Şiirlerinin aynasında Goethe ve Schiller
Tarih: 4.11.2019 00:00:02
Beşir Ayvazoğlu

 Yahya Kemal 1912 yılında Paris´ten birkaç mısra ve muhtelif şiir projeleriyle döndükten sonra, Tanpınar´ın ifadesiyle, ilk işi Yakup Kadri ve Ahmet Hâşim dışındaki şöhretlerle mücadeleye başlamak oldu. “Yollar”, “Zulmet”, “O Belde” gibi bir nesli derinden etkileyen şiirlerini yayımlamış şöhretli bir şair olan Hâşim´le muhtemelen müşterek dostları Yakup Kadri vasıtasıyla tanışmış ve ona bir gün Sirkeci´de bir lokantada şiir anlayışını uzun uzun açıklamıştı. Bu buluşmayı ve sonuçlarını Cahit Tanyol´a anlatan Yahya Kemal, Hâşim´in “Piyâle Mukaddimesi”ni o gün anlattıklarının tesiriyle yazdığı iddiasındadır. Eğer bu iddia Haşim´in kullağına gittiyse çok öfkelendiği tahmin edilebilir.

İlk günlerdeki samimi görüşmelere rağmen, şiir anlayışları birbirinden çok farklı oludğu için iki şairin yıldızları hiç barışmamıştır. Yakup Kadri´nin ifadesiyle, “Yahya Kemal bir edebî sistemle onun karşısına çıkıverdiği zaman, Hâşim´in gözleri yerinden uğramış ‘Azizim bu adam şiiri hendeseye sokmak istiyor!´ diye bağırmıştı.” Tanpınar´ın şu tespiti, Hâşim´in hayretini çok iyi açıklamaktadır: “Kabilesinden ayrılmış bir primitif gibi küçük çığlıklarla, merkezinin kendisi olduğu bütün bir kozmik âlemi yaratmaya çalışıyordu.”

 Yahya Kemal de kurduğu âlemin merkezinde yer almak ve asla ortak istemeyen bir şairdi. Hâşim´le Dergâh mecmuasında buluştukları doğrudur, ama Tanpınar, Dergâhçı gençler olarak onunla ve Yahya Kemal´le ayrı ayrı saatlerde buluştuklarını söyler. Şiir anlayışlarının farklılığı bir yana, ikisi de sohbeti monolog haline dönüştürüp meclisin câzibe merkezinde bulunmayı seven adamlardır. Daha da önemlisi, Hâşim´in Göl Saatleri isimli şiir kitabı Dergâh tarafından yayımlanmış olmasına rağmen Yahya Kemal tarafından adeta görmezden gelinir. Açıkçası Yahya Kemal, Hâşim´in şairliğini pek ciddiye almıyor, “Nesir yazsa daha iyi bir şey yapmış olur!” diyordu. Bu söz, şiirlerinin değeri hakkında başkalarınca verilen hükümlerden çok etkilenen Hâşim´i çok incitmiş olmalıdır. Lâf getirip götüren müşterek bazı ahbapları yüzünden bu incinmişlik zamanla düşmanlığa dönüşecek ve birbirlerini her vesileyle çekiştirip duracaklardır.

Ernst Rietschel´in Goethe ve Schiller dostluğunu yansıtan meşhur heykeli. Weimar Tiyatrosu´nun önündeki bu heykel, 4 Eylül 1857 tarihinde açılmıştır

**

Yahya Kemal´le Haşim arasındaki bu çekişme ve gizli mücadeleyi Senail Özkan´ın Katharina Mommsen´den çevirdiği, kısa bir süre önce Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan Şiirlerinin Aynasında Schiller ve Goethe isimli kitabın hemen başındaki şu cümleleri okuyunca hatırladım:

“Aynı zamanda yaşayan iki büyük şairin dostane birlikteliği tarihte çok nadir görülmüştür. Büyük sanatkârlar daha çok birlikte olmaktan kaçınırlar; çünkü birlikte hareket etmek çözülemeyen ihtilafları da beraberinde getirebilirdi. Schiller ve Goethe arasındaki gerçek karşılaşma, her ikisinin hayat boyu komşu kalmayıp bilakis çifte heykellerinin sembolize ettiği üzere, dost bir ‘ikili´ olmaları eşi ve benzeri bulunmayan bir şeydir. Hiç şüphesiz bunun tamamıyla özel şartları mevcuttu.”

Mommsen´in anlattığına göre, Schiller ve Goethe, aralarındaki su sızmaz dostluğu antik çağın dostluk mitleriyle, mesela Castor ve Pollux yahut Orest ile Pylades arasındaki dostlukla mukayese ediyorlardı, bu yüzden Schiller´in hastalanarak genç yaşında ölümü Goethe için büyük bir darbe olmuştu. Schiller de öleceğini hissedince, gençlik çağından beri arzuladığı ve Goethe´de bulduğu bu büyük dostluğu sona erdireceği için ölümü olduğundan daha feci bir gerçek olarak görmeye başlamıştı. Gençliğinde yazdığı “Dostluk” isimli şiirinde şöyle diyordu:

 

Ne mutlu! Ne mutlu! Seni buldum,

Milyonların arasından seni seçtim,

Milyonlar arasından benimsen sen.

Bırak şu koca kaos sallasın dünyayı,

Sarsıversin harmanlmasın atomları;

Ebedi kalplerimiz birbirine sığınsın.

 

Katharina Momsen şöyle devam ediyor: “Schiller´in alışılmışın dışındaki dost hasreti, 1794 yılında şair ve insan olarak çağdaşlarının fevkinde olan Goethe ile yanyana gelince gerçekleşecekti. Her şeyin ötesinde Schiller, Goethe ile olan dostluğunu bin yıllık hasretin gerçekleşmiş olmasının verdiği bir mutluluk olarak hissetmiştir (…) Bu şekilde kader, Schiller´in uzun zamandır beyhude ümit ettiği dostluk ittifakı rüyasını gerçekleştirmiş oluyordu. Bu dostluk ittifakını o, bütün hayatının en hayırlı olayı olarak görüyordu.”

Schiller-Goethe dostluğu, Katharina Mommsen´in kitabında, kapsamlı “Giriş”in ardından bütün yönleriyle ele alınıyor ve Ernst Ritschel tarafından bir heykelle ebedileştirilen bu dostluğun iki şairin eserlerine nasıl yansıdığı uzun uzun anlatılıyor.

Senail Özkan tarafından başarıyla tercüme edilen bu önemli eseri bütün edebiyatseverlere tavsiye ediyorum.

***

Bu yazının başında Yahya Kemal´le Hâşim´in niçin Goethe ile Schiller gibi dost olamadıklarından söz etmiştim. Yanlış anlaşılmasın, ikisi de merkezde kendileri olmak şartıyla dostluğa önem vermiş ve samimi dostlar edinmişlerdi. Özellikle Yahya Kemal´in –daha önce bu köşede çıkan bir yazımda anlattığım- dostluk anlayışı dikkat çekicidir. Canının çok sıkkın olduğu bir gün Bebek´te dostlarıyla otururken bir ara neş´esi yerine gelir ve coşar: “Yarın huzûr-u Rabbü´l-âlemîne çıkıca soracaklar: Ne yaptın? Diyeceğim ki, işte şiirlerim, işte dostlarım!”

 

Anahtar Kelimeler: Şiirlerinin, aynasında, Goethe, Schiller
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İsveç Akademisi´nden bir skandal daha (14 Ekim 2019 - Pazartesi)
Son depremin düşündürdükleri (30 Eylül 2019 - Pazartesi)
Çağdaş Evliya Çelebi´mizi kaybettik (27 Ağustos 2019 - Salı)
Bir kitap kurdundan Namık Kemal biyografisi (07 Ağustos 2019 - Çarşamba)
Yine Ali Kemal (29 Temmuz 2019 - Pazartesi)
Bir estet ve koleksiyoner olarak Şevket Eygi (22 Temmuz 2019 - Pazartesi)
NAZIM HİKMET´İN DEDELERİ (12 Temmuz 2019 - Cuma)
Nâzım´ın şehit büyük dedesi (01 Temmuz 2019 - Pazartesi)
‘Lüferi tanımayan İstanbullu olamaz´ (24 Haziran 2019 - Pazartesi)
‘İkonyum´u Konya yapan dille konuşurdum´ (10 Haziran 2019 - Pazartesi)
Cumhuriyet´in ilk yıllarında Ramazan davulu (27 Mayıs 2019 - Pazartesi)
Müzik, politika ve çağdaşlık (20 Mayıs 2019 - Pazartesi)
Ekrem Amca ve ‘Kalem Güzelleri´ (13 Mayıs 2019 - Pazartesi)
Vefatının 20. yılında Erol Akyavaş (22 Nisan 2019 - Pazartesi)
Kemal Karpat ve ‘Türk Demokrasi Tarihi´ (15 Nisan 2019 - Pazartesi)
Amanvermez Avni´nin maceraları (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
Bolayır´da iki türbe (25 Mart 2019 - Pazartesi)
Şehir, şiir ve İstanbul (11 Mart 2019 - Pazartesi)
İbrahim Müteferrika casus muydu? (04 Mart 2019 - Pazartesi)
‘Çölde Av´ ve Said Halim Paşa (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Sıradışı bir imam-hatipli: Mehmet Çebi (30 Ocak 2019 - Çarşamba)
Mozart ve Beethoven dinlemek (17 Ocak 2019 - Perşembe)
‘Namık Kemal´in Hürriyet Gazetesi´ (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Mehmed Âkif ve Yozgatlı İhsan Efendi (25 Aralık 2018 - Salı)
Müslüm Baba (10 Aralık 2018 - Pazartesi)
Haydi dostlar, Merih´e… (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
Doktor Bey´in işleri (19 Kasım 2018 - Pazartesi)
‘Sevda bölüğünde kıdemli bir asker´ (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı (16 Ekim 2018 - Salı)
Yunan mitolojisi ve biz (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
Yunan mitolojisi ve biz (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Tatlı aşurenin acı hatırası (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Aylar bize hep Muharrem oldu´ (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7665
EURO
6.3586
booked.net
Çıkacağım merdivene sabırı merdiven yaparım.

Mevlana
Bir adim atmak icin 200 kasinizi kullanirsiniz.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59