.
İddiaya göre; bu ülkede Hdpkk ya oy toplayan abilerin ablaların üfürdüğü "YAZICIOĞLU´nu TAYYIP öldürtdü" deli saçmamsına inanan kelli felli adamlar varmış. Siz Yalçın Topçu kadar mı bu davanın       içindesiniz,      Tuğrul  Türkeş            kadar   mı? 

Neredeyse tüm dünya sırtlan sürüleri gibi, çakallar gibi saldırıyor. İt, itliğini yapar yapmasına da size ne oluyor, saadetli kardeşim, ülkücü kardeşim, BBP´li kardeşim. Hâlâ var olduğunu duyduğum İrancı, dernekçi, vakıfçı, cemaatçi...  Dinini, eylemde değil de söylemde bile olsa, dünyasının önüne koyan kardeşlerim!.  Bu ne hırs,  kalbiniz de mi kurudu...

 

 Böyle bir ahvalde,  1 Kasım erken seçimleri de yaklaşıyor. Benden beklenilenin aksine, koalisyon mevzusuna dair, zaman zaman olumlu şeyler söyledim. Elbette muradım başka idi. Şimdi "YENI YETMELERE" koalisyon neymiş, 2000 öncesi neymiş gösteremeden tekrar seçime gidiyoruz. Hem de müstakbel iktidar namzedi partimizde, bir ittifak filan da olmadı. Öteki bir iki partide bir kaç puanlık kayıp var gibi... Bakalım, yine her şey biz yaşarken olacak ALLAH ömür verirse...

 

26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri öncesinde milletvekili adayları arasında kendisine yakın bulduğu aday adaylarını vekil adayı olarak listede göremeyenler yine memnun olmadılar. Herkes aşırı politize oldu ve vekilliğe kendini lâyık görmeye başladı. Bu ne menem iştir ki, "ne iş olsa yaparımcılar" vekillik de yaparım diyebiliyor. Demek ki yalnız öğretmenlik değil saygınlığını kaybeden meslek...

 

Ez cümle; bugünlerde Avrupa´nın dileği, kendileri yerine, canlarını çok sıkan URUSLAR ile Türkiye´nin savaşmasıdır. Büyük Türkiye hayali ve söylemi batıyı korkutmakta ve bu söylemi hayalde dahi bırakmamak için değişik operasyonlar yapmaktadırlar. Bu operasyonların başında da adları farklı ama işlevleri aynı olan örgütleri memleketimizin başına musallat etmek vardır. İçerideki gâvur artıkları ve medyaları da bu savaşın Don Kişot´udurlar. Bu günlerde yurtdışı operasyonlarında günde ortalama 100 devrim muhafızını kaybeden İran gibi devletler de bu işin aktörleridir. Bu ve benzeri nedenlerle de saldırılar artarak sürmektedir. Ankara da yapılan bu son hayvandan aşağı saldırının devletimiz tarafından yaptırıldığı şeklindeki söyleme inanacak ahmak yoktur… Hayatını kaybeden tüm canlarımıza rahmet ve mağfiret dilerim.

 

Mahalledeki tüm köpeklerin aynı anda havlaması asla tesadüf değildir.(Çin Atasözü)

Kimisi şansa, kimisi zamana bırakıyor, biz sana bırakıyoruz ALLAH´ım…

 

Anahtar Kelimeler: SIRTLAN, SÜRÜLERİ, GİBİ, SALDIRIYORLAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BUGÜNLERİN RAMAZANI (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ABBAS GÜÇLÜ VE EĞİTİME DAİR NOTLAR (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
YENİ, LİSELERE GEÇİŞ SİSTEMİ (09 Nisan 2018 - Pazartesi)
OKULLAR ARASI BİLGİ YARIŞMALARI (19 Mart 2018 - Pazartesi)
GENÇLERLE BAŞBAŞA ve BAŞGİL HOCA (06 Mart 2018 - Salı)
E- EĞİTİM DÖNEMİ (25 Ocak 2018 - Perşembe)
BASIN VE VATANDAŞ MOBBİNGİ (05 Ocak 2018 - Cuma)
İSTİKLÂL VE İSTİKBÂL ŞAİRİ (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
OKUL AİLE BİRLİĞİ TOPLANTILARI (03 Aralık 2017 - Pazar)
ÖĞRETMENİM… (26 Kasım 2017 - Pazar)
EĞİTİMİN WC SORUNU (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
TEOG YERİNE İBİP (29 Eylül 2017 - Cuma)
SAYIN 1.SINIF VELİLERİ… (12 Eylül 2017 - Salı)
4 DUVAR 4 TEKER UĞRUNA… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
“İSLAMÎ TATİL” DERKEN BAYIM… (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
ÖĞRETMEN(SİZ) STRATEJİ BELGESİ…(2) (22 Haziran 2017 - Perşembe)
ÖĞRETMEN(SİZ) STRATEJİ BELGESİ…(1) (20 Haziran 2017 - Salı)
KUTLU DOĞUMDAN SÎRET HAFTASINA(2) (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
KUTLU DOĞUMDAN SÎRET HAFTASINA(1) (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
16 NİSAN (REFERANDUM) OKUMALARI (21 Nisan 2017 - Cuma)
YENİ BİR MİLAT: 16 NİSAN (10 Nisan 2017 - Pazartesi)
SMS ÂDÂBI (“HAYIRLI CUMALAR”) (27 Mart 2017 - Pazartesi)
PROMOSYON TARTIŞMALARI (15 Mart 2017 - Çarşamba)
ÇOCUKERKİLLİK (06 Mart 2017 - Pazartesi)
28 ŞUBATTAN 15 TEMMUZA (28 Şubat 2017 - Salı)
VALENTINE´S DAY (SEVGİLİLER GÜNÜ) (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
MÜFREDAT YENİLEMESİ YETER Mİ? (31 Ocak 2017 - Salı)
“ERBAUN”(KIRK YAŞ) ÜZERİNE (09 Ocak 2017 - Pazartesi)
KANIMIZ AKA AKA… (20 Aralık 2016 - Salı)
GÖKLER ADAMI: NURİ DEMİRAĞ (29 Kasım 2016 - Salı)
RÖTARLI ROTASYON (08 Kasım 2016 - Salı)
DARBENİN YÜZ GÜN SONRASI (25 Ekim 2016 - Salı)
İŞİMİZ CİNNETİMİZ OLMASIN (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
AKILLI TELEFON SOYGUNU (22 Eylül 2016 - Perşembe)
CİĞERİNİZİ KURTLAR YESİN!... (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DARBE NÖBETLERİ VE SAYGI DURUŞU MESELESİ (10 Ağustos 2016 - Çarşamba)
FETÖKOPAT” ENDİŞELERİM VAR(DI) (23 Temmuz 2016 - Cumartesi)
SİVAS´A ÖĞRETMEN AKADEMİSİ (18 Haziran 2016 - Cumartesi)
BEYDEBA´DAN... (31 Mayıs 2016 - Salı)
TÜBİTAK BİLİM PROJELERİ (17 Mayıs 2016 - Salı)
“YIKIK DİNİN MENSUPLARI” (04 Mayıs 2016 - Çarşamba)
MÜDÜÜÜRRR!... (16 Nisan 2016 - Cumartesi)
ŞAKA GİBİ 1 NİSAN (01 Nisan 2016 - Cuma)
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ(Dİ) (22 Mart 2016 - Salı)
ŞEHİR VE İNSAN ÜZERİNE (08 Mart 2016 - Salı)
YENİLECEKSİNİZ… (23 Şubat 2016 - Salı)
“BAŞKANLIK” MESELESİ (02 Şubat 2016 - Salı)
SUBLİMİNAL MESAJLAR VE DİZİLER (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
MEHMET AKİF ERSOY… (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
MÜSLÜMAN(!) AMA PUTiNCİ... (15 Aralık 2015 - Salı)
ŞU ÖĞRETMEN DEDİKLERİ… (25 Kasım 2015 - Çarşamba)
BİR, KASIM KASIRGASIYDI… (17 Kasım 2015 - Salı)
OĞLUM REŞİT… OLMASIN (02 Ekim 2015 - Cuma)
DAĞLICA YİNE DAĞLADI!... (09 Eylül 2015 - Çarşamba)
KILIÇ SIRTINDA GÜNLER (20 Ağustos 2015 - Perşembe)
ROTASYON MU DEMİŞTİNİZ? (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
BİR RAMAZAN BÖYLE GEÇTİ (21 Temmuz 2015 - Salı)
TERCİH MARATONU VE İHL´LER (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
BİZE RAHAT YOK!... (27 Haziran 2015 - Cumartesi)
SEVİNDİRMEYEN ŞEÇİM 7 HAZİRAN (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
EL BİRLİĞİYLE… (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
19 MAYIS SONRASI DA BİR CİHATTIR (19 Mayıs 2015 - Salı)
“STRES” SEÇİMİNE DOĞRU!... (11 Mayıs 2015 - Pazartesi)
İŞÇİNİN 1 MAYISI (28 Nisan 2015 - Salı)
ÖRTÜN(ME)MEK (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
CUMA NAMAZI VE ÇALIŞANLAR (04 Nisan 2015 - Cumartesi)
EV ALMAK YA DA AL(A)MAMAK (20 Mart 2015 - Cuma)
ALLAH BİR DAHA…YAZDIRMASIN (10 Mart 2015 - Salı)
DARBENİN POST’U VE ERBAKAN (27 Şubat 2015 - Cuma)
MÜBAREK SEVGİLİLER GÜNÜ(!)… (15 Şubat 2015 - Pazar)
MANKURTLAŞTIRILMAMIŞLARDAN MISINIZ? (27 Ocak 2015 - Salı)
TERÖR YÜRÜYÜŞÜ! (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
EĞİTİMİN KARASI, “KARMA” OLMASI (18 Aralık 2014 - Perşembe)
ÖĞRETMENİM… (24 Kasım 2014 - Pazartesi)
“KÖPEKÇE” MERAMLAR (21 Kasım 2014 - Cuma)
CİNSEL SUÇLAR(II) (22 Ekim 2014 - Çarşamba)
CİNSEL SUÇLAR(I) (21 Ekim 2014 - Salı)
SAYIN VELİ… (02 Ekim 2014 - Perşembe)
NORM FAZLALIĞI VE ROTASYON (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
ADALET BU MU? (14 Eylül 2014 - Pazar)
EĞİTİM SAVAŞLARI (07 Eylül 2014 - Pazar)
GÜL GİBİ SAADET Mİ? (01 Eylül 2014 - Pazartesi)
“MEDYA OKUR-YAZARLIĞI’NI SEÇMELİ (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
KELEPİRE KONUT!... (12 Ağustos 2014 - Salı)
YEREL GAZETELERİN HABERCİLİK ANLAYIŞI (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Her evin kapısı vardır. Kabirin ki ayak tarafındandır.

Hz. Muhammed