Piyasa
Tarih: 3.5.2018 17:14:10 / 226okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Piyasa kelimesi dilimize İtalyanca´dan girmiş. MEB´in “Örnekleriyle Türkçe Sözlük” (2000) adlı lügatinde kelimeye şu karşılıklar veriliyor: 1. Satıcıların mal satmak için bir araya geldikleri yer, pazar. 2. Alış-veriş fiyatı. Geçerli fiyat, rayiç. 3. Bir yol üzerinde gidip-gelmek, gezinmek. Lügatte bu mânâya örnek olsun diye Orhan Veli´nin meşhur şiiri veriliyor:

Aldırma söz olur diye

Tak takıştır

Sür sürüştür

İnadına gel

Piyasa vakti

Muhallebiciye.

O devirde sevgililerin buluşma mahalleri “muhallebici”lerdi. Şimdi kalmadı. Hatta ben şimdi “su muhallebisi” nedir, yediniz mi hiç, diye sorsam çoğu okur haberdar olmadığını söyler. Bilhassa gençler.

“Bir yol üzerinde gidip-gelerek gezinmek” ne zaman moda olmuştur? Sanıyorum bu bize Tanzimat´tan sonra sayıları artan yabancı elçilik mensuplarının hatıra bıraktıkları bir alışkanlıktır.

Bu elçilikler bilhassa Boğaz´ın Rumeli yakasında kendi mimarî üslupları ile güzel binalar yaptılar, geniş araziler edindiler. İkindi üzeri elçilik mensupları atlı, arabalı veya yaya olarak kadın-erkek Büyükdere Caddesi´ne çıkar, bir aşağı, bir yukarı gezinirlermiş. Zamanla bizim elçilik mensuplarına yakın duran bürokratlarımız da bunlara karışmış. Bu gezintiler sırasında muaşaka mevzuu önde geliyormuş. Ki daha sonraları caddenin adı “Piyasa Caddesi” olmuştur, sanırım bugün hâlâ öyledir.

Kelimenin 4. mânâsı “Arz ve talebin karşılaştığı yer”. Şimdi bunu yukarıya aldığımız sahne ile birleştirin. Ortaya nasıl bir tablo çıkıyor göreceksiniz.

Eh, ne diyelim alan razı, satan razı. Yani bir yerde piyasa oluşmuş ise söylenecek fazla bir şey yok. Yok, çünkü kelime ile iktisadî mânâda pek çok şey ifade ediliyor.

Piyasa ekonomisi: Üretimin bir plana göre değil, isteğe göre yapıldığı (halkın isteği mi acaba?), fiyatların arz ve talebe göre tespit edildiği ekonomi. Eğer böyle bir ekonomik düzenden yana iseniz, bunu tatbik etmeye çalışıyorsanız, gereklerini yerine getirmek zorundasınız.

Piyasaya çıkmak: 1. Gezintiye çıkmak (yukarıda izah edilen mânası ile). 2. Satışa sunulmak, pazara gelmek (Kitap ve benzeri kültür ürünleri dahil).

Piyasaya düşmek: 1. Çok bulunur olmak. Bu sebeple değeri düşmek. 2. (Kadın için) Kötü yola düşmek (Bakın burada olumsuz bir mânâ barınıyor; tüm piyasa ekonomisinden yana olanlara duyurulur).

Piyasa müziği: Sanat değeri olmayan, sırf para kazanmak için yapılan müzik. Bakın “piyasa” kelimesi bir kalite eksikliğini, sıradanlığı, hatta işe yaramazlığı da barındırıyor.

Piyasaya sürmek: Bir malı satışa sunmak, piyasaya (pazara) çıkarmak.

Son yıllarda ülkemizde kültür ürünlerinin “popüler olan” (çok satılan demek herhâlde) çerçevesinde piyasayı belirlemesi üzerine “has edebiyat, has kültür” taraftarları homurdanmaya başladı. “Edebiyatımı Geri İstiyorum” adlı kitap bile yazıldı. Kültür ve edebiyatı “yüce” mânâsı ile benimseyenler bu ucuzlamanın, kalite düşüklüğünün, niceliğin egemen oluşunun karşısında karamsarlığa kapıldılar.

Bir yanda takıp takıştırıp, sürüp sürüştürüp piyasaya çıkmak var, bir yanda olup bitenlere uzaktan bakmak. Öyle ya ne diyordu tarifimiz: Piyasa ekonomisi arz ile talebe göre oluşur. Hem bunu kabul etmek hem de mızıkçılık çıkarmak yakışık almaz. Bir mücadele gerekiyorsa bu önce piyasa ekonomisine-kapitalizme karşı verilmelidir.

Aklımda kalan tek Farsça beyit ile kendi tercihimi açıklayayım:

Be derya der menafi bî-şumarest

Eger hâhı selâmet der kenarest.

Okyanusta çok fayda vardır. Ama asıl fayda kenarda durmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Piyasa
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.

Kanuni Sultan Süleyman