Şiir öldü mü?
Tarih: 7.12.2017 10:33:32 / 73okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

PEŞREV
Gerçekçi bir şiir yazmak istiyorum, gerçek bir şiir
Yazdıklarım kimseyi ipten almasın.
Ne bir devrim başlatsın, ne de bitirsin.
Dolaysız olsun, yaz göğündeki bulutlar gibi.
Hiçbir hastaya deva olmasın sözlerim
Sıkıntının bir şiiri varsa, ben onu yazmak isterim.
Hürlüğün bir şiiri var, onu da ben yazacağım;
Tutsak olana müjde,
Yolda olana yol.

Gerçeğin eklentilere ihtiyacı yoktur
Ekmek gibidir, su gibidir, edebiyatsızdır.
Ekmek gibi su gibi edebiyatsız bir şiir

Yukarıdaki şiir Mustafa Akar´ın son kitabı ´Berhayat´ın (Profil Kitap Yay., Kasım 2017) ilk şiiri.
Akar, bütün içtenliğiyle nasıl bir şiir hedef aldığını açıklıyor.
Bu mümkün mü? Daha açıkçası bildiğimiz, inandığımız, etkilendiğimiz mânada şiir var mı, edebiyat var mı? ´Gerçek´ diye bir şey kaldı mı?
Eskiden (Benim fikrime göre edebiyat 1970´lerden itibaren ağır ağır hayatımızdan çekildi. Son büyük şair İsmet Özel´dir. Artık büyük şairi beklemeyin. Onu doğurup büyüten iklim kayboldu.) Dergi ve gazetelerde ´Şiir öldü mü?´ diye soruşturmalar yapılırdı. Bu, o yıllarda şiirin hayatımızda tuttuğu yeri gösterir.
Sevgili Mustafa, “Ekmek gibi, su gibi” olmalı şiir diyor.
Suya clor karıştı, buğdaya zehir, nerde o ekmek. Araya Hamburger ile Cola girdi.
Bilmediğim bir yerde yayımlanmış, ben görmemiş olabilirim ama söyler misiniz ´Bosna´ için dişe dokunur (Mesela Arif Nihat´ın “Dua”sı gibi veya Akif´in “Çanakkale Şehitleri” gibi) bir şiir yazılmış mıdır? O kadar ilgi ile izlendi, gösteriler yapıldı, oralara gidenler oldu.
15 Temmuz´u konuşalım. Onun için bir şiir var mı? Elbette vardır, siz ne dediğimi anlamadınız. Hatta yarışma yapılıyormuş galiba roman için. Bu kabil olaylar için ´yarışma´ yapılmaz. Çıkarsa bir eser kendiliğinden çıkar.
Niçin böyle kötümser konuşuyorum.
Cevap: Sözün bittiği yerdeyiz.
Yani “sözün düştüğü çağda”.
Sözün yerini görüntü aldı. Gerçeğin yerini ´imaj´. Guavera´dan tişört yapılıyor. Mevlâna´dan kebapçı.
Peki, at izinin it izine karıştığı bu kavanoz dipli dünyada ´iyi şiir´ yazılmıyor mu?
Yazılıyor elbet. Size bir çırpıda altı isim sayayım. Bazıları ad vermekten çekinir. (Ben) sevdiğimi demez isem sevmek derdi beni bozar.
Osman Konuk, Ali Ayçil, Ömer Erdem, Cevdet Karal, Hüseyin Atlansoy, İbrahim Tenekeci.
Daha pekçok isim var ama liste verip işin cılkını çıkarmayalım.
Benim demek istediğim: Şiir öldü mü, kaldı mı, kimin umrunda. Özal´dan bu yana gazeteler ekonomi sayfalarını dörde çıkardı, yarım sayfalık sanat haberleri kayboldu. İyi ama o kadar edebiyat dergisi çıkıyor, boşuna mı? Bilmem.
Bilmediğim o kadar çok şey var ki; en başta ´sosyal medya´ geliyor.
Ancak şu kadarını biliyorum. Madem her dergi bir çete, size yer vermiyorlar, atın bir tweet, ardından bir tane daha çakın, bakın nasıl ciddiye alınacaksınız. (Ciddiyet zaten bir mizah sayfasıdır.)
Kimsenin aylık derginin çıkışını beklemeye sabrı yok. İstediğiniz anda mesaj atabilirsiniz. ´Atmak´ diyorlar mesela ´atışmak´ da olabilir. Resimlisi var bunun gece yarısına kadar sürebilir. Demokratik bir platformdur. Herkes ne yaptığınızı görebilir. Varsa bir besteniz binlerce kez tıklanır, sizi sahnelere fırlatır.
Dünya değişti, ´Z Kuşağı´nın kağıtla, kitapla arası yok. Edebiyat geldi tweet´e dayandı.
Şimdi bu muhabbeti burada keselim. Metropol´den çıkıp, köyümüze dönelim (Sanki köy kalmış da) ve Ömer Erdem´in son kitabı ´Azap´tan (Everest Yay., Kasım 2017) bir şiir nakledelim, kimse Mustafa Kutlu şiiri öldürdü demesin.
GEÇERKEN

Siz geçerken bizi görmüşler
Su damlarmış hala söğütlerden
Kuşların bildiğini kimseler bilmez
*

O yol şimdi size gitmez kapalı
Bir gün eşikte soyulmuş elma
Bulursan dilekten değil düşmüştür gökten
*

O nedir şunca masaldan daha kapalı
Bir yudum su say onu
İçerdim zehir bile olsa gözlerim kapalı

Anahtar Kelimeler: Şiir, öldü
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:54 07:38 12:38 15:02 17:20 18:51
İnsanın kanadı, gayretidir.

Mevlana