Zekai Özdemir


Prof.dr.Orhan SÖYLEMEZ’e

Prof.dr.Orhan SÖYLEMEZ’e



Perşembe günlerini severim. Bu günde perşembe yine. Aşktan ihtiyarlamış gönlüm Cuma’nın geleceğini hayal ederek, genç kalmaya çalışıyor. Bu duyguyu iliklerime kadar hissediyorum.Karanlık yavrusunu doğurmuş, gün aydınlanmıştı,  bunları düşünmeye başladığım, an.
Evren üzüntülerimize sağır, sevinçlerimize duyarsız. Böyle bir evrenin parçası olmak istemiyorum, hatta istemiyoruz. Tabii, üzüntülerimizi evrenin kendi yaparken sevinçlerimiz bizim eserimiz olunca evrenin bizi yadsıması çok normal.Evrenle kavgamız var sanki?Hepimiz evrenin kendisi değil miyiz? O halde bu kavga niçin? Biz evrene sevgi için geldik, sevgi içinde yaşamak için geldik ve sevgi içinde gitmek istiyoruz.
Güç kendinde olsa dahi kontrol sende değilse, güçsüzsün demektir. Asıl güç kontrolün sende olmasıdır. Birey olma veya bireyselleşmeye ancak, gücün kontrolü elinde bulunduran insanlar ulaşabilir. Dünya piyasasını yöneten güçler bu merhaleye ulaşmış güçlerdir. Bu güçlere sermayenin derin devleti veya piyasa aklının ulaşılamaz gücü denir ki bu ülkelere gelişmiş ülke denir. Azgelişmişlik ise, kontrolsüz güçlerin yoğunluk oranının fazla olduğu toplumların genel adıdır.Daha açık ifadeyle güçlerini kontrol edemeyen bireylerin oluşturduğu  toplumların genel adıdır, azgelişmişlik. Azgelişmiş toplumlarda da güçlerini kontrol etmeyi başaran birey ve birimler tabiki vardır. Bunlar toplumsal üçgenin tepe noktasında ki bir avuç insanlardır. O nedenle, bu toplumlarda kontrolsüz güçler çoğunlukta olup, üçgenin kalanı kadardır. Buradan bir sonuç daha çıkarmamız gerekirse, kontrollü güçler, hem kendi güçlerini hemde kendi güçlerini kontrol edemeyenleri kontrol etmeyi başardıkları için üçgenin tepe noktasını ele geçirirler.Aslında dünyada bir sermaye, bir döviz, bir istihdam, bir doğal kaynak savaşı yoktur. Dünyadaki savaş, kontrollü ve kontrolsüz güçler savaşıdır.Virüs günlerindeki kavgasının arkasında bu güç kavgasının olduğunu düşünüyorum. Haydi bir çocuk çizgi filminin sloganıyla bu konuyu kapatalım; “güç bende artık”.
Bu gün hayatımda ilk kez B12 vitamini içtim. Neden içtim? Dilim ve damağımda yanma ve ağrı vardı. Bir aydan fazla geçmedi. Doktorum vitamin yetersizliği olabilir dedi ve B12 al dedi. Bakalım ne olacak. 
Yatağıma uzandım. Artık odam karanlık olduğunu yazmama gerek var mı? Bence yok. Biliyorsunuz en yakın dostumun kim olduğunu. Uykum geldi geliyor. Bu cümleler bitince uykum tam gelmiş olur sanırım. Ha, bu arada bu gece rüyamda Sayın Devlet Bahçeli’yi gördüğümü yazmayı unutum. Şimdi aklıma geldi. Saat mi kaç? 23.05.Hepinize iyi geceler.
28/05/2020



YAZARLAR