Berat Demirci


ŞEKİLSİZLERİN ŞEKLİ


Kentlerde/kentinizde gördüğünüz dalı kıran baş kesen kadrolar, zümreler bir zamanlar PY (paralel yapı) ile iktidarın kudretini aşağılara doğru paylaşıyor ve çok güzel paslaşıyorlardı. Sonra PY terörist örgüt oldu; meydan paydaşlarına kaldı. Şimdi tek ama iğreti yapı onlar ve üstelik paralel yahut yamuk gibi geometrik bir şekilleri bile yoktur. Şekilsizlik, onları tanınmaz yaptığı için rahat hareket ediyorlar. Geçmişlerini çok iyi bilenler, tanır bunları. Bu yüzden dikkatli bakan gözler, yanlarında bir tane olsun kendilerini çok iyi tanıyan kimse olmadığını görür. Yeni bir manga dizmişlerdir ve neredeyse manganın dışında kimse ?içeri? giremez. ?İçeri? neresidir? Onu da geceleri uyumayan gözlere soracaksınız.

Şekilsizlerin yaptıkları işlere bakarsanız, PY işleyişiyle hiçbir fark göremezsiniz. Çarklarına çomak sokma ihtimali olan herkesi ustaca ayıklıyorlar. Meşru iktidar gücü arkalarında ve şekil itibariyle işleri hukukî gözüktüğü için, en ufak bir hesap da sorulamıyor. Her türlü komisyon, komite, konsey tıka basa kendilerini aklamayı ibadete çeviren akraba, dost ve hısımlarla doldurulmuştur. Boşalan bir sandalye, koltuk varsa hiç kimsenin tanımadığı bir tip oraya yerleştiriliyor.

Merkezden tahsisli zevat ise, çoğunlukla kifayetsiz ve muhteristir. Bir kente girdiklerinde, şekilsizler zümresi derhal etrafını sarar. Tahsisliler de zaten temsil ve müsamere adamıdır ve ?devlet adamı? olmanın sadece jest ve mimiğini bilirler. O kadarı da zevahiri kurtarır; zevahir algının gerçek yerine geçtiği bu devirde tek ölçüdür. Bunu da çarşının soytarıları ve dalkavukları,  azgelişmiş medya, gelişkin sosyal medya pekâlâ yerine getirmektedir.

Ne olacak? Hayatın kendisi derstir. Ders alıyoruz ve içten içe çürüdüklerini de görüyoruz. Giderek öyle bir hale gelecekler ki, her şeyden korkacak, herkesi düşman görmeye başlayacaklardır. Bütün yaptıkları faş olacak ve ?masonikleşme temayülü? bunları süklüm püklüm yeraltına indirecektir. Bu temayülün esrarengiz bir şey değil; ?yaşam tarzları?nın doğurduğu bir hayat istikameti olduğunu belirtelim. Yaşam tarzlarının içini, böylesi bir hayat otomatikman doldurur. Bu yüzden sürekli gelecek için konuşuyoruz; iki kere iki dört eder kadar kesin değildir ama konuşuyoruz.



YAZARLAR