Şiir şiirdir. başka söze ne hacet...
Tarih: 15.1.2018 10:40:18 / 84okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Şiir kimimiz için bir tutku. Kadını sever gibi. İçkiyi sever gibi. Sigarayı parmaklarına kahverengi izlerle yapıştırır gibi. Kimimiz için bir "soluk". Bazen bir yaşam biçimi. Kimimizin yaşlı gözlerden akıttığı yaşların toplandığı bir kap.

Bir martının uçuşu, denizin köpüğüdür. Boğaziçi´nde dinmiş lodosların uğultusu içinde bir yalı. Bir ananın çocuklarının dönüşünü bekleyişi. Bir bulut, bir vapur düdüğü. Bir liseli kız. Bir ut bir tambur, bir keman. Ekmek kavgası, ekmek kaygısı.

Hasılı şiir, hayatın özüdür, kendisidir.
Bir küçük istasyondur. Giden gemi, sallanan bir mendildir. Hayallerimizdir. Rüyalarımızdır. Gençliğimiz, yenilgilerimiz, hüsranlarımızdır. Şiir uzaya, gönüllere sığmayandır. Şiir zaman zaman gerçeğin kendisidir. Zaman - zaman bulutlar ülkesidir.
Şiir bir tokat, bir yakarıştır. Şiir vuslattır, özlemdir. Hepsinin ötesi şiir yürektir yürek!
"Şiir nedir?" sorusunu bir yana bırakıp, özgün şiirin ne olabileceği irdeleyebiliriz. Kendine özgü bir dil ya da söyleminin varlığını, müzik ve sesle yakın ilişkisini, estetik bir etkileme gücünün olmasını araştırabiliriz.
Önce dilden söz edebiliriz:
Sönmez Atasoy "Şiir, insanın evren karşısındaki hayretini, hayranlığını, sevincini, acısını, insanlar arasındaki bir iletişim aracı olan dili kullanarak başka bir dil yaratıp, anlatmak ve söylemektir" diyor.
Şiir dili gündelik dilden birçok özelliğiyle ayrıldığı için dil merkezli her türlü yaklaşımın odağında yer almıştır. Ses ve anlamla ilgili düzeylerde konuşma dilinden ayrılır. Roman Jakobson´a göre "şiir dilin güzel duyusal işlevi"ndedir.
Şiir öyle bir musikidir ki onun çalgısı dildir. Ona ulusal çalgıyla çalınan bir ezgi diyebilirsiniz.
Daha sonra, duygu unsurunu ortaya koyabiliriz. "Kalbinde ve ruhunda şiirin lirizmini duymayan ve tanımayan bir kimse, içtenlikle sevemez; ya da gerçek anlamda aşık olamaz" diyor Necdet Evliyagil.
Şiirin mayası "aşk"tır. Bu sevgilinin aşkı, vatanın aşkı, ana, baba, kardeş, memleket, doğa yani hemen her şeyin aşkı olabilir. Aşk olmadan pişen şiir mayasız hamurun ekmeği gibi kara, kuru, tatsız olur. Şiir bir musiki ise, aşk orada orkestra şefidir.
Farklı bir anlatımla, şiir yürekten gelir, insanın canı istediği zaman yazılmaz. Yürekte bir şeyler duyulduğu zaman yazılır. Kimi şair bunu yaparken kafiyeye önem verir. Bu bize şiirin bir özelliğinin bir şeyler anlatırken, anlatıma güç ve güzellik vererek, güzel söz söyleme sanatı olduğunu gösterir.
Şiir Leandr´ın dediğince "Güzelliğin nefes alışı" dır.
Baudelaire; "Şiirin ilkesi, insanın üstün bir güzelliği özlemesidir. Bu ilke bir coşkunlukla, bir ruh taşkınlığında kendini gösterir. Bu coşkunluk, aklın yoğurduğu gerçeğin dışındadır" derken. Aragon ise, "Şiir sanatı, eksiklikleri güzelliklere çeviren bir simya bilimidir" demekte.
Şiirin "güzeli", "daha güzeli" "en güzellerinden birisi" gibi değerlendirmeler yapılabilir ama şiirin "çirkini, kötüsü" olmaz. Yani, "çirkin ve kötü şiir", şiir değildir.
Güzellik görecelidir. Birine güzel gelen diğerine çirkindir. Her zaman anlatırım. Leyla hiç de güzel değilmiş. Mecnuna, bunca cefayı bu çirkin çöl bedevisinin kızı için mi çektin, diye sormuşlar. Hayır, gönlümdeki Leyla için çektim demiş. Aşık Veysel, "Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmazsa" diyor. O halde güzelin kesin bir ölçüsü yoktur. Şiirin de yoktur. Ama bazı unsurların şiire güzellik katacağını, ona anlam, tad, renk ve hoş koku vereceğini söyleyebiliriz.
Şiir yazmanın öğretilemeyeceği söylenilir. Bu yargı doğrudur. Ancak, bu yazılmamış şiirler için geçerlidir. Yazılmış, okuyucuyla buluşmuş şiirlerin nasıl yazıldığı öğretilebilir ve öğrenilebilir. Bu sağlandıktan sonra; nasıl sözcüklere, bağdaştırmalara dönüştürüldüğü; biçim ve biçeme sokulduğu, giderek bir yapıya nasıl ulaşıldığı kolayca öğrenilebilir.
Öğretilir ya da öğrenilirken birkaç hususun altını çizdiğimiz olur.
Neler olduğunu yarın yazayım.

 

Anahtar Kelimeler: Şiir, şiirdir, başka, söze, hacet
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma.

Hz. Muhammed
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
BEYAZ
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Varlığımıza musallat olanlar
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
CEMRE KİTABEVİMİZ VE KİTAP KULÜBÜMÜZ
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
AÇIK KONUŞUN, SEÇİK DÜŞSÜN
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Bir Robinho Vardı Keyif Veren
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
SİVAS İLİ VE İLÇELERİNDEKİ TÜRK DEVRİ HAMAMLARI
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
AZERBAYCAN TÜRKÜ, AZERBAYCAN TÜRKÇESİ 2
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru – Bir Çöküş!
Ergün Diler
Ergün Diler
Anlayacaklar!
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
´Yıldız´ parladı
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
YATAY SOYAĞACI
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Soyumuzu Bulduk mu?
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Nasıl bir çağda yaşıyoruz?
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
KAR YAĞMIYOR YAĞMIYOR
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MEB YÖNETİCİ ATAMA YÖNETMELİĞİ TASLAĞI 2018(2)
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Şîrâz…
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
ŞEHİRDE İMECE
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Kürtler, PKK ve Afrin
Salih Tuna
Salih Tuna
Mustafa Kemal´in şu yoldaşına bak sen
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
YETENEK HARİTASI
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
Türkülerimizi Unutulmaktan Kurtaran Kahraman Muzaffer Sarısözen (1899- 1963)
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
İbrahim KAYA
İbrahim KAYA
Kutlu Yolun Yolcusu: Mehmed Âkif
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Bir zata mektup
Tarık Sezai Karatepe
Tarık Sezai Karatepe
Roboski: Acının Tarifi Yok!
AKİF EMRE
AKİF EMRE
İran toplumunun gelecek tahayyülatı
İlhan Yüksel
İlhan Yüksel
SİZ HANGİSİNİ İSTİYORSUNUZ.?
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Her gün KARA!..