Seçimlere giderken kültürel iktidar meselesi
Tarih: 7.5.2018 11:45:39 / 108okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Kültürel iktidar bahsini, cumhurbaşkanımız dâhil, birçok isim dile getirdi. Bu konuyu yazanların bir kısmı yakın arkadaşımız.

Kültürde bireysel çabalar ve özel yetenekler bir yere kadardır. Nihayetinde sadece eserden bahsetmiyoruz. O eserin konulduğu yerden konuşulduğu ortama kadar geniş bir dünya söz konusu.

Kültür, devletten ziyade, muhitler ve aileler üzerinden ilerleyen bir toplamdır. Ülkemizde Eczacıbaşı, Koç ve Sabancı aileleri buna iyi birer örnektir. Dünya çapında kıymetli koleksiyonlar, müzeler, yayıncılık, müzik ve sinema, sergiler. Hayli geniş bir yelpazenin içindeler. Eczacıbaşı ailesinin fotoğraf sanatına katkısını unutabilir miyiz? Yapı Kredi Yayınları´nın gücü ve ciddiyeti bugün kaç yayınevimizde var? Borusan Holding´in bünyesindeki Borusan Sanat´ın faaliyetlerini düşünelim. Katılırız veya katılmayız, o ayrı.

AK Parti iktidarıyla beraber ülkemizdeki sermayenin ciddi bir kısmı el değiştirdi. Bazı muhafazakâr aileler variyet sahibi oldu. Sonuç? Boş çerçeve.

Bu ailelerin kültür sanat diye bir gündemleri var mıdır? Millî değerlerimizden oluşan koleksiyonlar oluşturmak, kütüphane kurmak, özellikli isimleri himaye etmek vs. Son aylarda birkaç olumlu hamleye şahit olsak da genel görünüm nedir?

Camiamızın önemli yayınevlerinden biri İstiklâl Caddesi´nde yer tuttu. Geçen gün önünden geçtim. Bu güzide yayınevimizin vitrinini neredeyse boydan boya sol görüşlü popüler bir yazar süslüyordu. Kendi kendime şunu dedim: Kültür, evvela özgüven meselesidir.

BELEDİYELER

Belediyelerimiz sürekli kültürel etkinlik düzenliyor. Bu etkinliklerin millet hayatına ve düşünce dünyamıza katkısını tam mânasıyla ölçme imkânımız elbette yok. Fakat bir sektörün oluştuğunu söyleyebiliriz. Belediyelerin kültür bölümleri birçok insan için kazanç kapısına dönüşmüş durumdadır. Nice etkinlikte konuşmacılar dinleyicilerden fazladır.

Sözgelimi belediyelerin bünyesinde yazarlık atelyeleri kuruluyor. Dar bir çevrede kalan değil, ortak kabul gören isimler ve eserler çıkıyor mu buralardan? Yazarlık atelye işi olsaydı eğer, batı dünyası çoktan fabrika kurup seri üretime geçmişti.

Kimse alınmasın lütfen. Devlet yahut belediye. Büyük masraflardan çoğu zaman küçük sonuçlar bile alınamıyor. Mesela Millî Kültür Şûrası yapıldı. Aradan aylar geçmesine rağmen bu şûranın ufak bir yansımasını dahi göremedik. Zaten hemen ardından kültür bakanı değişti.

Hal ve gidişatımıza uygun bir örnek verelim: Doksanlı yıllarda üç kişi bir araya gelince dergi çıkarıyordu. Şimdi ajans kuruyor.

KİŞİLER

Fedakârlık, kıymetli ve kalıcı işlerin ana kaynağıdır. Ne yazık ki fedakârlık yoluyla iyi bir iş çıkacağına inananların sayısı her geçen gün azalıyor. Başarılı bir işle ilgili en sık sorulan: “Bu işin arkasında kim var?”

Kendi içimizde anlaşılmaz bir tutum sergileniyor: Solculara saygı gösteriyor, sağcılara hürmet ediyor, mütedeyyin camianın muhit oluşturma çabasını ise “çetecilikle” suçluyor. Biz yaparsak ‘ahbap çavuş ilişkisi´, onlar yaparsa ‘dayanışma´ oluyor. Gerçekten garip.

Dememiz odur ki önce bakış açısının değişmesi, niyetlerin düzelmesi gerekiyor.

GAZETE VE TELEVİZYONLAR

Bizde kültür, öncelikle kitap ve dergi üzerinden ilerler. Tiyatro, sinema, müzik, resim bunlardan sonra gelir. Fakat kültür sanat sayfalarımızda genellikle bunun böyle olmadığını görüyoruz. Dergiler ilk ona giremiyor sanki. Kitap tanıtımları ise başka bir sıkıntı. Sadece bu kadarını söylemekle yetinelim.

Bir de vak´a: Kültür sanat sayfalarımız, reklâm geldiği zaman ilk feda edilen yer oluyor.

Gazete yazarlarımız edebiyat ve sanat ağırlıklı yazılarını iyice azalttı. Çoğu önemli konuların peşinde. Bize kalırsa, bir genci cesaretlendirmek, bir yeteneği ortaya çıkarmak, bir başarıyı takdir etmek, bir kıymeti duyurmak da hayli önemlidir.

Televizyonlardaki kültür sanat programları ise arkadaşlık üzerinden gidiyor genellikle. İşleri ve eserleri göstermek değil de tanıdıkları tanıtmak gibi. Devamı da var ama kalsın.

ÖZETLE

Kültürel iktidar için ortam şarttır. Belki devlet, ortamın hazırlanmasına yardımcı olabilir. Kolaylık sağlar. Gerisi insanların gayretine, yeteneğine ve fedakârlığına kalmıştır.

Restore edilen, ayağa kaldırılan sayısız bina derneklere, vakıflara tahsis ediliyor. BİKSAD gibi birkaç istisna hariç, o yerler hep kilitli duruyor. Madem hiçbir şey yapmayacaktınız, niye talip oldunuz?

Her şeyi devletten bekleme alışkanlığımız değişmeden devam ediyor. Devlet desteği olmadan adım atamıyoruz, atmıyoruz. Son yılların başarılı yönetmeni Nuri Bilge Ceylan filmlerini çekmek için devletten ne kadar destek almıştır sizce?

Devlet eliyle kültürel iktidar zor görünüyor. Bilhassa böyle bir çağda.

Artık imkânlar arttı. Sosyal medya sayesinde ulaşım hızlandı.

Kültürel iktidar için derdimizin, sözümüzün ve halis niyetimizin olması gerekmektedir.

Karşı düşüncenin gözüne girmeye çalışan, her fırsatta onlara selam gönderen, özgüveni yetersiz insanlarla bu iş olmaz. Bize özenti değil, özen lazımdır.

Evvela iş tutuş şeklimizin değişmesi gerekiyor. Bir karar vermeliyiz: Anlayanlarla mı çalışacağız, yoksa adamlarımızla mı? İşini düzgün yapan meziyet ve şahsiyet sahibi birçok insanın evinde oturduğunu, sıkıntı çektiğini üzülerek görüyoruz.

Varlıklı ailelere gelince. Kişisel çabalarla kurulan ve ekmek teknesine dönüşen yayınevlerini dışarda tutarak söyleyelim; kültür sanat bahsine ticarî yaklaşamayız. Her şeyden kâr elde etmek zorunda değiliz. Kârın olmadığı yerde yarar vardır.

Evet. Yayın sayısı hızla artıyor. Hat, ebru, minyatür gibi sanatlara hatırı sayılır bir ilgi var. Belediyeler ve resmî kurumların himayesinde, her gün onlarca etkinlik düzenleniyor. Adresimize koliler dolusu ‘lüks albüm´ geliyor. Bütün bunlara rağmen kültürel iklim pek değişmiyor. Neden?

Çünkü muhitlerimiz yok. Dayanışma duygumuz zayıf. Bir adım öne çıkanı türlü bahanelerle yoruyor, bezdiriyoruz.

Yetenek, bir eseri ortaya çıkarır. Muhit, o eserin önemini gösterir, duyurur. Variyet ise destekler, ortam oluşturur. Biz birinci aşamada kalıyoruz hep.

 

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir.

Hz. Muhammed