Ramazan´a girerken
Tarih: 27.5.2017 11:40:25 / 445okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Resûl-i zîşân efendimizin ifadesiyle Ramazan´ın gölgesi üzerimizi kaplamış bulunuyor. Hepimiz için hayırlı ve mübarek olsun.
Ünlü düşünür Gazâlî şöyle der: “Hakiki kul, öncelikle Allah´ın dışındaki şeylere köle olmaktan kurtulan ve böylece tam olarak özgürleşen kişidir. Bu özgürlük gerçekleşince kalp başka bağlardan kurtulur ve oraya Allah´a kul olma iradesi yerleşir; bu sayede kalp Allah ile, Allah sevgisi ile bütünleşir; Allah´tan başka muradı olmaz.”
İşte kâmil dindarlık bu olsa gerek. Ama günlük hayatın koşuşturmaları bizi esir almakta ve kendi ruh dünyamızdan uzaklara atmaktadır. Maddi ve bedensel taleplerimiz yönünden kendimizle meşgul olurken ruhî ihtiyaçlarımız, dinî ve ahlâkî kemalimiz bakımından kendimizden uzaklaşıyoruz; ünlü Alman psikanalisti Erich From´un deyimiyle maddeye ve eşyaya boyun eğip kulluk ederek özümüze yabancılaşıyoruz.
Bir âyette “Allah´ı unutan, bu sebeple Allah´ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın” (Haşr 59/19) buyurulur. Modern çağın insanları çoğunlukla Allah´ı unuttukları, Allah yokmuş gibi yaşadıkları için bizzat kendilerini, kendi nihai iyilik ve kurtuluşlarını da “unutmuş” durumdalar. Son yıllarda dünyamızda yaşanan korkutucu gelişmeler göstermiştir ki insanoğlunun doymak bilmeyen tutkuları uğruna ürettiği zararlar, sonunda dönüp yine kendisini vurmaktadır.
İşte Ramazan´ın ve oruç ibadetinin bize sağladığı en büyük fırsatlardan biri, bu gafletimizin farkına vararak Allah´a yönelmek, ihmallerimizi telafi etmek; uzağına düştüğümüz gerçek benliğimize dönerek kendimizi, gönül dünyamızı, ahlâkımızı ve vicdanımızı ilâhî güzelliklerle zenginleştirmektir. “Gönüller ancak Allah´ı anmakla huzura ulaşır” (Ra‘d 13/28) meâlindeki âyetin anlatmak istediği de bu olmalıdır.
***
Oruç sadece bedensel bir perhiz değil, aynı zamanda kötü söz ve davranışlara karşı ahlâkî perhizdir. Bunu ifade eden bir hadislerinde Peygamber efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
“Oruç (kötülüklere karşı) kalkandır. Oruçlu olan kötü söz söylemesin, kavga etmesin, kabalık yapmasın. Şayet biri kendisine sataşır, kötü söz söylerse, ‘Ben oruçluyum´ demekle yetinsin.”
Dünyada varlık içinde doğan, varlık içinde yaşayan ve ölen pek çok insan vardır ve bunlar eğer oruç tutmuyorlarsa yokluğun, açlığın ne demek olduğunu, aç susuz insanların nasıl bir acı ve ıstırap çektiklerini belki de hiç hissedemeyecek, bu insanlık gerçeğini tecrübe edemeden bu dünyadan göçeceklerdir.
İşte oruç, bu tecrübeyi yaşatması istenen yüksek bir insanî ve ahlâkî erdemdir. Çünkü oruç, hayatının her yılının en az bir ayını kendi iradesiyle açlığa ve susuzluğa katlanarak yaşayan zenginlerle, belki bütün ömrünü ihtiyaçlar içinde geçiren yoksulları aynı duyguda buluşturmakta; varlıklıları yoksulların, çaresizlerin dünyasına taşımaktadır. Oruç tutan biri bu duyguları hissedemiyorsa –Peygamberimizin ifadesiyle- “onun aç ve susuz durmasına Allah´ın ihtiyacı yoktur.”
İki lokma katıksız ekmeğin bile ona muhtaç olanlar için ne kadar değerli olduğunu, varlıklı insanlara ancak oruç anlatabilmektedir.
Bir hadiste buyurulduğu gibi, “Bütün insanlar Allah´ın ailesidir ve onların Allah katında en sevilenleri de ailesine faydası dokunanlardır.” Buna göre, bir kimsenin oruç sayesinde insanların açlık ve susuzluğuna ortak olması ve Allah´ın verdiği nimeti O´nun kullarıyla paylaşması da nimeti veren Allah´a şükürdür, hatta hakiki şükür budur. Çünkü hakiki şükrün, nimetin cinsinden olacağı bildirilir. Nitekim Kitabımızda şöyle buyurulur:
“Allah´ın size verdiği kendi malından siz de onlara veriniz” (Nur 24/33).
“Allah´ın sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara ihsan et” (Kasas 28/77).

Anahtar Kelimeler: Ramazan, girerken
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Nimete kavuşanların inkarından sakının.

Hz. Muhammed