Şark bülbülü
Tarih: 4.2.2018 12:41:47 / 221okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

1917 yılında 2. Ordu Komutanlığı´na getirilen Yüce önderimiz Atatürk, Seman Köşkü´nde dinlenirken bir türkü işitti. Ses çok güzeldi. Hizmetini gören askerden, türküyü söyleyeni bulup getirmesini istedi. 16-17 yaşlarındaki gençler, zamanımızda "Gazi Köşkü" adını alan Seman köşkünün bahçesinde türkü söylemekteydi. Bir askerin kendilerine doğru geldiğini görünce korkup kaçmak istediler. Asker usulca:

"Telaşlanmayın, türkü söyleyen kimdi, ben onu görmeye geldim," dedi. Celalettin´i gösterdiler. Asker Celâlettin´e döndü:
"Sesiniz Mustafa Kemal Paşama kadar geldi. O sesin sahibini getir, diye beni gönderdi," dedi.
Mehmet Celalettin Mustafa Kemal Paşa´nın huzuruna çıktı. İsteği üzerine "Ben şehîd-i bâdeyim dostlar demim yâd eyleyin / Kabrimi meyhâne enkazı ile bünyâd eyleyin // Gasl olunmaz mâ ile gerçi şehîdân-ı vegâ / Yıkayın meyle beni bir mezhep icâd eyleyin // ..... Her gelen mestân u rindân ise gelsin türbeme / Gelmesin sofi vü zâhid tard u ib´âd eyleyin / Mest eder bûy-ı türâb-ı meşhedim bu âlemi / Bâde-nûşânı bu nev-neşveyle irşâd eyleyin / Yâdigâr olsun bu nazmım evliyâ-yı sâgara / Gitti Rıf´at per açıp, ardınca feryâd eyleyin" nevruz-i divan gibi birkaç türkü söyledi. Atamızın sesini beğendiği bu genç, yıllar sonra Celal Güzelses olacaktı.
Mehmet Celalettin, 1899 yılında Diyarbakır´ da doğdu. Babası Derviş Halil, Annesi Lütfiye Hanım´dı. Okul çağına gelince mahalle mektebine verildi. Birinci Dünya Savaşı yıllarında okulu kapatıldığı için öğrenimini tamamlayamadı.
1913´ten itibaren Diyarbakır Ulu Cami´de müezzinlik yapmaya başladı. Askerlik görevinin ardından Diyarbakır Valiliği´nde görev aldı. Nevriye Hanım´la evlendi. Beş oğlu iki kızı olmuştu.
1931 yılında bir süre Diyarbakır´da veterinerlik yapan Karındaş Mahmut adında birisi, yerel şiveyi alaya alır bir şekilde plak doldurmuştu. Bu plak Diyarbakırlıları çok üzmüştü. Başta eski bakanlardan Feyzi Pirinççioğlu olmak üzere birçok Diyarbakırlı Mahmut Celâlettin´den İstanbul´a gidip plak doldurmasını ve gerçek Diyarbakırlıların sesini duyurmasını istedi. Bu ısrarlar sonucu, ilk plağını doldurdu. Plak büyük ilgi görmüştü.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Bayındırlık Bakanlığı yapan Feyzi Pirinççioğlu, Dolmabahça Sarayı´na giderek Yüce Atamıza: "Paşam Diyarbakır´da dinlediğiniz o genci getirdim," demiş. Atatürk :"O halde al buraya getir," demiş. Böylece Mehmet Celalettin bir kez daha büyük önderin huzuruna çıkmış. Atatürk karşısındaki saz topluluğuna: "İçinizde bana bir şark gazeli okuyabilen var mı?´ diye sormuş.
Ses çıkmayınca Mehmet Celalettin´den istemiş. O da:
"Felek gayet dönek dünya ise cellad-ı müthiştir
İçinden çıkması bu müşkülatın hayli bir iştir
Değirmen sanki yıl ay çarkıyan birer diştir
İçinde Ademoğlu bir ufak çavdare dönmüştür ...."
gazelini okumuş. Arkasında bir de İstanbul gazeli okutmuş. O gün Atatürk Celalettin´e "Sen bundan sonra Şark Bülbülüsün. Plaklarını doldur üzerine de öyle yazdır." demiş.
Mehmet Celaleddin, 1934 yılında Soyadı Kanunu çıkınca "Güzelses" soyadını aldı. Artık o "Şark Bülbülü Celal Güzelses"ti. Halk müziğimize onlarca türkü kazandırmış, kendinden sonra Diyarbakır´da yetişen sanatçılar için bir ekol olmuştu.
1943 yılında Diyarbakır Halk Musıki Cemiyeti´ni kurdu. Müzikseverleri çevresine toplayarak çalışmalara başladı. Celâl Güzelses sevgisi tüm yurda yayılıyordu. Sivas, Elazığ, Malatya, Şanlıurfa illerinde plakları kapışılıyordu. Suriye ve Irak´ta bir plâğı 5 altına kadar alıcı buluyordu. Bu ülkelerde de konserler veriyordu. 1956 yılından itibaren yeniden Ulu cami baş müezzinliği görevine getirildi.
Celal Güzelses´in sesindeki durgun ve pes girişlerin ardından volüm artışı geçişler dinleyenlerin içine işliyordu. Türkü mü onun içinden o mu türkünün içinden geçiyordu, anlamak zordu. Onu dinleyen çoğu kişiler gözyaşlarını tutamıyorlardı.
Celal Güzelses, Diyarbakır ve çevre illerinden gençlerin yüksek öğrenim görmesini çok istiyordu. Ankara´da Dicle Talebe Yurdu yararına bir konser verdi. Terli olarak sahneye çıkmıştı. Ankara´nın soğuk ve sert havasına dayanamadı. Üşüttü. Diyarbakır´a hasta olarak döndü.
Doktorların uğraşması sonuç vermedi. Hastalığı menenjite çevirmişti. Şark Bülbülü Celal Güzelses, 1959 yılının1 Şubat´ını 2 Şubat´a bağlayan gecesinde vefat etti. Cenazesi Müezzinlik yaptığı Ulu Camiî´ den defnedileceği Mardinkapı mezarlığına, bir insan seli eşliğinde taşındı. Tanrı´dan rahmet diliyoruz.

Anahtar Kelimeler: Şark, bülbülü
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez?

Mevlana