Paşam Uyanık Diye
Tarih: 27.5.2015 17:45:04 / 718okunma / 0yorum
Muzaffer Gücer

 

Eskilerin iyi tanıdığı rahmetli dedem Ekmekçi Gambal Osman’dan dinlemiştim. Olay Cumhuriyetten önce paşaların vali olduğu dönemde geçmektedir.

Bir zamanlar Kepçelide mal meydanı (hayvan pazarı)  vardı. Burada büyükbaş (mal) ve küçükbaş (davar) hayvan alınıp satılırdı. Kenarları kalın ağaç korkuluklarla çevrili tek giriş ve çıkışı olan bu yere şehirli köylü herkes gelip ihtiyacını karşılardı. Hatta burada cambaz denilen bazı kimseler ticari olarak hayvan alım satımı yapar ev geçindirirlerdi.

Mal meydanı kurban bayramı arefesinde ve sonbaharda gıymalık (kışlık kavurma) zamanı bir hayli kalabalık olurdu. İşte böyle bir günde, yaşlı bir köylü sabaha karşı buraya satmak için bir hayvan getirir. Hayvanı bağladığı ağacın dibine kendiside oturur. Yorgunluk, (şimdiki gibi vasıta yok köyünden yürüyerek ve hayvan sürerek Sivas’a gelir) uykusuzluk üstüne birde sabah güneşi vurunca bizim köylü uykuya dalar. Daha sonra meydan kalabalıklaşıp insan ve hayvan sesleri çoğalınca uyanır. Bir de ne görsün satmaya getirdiği hayvanı yok. Acaba bağdan mı boşandı diye sağa sola koşar ama boşuna, hayvanı bulamaz. Sora sora karakolu bulur, derdini anlatır, karakoldaki yetkili “baba niye uyudun, uyumasan hayvanın çalınmazdı, ama bakalım inşallah buluruz.” der geçiştirirler. Biraz bekler bakar ki bir hareket yok, o zaman Seray’a (yani Hükümet Konağına) gelir, zar zor Vali Paşanın huzuruna çıkar. Vali köylüyü dinledikten sonra “niye uyudun”  der demez, köylü “Paşam uyanıktır diye ben uyudum” der. Paşa bu söz üzerine jandarma kumandanını çağırır, bu amcanın hayvanını bulamazsanız gözüme görünmeyin diye kesin emir verir. Vatandaşa bir sandalye verirler, kapının önünde oturur. Saatler sonra hayvan bulunur, paşaya haber verilir, vatandaşı içeri alırlar. Vali Paşa “hayvanın bulundu git aşağıdan teslim al, amma bir dahaki  sefere uyuma” der. Vatandaş, bazı şehirlilerin bu gibilere dediği gibi “çarıklı erkanı harp” yani çarıklı kurmay subaydır. Vali Paşaya  cevaben “ Paşam uyanık olduğu için ben yine uyurum” der huzurdan ayrılır.

Acaba bu olaydan ders alanlar olur mu bilmem, siz ne dersiniz. Sağlık ve Mutluluklar dilerim. Gurbette hasret çeken bir Sivas’lı.  

Anahtar Kelimeler: Paşam, Uyanık, Diye
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KELEKLİK ETME ULAN! (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
RÜŞTÜ EMMİNİN VERDİĞİ DERS (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM (21 Nisan 2017 - Cuma)
ODUN PAZARI (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
GARİPLER MEZARI (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Yün Çıbığı ( çubuğu) (10 Eylül 2015 - Perşembe)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE) (05 Mayıs 2015 - Salı)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Tel Helvası (18 Kasım 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İlim, kendini bilmektir.

Yunus Emre