Gökhan Kara


SARAÇLIK MESLEĞİ TEKNOLOJİYE KARŞI DİRENİYOR

SARAÇLIK MESLEĞİ TEKNOLOJİYE KARŞI DİRENİYOR


Her geçen gün gelişen teknoloji insanın yerini almaya başladıkça ne yazık ki zanaatkârlık da tarihe karışıyor.

Bunların son örneklerinden biri zanaatkârların el emeği göz nuruyla yüzyıllardır yaptığı Saraççılık ve bu mesleğin Sivas’taki son ustası Veysel Karagöz…

Gelişen teknoloji, uzay çağı, milenyum derken insanın yerini makineler aldıkça, ne ustalık kalıyor, ne zanaatkârlık, ne de yüzyıllardır süregelen meslekler.

Bunun son örneklerinden biri de saraçlık mesleği…

 Günümüzde saraçlık nedir? diye sorsanız birçok insanın bilmediği bu meslek aslında yüzlerce yıldır Türk milletine hizmet vermiş ve halen de bazı yerlerde tek tük de olsa vermeye devam ediyor.

Daha doğrusu teknolojiye karşı direniyor ve yaşatılmaya çalışılıyor.

Modern ulaşım ve taşıma araçları nedeniyle at kullanımının yok denecek kadar azalması, doğal olarak saraçlık mesleğini de bitme aşamasına getirdi.

Bu işin son ustalarından biri olan Veysel Karagöz’de Sivas’ta Paşabey  Mahallesindeki  Kurşunlu  hamamı arkasında bulunan dükkânında yok olmaya yüz tutan dede mesleğini yaşatmaya çalışıyor.

At eğeri, gem, tasma, göğüslük, zilli ve süslü tasma, bıçak kını, kemer, hamut, gömlek, köpeklere ağız maskesi gibi deriden tasarlanmış birçok ürünü yapıp satışa sunarak ekmek parasını çıkarıyor.

Meslekte artık çırak dahi yetişmiyor.

Mesleğin önü kapalı haliyle kimse de çalışmak istemiyor.

Veysel abimizin bir de iş arkadaşları var. Kendi çocukları gibi baktığı kuşlar ve tavşanlar…

Zamanın büyük bölümünü onlarla geçiriyor.

Veysel Karagöz’ün yanına bir şey satın alma haricinde sohbet etmeye de gidebilirsiniz. İlerleyen yaşına hiç bitmeyen o heyecanı, o azmi kendi gözlerinizle görün.

 Uzun lafın kısası…

Saraççılık artık tarihi bir meslek. Çırak dahi yetişmiyor. Bu mesleği devam ettirecek kimse yok. Geleneksel mesleklere günümüzde ilgi duyulmuyor. Veysel Karagöz bu mesleğin son temsilcilerinden. Yani Saraççılık artık bitiyor.

Bu mesleğin yaşatılması gerek. Devletimiz yok olmaya yüz tutan geleneksel mesleklere destek vermelidir. Kalfa ve çıraklar yetiştirilmeli ve tekrar yaşatılmalıdır. Aksi halde geleneksel mesleklerimiz önümüzdeki birkaç yılda yok olacaktır.

Bu neden hep beraber bu mesleklere sahip çıkmamız gerekiyor.

 

 



YAZARLAR