Sahi biz nereye gidiyoruz?!
Tarih: 7.3.2019 00:00:01 / 404okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Vaktiyle laikçi kesimlerde bir iki cümlelik “Atatürkçü, ilerici” laflar ettikten sonra “gerici” gördükleri çevrelere ağızlarının dolusunca hakaret edenleri, hatta hapse attıranları görüyorduk. O zamanlar “İslâmî” kesim mağdur ve mazlum idi. Şimdi durum değişti. Aslında İslâm ve Peygamber ahlakına bakarsanız şimdi af, müsamaha, en azından âdil olma zamanıdır. Ama gerçek öyle değil. “İslâmî” kesimden eline güç ve fırsat geçiren bazıları için şimdi zaman rövanş, intikam, –hazır fırsat eldeyken- kendi düşünceleri –ve çoğu zaman üstünü kutsal kavramlarla örttükleri- çıkarları için engel gördüklerini iftira, zulüm vs. demeden elden geleni yapıp itibarsızlaştırma, imha etme, alanı boşaltma zamanıdır. Hatta bunlar arasında havayı iyi koklayarak “hidayete erenler (!)” de var. Hz. Peygamber ne güzel söylemiş: “Eğer Allah´tan haya etmiyorsan, artık istediğini yapabilirsin!”
Ama öteden beri dindar bildiğimiz bir kısım insanların durumu yürek yakıcı. Son yıllarda bu “dindar” kesimden öylelerini görüyoruz ki, inanıp yaşadıkları din ile yapıp ettiklerini nasıl bağdaştırdıklarına şaşıp kalıyoruz. Hakaret, küfür, iftira… adamda ne desen var. Bunların birçoğu devlet ricalinin hoşlarına gidecek üç beş cümlelik din, iman, mukaddesat, şanlı tarihimiz lafı edip, “sendenim” diyerek orayı sağlama aldıktan sonra (aslında o zevatın sırtlarına basarak), artık sözde davaları, gerçekte ikballeri ve çıkarları için tehlikeli gördükleri kişilere, kurumlara karşı kötülükte sınır tanımıyorlar.
***
İşte böylelerinden biriyle, -sadece ibret olsun diye unvanını söyleyeyim- bir HADİS doçentiyle yapılıp yayımlanmış bir röportaj okudum. Bu zat orada dinî alanda araştırmalar yaptıran bir merkezin mali işlemlerini anlatıyor. Bir iki cümlesini aynen alayım: “(Bu merkezi falan) vakıf destekliyor… Burada görev yapan akademisyenler var… Ayda 30.000 lira para geliyor oradan adama... Ki bu, bizim gördüğümüz... Arkadaşlar, o baştan adını andığım uluslar üstü vakıfların, müesseselerin akıttıkları paranın haddi hesabı yok!.. ”
Bu zatın mesleğine, unvanına bakarak söylediklerine inanan, söz konusu merkezde çeşitli vakıflardan, hatta “uluslar üstü” karanlık kaynaklardan beslenen, dolayısıyla onların emrinde çalışan akademisyenler bulunduğunu düşünen kim bilir ne kadar insan olmuştur.
Gelelim işin hakikatine:
1. O kurum bir vakıf üniversitesine bağlı, YÖK sistemi içinde, özel bütçeli bir araştırma merkezidir. Hiçbir kamu kurumu, dernek veya vakıfla (ilgili üniversitenin vakfı dâhil) hiçbir parasal ilişkisi yok. Keza yurt dışından hiçbir şekilde mali destek sağlamıyor.
2. Biri tam mesaili Bilim Kurulu Başkanı profesör, üçü idari personel olmak üzere, Merkez´den aylık alanların tamamı dört kişidir. Bilim Kurulu Başkanına, devlet üniversitelerindeki aynı unvanı taşıyan bir öğretim üyesi maaşının yarısının altında bir ücret ödeniyor.
3. Merkezin Müdürü bağlı bulunduğu vakıf üniversitesinde öğretim üyesi olup, merkezdeki mesaisi için kendisine ayrıca bir ödeme yapılmıyor.
4. Bilim Kurulu üyelerine ücret ödenmiyor, sadece fiziki ortamdan yararlanma imkânı sağlanıyor.
5. Merkezin bilimsel projeleri çerçevesinde ilmî yazı/kitap yazanlara, çeviri yapanlara piyasa usul ve ölçülerine göre telif ücreti ödeniyor.
***
Bu bilgiler karşısında, söz konusu HADİS doçentinin, anılan merkez hakkında ürettiği dehşet verici isnatları, fakültesinde okuttuğu Peygamber hadislerinin ve ahlakının neresine sığdırdığı sorusunu sormayı kamuoyunun, özellikle de öğrencilerinin takdirine sunuyorum.
Bu meselenin ülkemiz adına daha vahim tarafı, -anılan röportajda görüldüğü gibi- bu HADİS doçentinin, devletin zirvesini “yanına adamlar yerleştirerek” yönetme hevesine kapılması, buna uygun bir ortamın bulunduğunu düşünmesi, bunları da ortalıkta rahat rahat konuşup yayımlayabilmesidir.
Sahi biz nereye gidiyoruz?!

Anahtar Kelimeler: Sahi, nereye, gidiyoruz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Özlenen geçmiş´ (21 Şubat 2019 - Perşembe)
Neden AHLAK? (15 Şubat 2019 - Cuma)
‘Değişim´ deyince… (11 Şubat 2019 - Pazartesi)
Değişim ve Muhafazakârlık (01 Şubat 2019 - Cuma)
Sosyal medyayı temizlemek için… (25 Ocak 2019 - Cuma)
Bir çevirinin düşündürdükleri (04 Ocak 2019 - Cuma)
Mazoşizme varan müsamahasızlık (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ahlak merkezli dindarlıktan nerelere? (04 Aralık 2018 - Salı)
Gençler! Siz büyüklerinize bakmayın! (26 Kasım 2018 - Pazartesi)
Ehl-i Sünnet tek tip midir? (16 Kasım 2018 - Cuma)
‘Dindarlar´ın dilleri ne kadar dindar? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
‘Vahiy ve peygamberlik´ (25 Ekim 2018 - Perşembe)
Kur´an´ı okumak, hissetmek, anlamak (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
İnsan olmak / İnsan kalmak (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
İnsan olmak / İnsan kalmak (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Müslüman insan´ ne idi ne oldu (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
SAYFA EDİTÖRÜ

 

booked.net
Aşk bir güneşe benzer, aşık olmayan gönül bir katı taşa benzer.

Yunus Emre
Hiçbir kağıt parçası 7 defadan fazla ikiye katlanamaz!!

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59