“Sağır mısınız?”
Tarih: 16.5.2019 00:00:03
Bahar Hızar

“Sağır mısınız?”

“Sağır mısın kardeşim, dinlesene” diyoruz ya bazen, aslında hepimizin biraz sağır olması gerekiyor. Bu durum karşımızdaki seslere kulak tıkamak değil elbette…Sağırların dünyasını anlayabilmek için…Biraz sağır olduğum için kendi adıma ben  çok mutluyum. Peki bu nasıl oldu? Ben nasıl sağırlaştım? Onları nasıl anlamaya başladım ve psikolojilerinden nasıl haberdar oldum ?

Bu süreç, bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine halk eğitim merkezi ve Sivas Gençlik Merkezi işbirliği ile düzenlenen Türk işaret dili kursuna katılmamla başladı. Sosyal duyarlılık adına başladığım kursun ilerleyen haftalarında bambaşka bir dünya ile tanıştım. İşitme engelli arkadaşlar edindim. Onların dünyasını daha iyi anlamaya başladım. Başta sağırlar olmak üzere tüm engelli bireylerin sorunlarına çok daha iyi tanık oldum. Böyle bir fırsat yakaladığım için kendimi şanslı hissediyorum.

Bu bağlamda halk eğitim merkezine sunmuş olduğu bu kurs için teşekkür ediyorum. Türk işaret dili eğitmeni İdris Kömür´e verdiği emeklerden ötürü ise müteşekkirim. Dersleri eğlenceli hale getiren, işitme engelli bireylerin de derslere katılımını sağlayan İdris Kömür´ün 26 yıllık öğretmenlik mesleğinin tüm tecrübelerini bizlere fazlasıyla aktardığını düşünüyorum.

Giderek önemi artan Türk işaret dili temel eğitiminin olması güzel bir fırsat. Türkiye´de yaklaşık 3,5 milyon işitme engelli birey var. Sayısı azımsanmayacak bu bireyleri anlayabilen insan sayısı ise çok az. Türk işaret dili resmi bir dil olmayı 2012 yılında resmen haketmiş. Ancak toplumun çok küçük bir kesimi tarafından bilinmekte. İşaret dilini kullanan büyük çoğunluk zaten anadilini kullanan işitme engelliler, geriye kalan bölümü ise ilgi duyduğu için öğrenmek isteyenler.  İngilizce eğitimine ilkokuldan başlayarak üniversiteye kadar devam eden ancak yine de gelişmiş bir ingilizce ile konuşamayan bir millet olduğumuz bir gerçek. Halbuki Türk işaret dili hem çok kolay hem de eğlencelidir. Ve ne yazık ki gelişime muhtaç bir dildir. Sağır toplumu anlamak isteyenler için özellikle halk eğitim merkezlerinde açılan kursların önemini yinelemek istiyorum. Türk işaret dili öğrenen ve geliştiren kişilerin iş imkanı için de iyi bir fırsatı olduğuna dikkat çekmekte fayda var. Bu da işaret dilini öğrenmek için bir sebep olabilir.

Burada bir parantez açmak istiyorum. Sivas´ta 2. Seviye Türk işaret dili eğitimi veren bir kuruluş bulunmuyor. Bu da dilin gelişimini önemli ölçüde etkiliyor. Eskiden mevcut olduğunu duyduğum 2. Seviye eğitimin ücretli olması sebebiyle şikayet edilerek kapatıldığı bilgisine ulaştım. Bu durum  beni hayli üzdü. Çünkü ücretli de olsa insanların elinden alınan bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Sivas´ta  hangi alanda olursa olsun ilerleme kaydedememiş olmamızın nedenlerinden biri de bu…var olanı kaybetmekte  gözümüzü kırpmıyoruz.

Şimdi biraz da engellilerin sorunlarına değinelim. Özellikle işitme engelli bireyler kendilerini anlayacak insanların olmasını istiyor. Yani Türk işaret dilinin öğrenilmesini ve yaygınlaşmasını talep ediyorlar. Özellikle iş bulma konusunda sıkıntı yaşayan sağırlar, engelli çalıştırılması zorunlu kurum ve kuruluşlarda daha çok bedensel engellilerin tercih edildiğini ve bu nedenle hayatlarını idame ettirmekte zorlandıklarını ifade ediyorlar. Hatta iş bulmak için gittikleri İşkur´da dahi kendilerini doğru düzgün anlayacak personelin olmamasından şikayetçiler… Taleplerini anlatamadıkları için sonuç da alamıyorlar.

İşitme engelli bir arkadaşım başından geçen bir olayı anlattı. İşaret dili bilen bir arkadaş topluluğu ile bir mekana gitmişler. Kendi aralarında yaptıkları konuşma garsonun dikkatini çekmiş. Tabi garson da işitme engelli arkadaşımızın dikkatini… Bir süre sonra grubun yanına gelen garson, neden işaret dili öğrenmediğine dair bir özleştiride bulunmuş. Garsonun kendi de dahil olmak üzere tüm topluma gösterdiği serzeniş ise engelli arkadaşımızı hayli duygulandırmış. Öyle ki bu arkadaş neredeyse garsonun boynuna sarılacakmış. Haksiz da değil…Nereye gitseler yanlarında kendilerini tercüme edecek biri olmasa anlaşılamıyorlar. Bir hastane, karakol, postane, en basitinden bir bakkaldan alışveriş yapmak dahi onlar için ne kadar zor hale geliyor…

Bedensel engelli bireylerin yaşadıkları sıkıntıları kendi ağızlarından dinlemek istedim. Deyim yerindeyse bir dokundum bin ah işittim. Engelli rampalarının yere olan yüksekliği mi dersiniz, rampalar önüne park edilen araçlar mı dersiniz… Görme engelli bireyler için de günlük yaşam koşulları eşit derecede zorluk barındırıyor. Görme engelli bireyler için kaldırımlar üzerine yapılan sarı şeritlerin direklere çıkması yaşanan sıkıntılar hakkında bir ipucu veriyordur sanırım. Bu örneklerin sayısını artırmak mümkün…

Aslında ister işitme engelli, ister bedensel engelli isterse görme engelli olsun hepsinin tek beklentisi diğer insanların kendilerini anlayabilmeleri ve empati yapabilmeleri… sosyal sorumluluk adına empati yapmalı ve bunun bir adım ötesine geçmek için hareket etmeliyiz. Aksi takdirde onları sadece şu anda içinde bulunduğumuz 10-16 mayıs engelliler haftasında hatırlar, 1 hafta sonrasında yeniden unuturuz. Özel günler dışında da onların varlığını unutmamak adına lütfen biraz kör, sağır, ortopedik özürlü olmayı deneyelim…

Anahtar Kelimeler: Sağır, mısınız
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Onlar gönüllü, ya siz? (13 Mayıs 2019 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7665
EURO
6.3586
booked.net
Nimete kavuşanların inkarından sakının.

Hz. Muhammed
Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59