Şakşakçılar goygoycular
Tarih: 5.7.2018 17:02:15 / 221okunma / 1yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Sanırım Rıza Tevfik´in olacak. Yanlışım varsa lütfen düzeltiniz: “Biz goygoycu dervişleriz, her birimiz ermiştir; Maksadımız lokma, aştır, zikrimiz de geviştir.”
Goygoyculuğun geçmişimizde bir yeri var. Göreneklerimiz içinde yer etmiş. Nedir diye sorarsanız, özetle şöyle söyleyebiliriz: Goygoyculuk bir dilencilik türüydü. Yine eski günleri bugünlere aktaran notlara göre:
“Muharrem ayının ilk haftasında aşure yapmak vesilesiyle sırtlarında torbalarla bir makam tutturarak mahalle aralarında buğday, nohut, şeker, pirinç, vb. toplamak üzere dolaşan, çoğu kör, topal olmakla birlikte aralarında gözü açık olanlar da bulunan dilencilere goygoycu denirdi. İlahiye benzeyen ve kendilerine özgü bir makamla bir tekerleme söylerlerdi. İçlerinden gür sesli biri, ´Gökte melek, yerde her can ağlar´dedikten sonra hepsi bir ağızdan ´Hoy goygoy canım´diye makamı tamamlar ağlaşırlardı. Bunlara halk arasında ´goygoycular´denirdi.”
Dilenciliğin geleneksel goygoycuları şimdi modernleşti. Şakşakçı, yalaka, dalkavuk kelimelerinin içinde vücut buldu. Bunlar durumdan vazife çıkarıp görev edindi Şakşakçılar, eski tiyatrolarda, alkışlamasını sağlamak için oyunun alkışlanacak yerlerinde alkışı başlatacak görevliydi. Oyunun tümünü
onaylatabilmek için yığının tepkisinden yararlanan şakşakçı, bunu belli bir ücret karşılığında yapardı. Yalaka ise kendi gibi sapsız ve omurgasız insanlara - haklı olsun olmasın- her konuda alkışla destek olan kimselere deniliyor. Demem o ki, bunların goygoyculardan, goygoycuların bunlardan farkı yok. Dalkavuk tarlasında yemlenen canlılar bunlar. Yine bir secim öncesindeyiz. Çevre goygoyculardan geçilmiyor. Bırakmıyorlar ki halk kendi iradesi ile vicdanlarının, aklının, mantığının sesini sandığa yansıtsın.
Prof. Dr. Haldun GÜNER, goygoycuları ne güzel anlatmış. Bu bilim adamı diyor ki: “Goygoyculuk, her koşulda, her zamanda ve her yerde iktidarın yanında bulunma ve nimetlerinden yararlanma sanatı, daha doğrusu hastalığıdır. Hastalık diyorum, çünkü bu bir meziyet değil ciddi bir hastalıktır. Herediterdir, ancak goygoyculuk geni henüz bulunamamıştır.
Her iki cinste de bulunabilir. Babası yada dayısında goygoyculuk saptananlarda goygoyculuk bulunma olasılığı oldukça yüksektir. Şimdi izninizle, bu hastalığın kliniğine biraz girelim. Goygoyculuk, tüm dünyada ayni yaygınlıkta görülmektedir. Yani coğrafi bir özelliği yoktur. Kentsel veya kırsal bölge goygoyculuğu farklı değildir. Yirmi haneli en küçük köyden en büyük metropollere kadar, üç kişilik işletmelerden, büyük holdinglere kadar, bürokrasinin her kademesinde, ilkokuldan üniversiteye kadar goygoyculuğa her yerde rastlanılmaktadır. Goygoycu, her zaman baştakinin, yani iktidardakinin yanıbaşında- olmaya çalışır. Goygoycu genellikle iş yapmaz, üretimleri minimaldir. Ancak ağzı iyi iş yapar, güzel hikayeler, fıkralar ve espriler bilir. Kedini diğerlerinden daha ilginç kılmak için devamlı yeni esprileri araştırıp bulur, hatta sıklıkla da üretir. En önemli özelliklerinden biri, goygoycu asla rizikoya girmez. Goygoycunun kendisi çok az çalışır yada hiç çalışmaz. İş arkadaşlarının yada altındakilerin yaptıklarını kendine mal etmekte özellikle ustalaşmıştır. Goygoycunun siyasi görüşü genellikle muğlaktır, duruma göre her tarafa yatılır.
En önemli şey, goygoycunun bizzat kendi kişisel çıkarlarıdır. Goygoycu için kendi kişisel çıkarları, vatan ve milletin çıkarlarından bile önce gelir. Gerektiğinde kendi üç kuruşluk çıkarı için koca ülke zarar etse, çil çil dolarlar yurt dışına gitse bile, goygoycu bundan zerre kadar üzüntü duymaz. Goygoycu herkese şirin görünmeye çalışır, işle ilgili yada siyasi tartışmalara hiç girmez. Hep bilmez ve anlamaza yatar. Böyle platformlarda kendisi yokmuş gibi davranır. Ancak dinlediklerini, belleğine
dikkatlice not eder ve belirli zamanlarda ve platformlarda istediği şekilde değiştirerek, ekleyerek kullanır. Sıklıkla başkalarını kötüleyerek kendinin ne kadar iyi birisi olduğu imajını yaymaya çalışır. Gerektiğinde bu uğurda, baştaki idarecilerin ispiyonu bile olmaktan çekinmez...”
Yerim olsa değerli bilim adamının yazısının tamamını alıntı yapacaktım. Ama yüzde yüz katıldığım görüşlerini http://www.medimagazin. com.tr/authors/haldun-guner/
tr-goygoycular-72-9-84.html adresinden okuyabilirler.

Anahtar Kelimeler: Şakşakçılar, goygoycular
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Fani ömür biter (22 Eylül 2018 - Cumartesi)
Eylül´ü yaşamak (20 Eylül 2018 - Perşembe)
Nida Tüfekçi (19 Eylül 2018 - Çarşamba)
Mehmet Çakırtaş (18 Eylül 2018 - Salı)
Orhan Kemal yüz yaşında (17 Eylül 2018 - Pazartesi)
Bacıyan-ı Rum (14 Eylül 2018 - Cuma)
İzmir´e Tahassür “Özlem” (14 Eylül 2018 - Cuma)
Atatürk´ü anlayabilmek (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Cumhuriyet kolay kurulmadı (11 Eylül 2018 - Salı)
Ankara ve bir milletin şahlanışı (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Misak-ı Milli (09 Eylül 2018 - Pazar)
Sivas Kongresi (07 Eylül 2018 - Cuma)
Önce Erzurum Kongresi (07 Eylül 2018 - Cuma)
Vatanın karabağrına doğan güneş (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yerel kültür ve Sivas basını (03 Eylül 2018 - Pazartesi)
“İnsansiz adalet olmaz” (02 Eylül 2018 - Pazar)
Türk´e Türkçe´yi öldürtmek (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Gaziler Günü (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Zaferler ayı Ağustos (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
30 Ağustos´a doğru (28 Ağustos 2018 - Salı)
´Sarı zeybek dağlara yaslanır´ (27 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Celile N. Çelikel ve sensiz yıllar (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Bayram atasözü ve deyimleri (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Hacı Bektaş (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Bu ninniler, başka ninniler (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Nigar Hanım´a ilişkin bir çalışma (16 Ağustos 2018 - Perşembe)
Nigar Hanımın günlüğü (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Nigar Hanım (14 Ağustos 2018 - Salı)
Hıyarın kurusu (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Bunun adı hıyar hıyar! (12 Ağustos 2018 - Pazar)
El elden üstün (10 Ağustos 2018 - Cuma)
Cevdet Kudret Solok (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Namdar Rahmi Karatay (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Muzaffer Buyrukçu (07 Ağustos 2018 - Salı)
Deniz sarhoşları (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Hayali Küçük Ali kimdir? (05 Ağustos 2018 - Pazar)
Karagözle ilgili söylenceler (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gölge Oyunu ve Karagöz (02 Ağustos 2018 - Perşembe)
Karagöz geleneği (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Kekliğimin kafesi (31 Temmuz 2018 - Salı)
Keklik idim vurdular (30 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Keklik gibi sekmek (29 Temmuz 2018 - Pazar)
İbrahim Zeki Burdurlu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Atatürk ve sanat güzelliği (26 Temmuz 2018 - Perşembe)
Kültürümüzde türkü sempozyumu bildirileri (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Kelebek ve Veda Busesi (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Osman Gazi ile Balahun (22 Temmuz 2018 - Pazar)
Önce huzur gerek (20 Temmuz 2018 - Cuma)
Dertli´nin hicranı (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
Adıyla müsemma bir Ozan Dertli (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Sabahattin Ali ve dram (17 Temmuz 2018 - Salı)
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ayran mı şerbet mi? (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İlim irfan mürşittir karanlıkları boğar. İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar?

Hacı Bektaşı Veli